Üniversite Mezunlarında İstihdam Krizi ve Mesleki Eğitim Sorunu
Türkiye'de üniversite mezunu sayısının hızla artmasına rağmen kayıtlı istihdam oranlarının düşmesi, ciddi bir işsizlik sorununa yol açıyor. Mesleki eğitimin ihmal edilmesiyle sanayide usta açığı yaşanırken, yükseköğretim mezunlarının işsizlik oranları genel ortalamayı aşmış durumda.

Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasının ardından gelen "herkese üniversite" yaklaşımı, eğitim sisteminde ciddi sorunları beraberinde getirdi. 2025-2026 eğitim döneminde 208 yükseköğretim kurumunda 6,3 milyondan fazla öğrenci eğitim görmekte ve her yıl yaklaşık bir milyon yeni mezun iş gücü piyasasına katılmaktadır.
TÜİK verilerine göre, lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı 2025 yılında yüzde 73,9'a gerilemiştir. Üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranının genel işsizlik rakamlarını geçmesi dikkat çekerken; şantiyelerde, sanayide ve tamirhanelerde ciddi bir usta eksikliği yaşanmaktadır. "Herkes üniversite okumalı" anlayışının mesleki eğitimi geri plana ittiği belirtilirken, nitelikli bir kaynakçının en az iki mühendisin aldığı maaşı kazandığı vurgulanmaktadır.
İlgili haber: Barclays'ten Merkez Bankası'nın Kur Politikasına İlişkin Uyarı
Eğitimdeki bu durumun sosyal etkileri de görülmektedir; üniversite mezunu sayısındaki artışla birlikte doğurganlık hızının düştüğü, 2025 yılı itibarıyla ilk evlenme yaşının erkeklerde 28,5, kadınlarda ise 26,0 olduğu kaydedilmiştir. Bu süreçten bazı müteahhitlerin kâr sağladığı ifade edilmektedir.
İlgili haber: Bakan Şimşek'ten Enflasyon Artışına 'Savaş' Açıklaması
Medyanın ise halkın bu gerçek sorunları yerine reyting ve menfaat odaklı içeriklere, ünlülerin tartışmalarına ve skandallara ağırlık verdiği savunulmaktadır. Bu durumun, sanayideki çıraksız atölyelerin ve şantiyelerin görünmez kalmasına neden olduğu belirtilmektedir.











Yorum Yap