Vali Yavuz İnönü Üniversitesinde Güvenlik ve Afet Yönetimini Anlattı
İnönü Üniversitesi'nde düzenlenen 'Güvenlik ve Terör Akademisi' programının açılış konferansı Malatya Valisi Seddar Yavuz'un katılımıyla gerçekleştirildi. Program kapsamında Vali Yavuz, afet yönetimi, güvenlik politikaları ve kriz dönemlerinde iletişimin önemi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

İnönü Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Topluluğu tarafından organize edilen "Güvenlik ve Terör Akademisi" programının açılış konferansı, Malatya Valisi Seddar Yavuz'un katılımıyla yapıldı. Etkinlikte Vali Yavuz'un yanı sıra İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Osman Ağır, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Tuncel, Teknokent Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz ile çok sayıda akademisyen, öğrenci ve topluluk üyesi yer aldı.
Ortadoğu Araştırmaları Topluluğu Başkanı Muhammed Sait Kurhan, Güvenlik ve Terör Akademisi projesinin Türkiye'de bir ilk olduğunu vurgulayarak, akademinin temel amacının gençlerin güvenlik meselelerindeki farkındalıklarını artırmak ve küresel ile ulusal gündeme yönelik politika geliştirebilen bireyler yetiştirmek olduğunu belirtti.
İlgili haber: Yeşilyurt Belediye Meclisi Kasım Ayı Toplantısında 28 Madde Karara Bağlandı
Topluluk Danışmanı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Osman Ağır ise üniversitelerin toplumsal sorumluluklarına değinerek, kamu yöneticilerinin saha tecrübelerinin akademik bilgiyle harmanlanmasının önemine dikkat çekti. Üniversitelerin sadece eğitim merkezleri olmadığını ifade eden Ağır; öğrencilerin liderlik, iletişim, organizasyon ve kriz yönetimi becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini, saha tecrübesi ile akademik birikimin buluşmasının mevcut krizlerin çözümüne ve daha sağlıklı politikaların üretilmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Açılış konuşmalarının ardından öğrencilere hitap eden Malatya Valisi Seddar Yavuz; afet öncesi hazırlıklardan afet sonrası kamu düzeninin tesisine, güvenlik stratejilerinden Malatya'nın yeniden imar çalışmalarına kadar pek çok konuyu ele aldı. Afet yönetiminde önleyici tedbirlerin kritik olduğunu belirten Yavuz, risklerin önceden belirlenmesi ve planlama yapılması gerektiğini vurguladı. Şehirlerin mühendislik ve mimari kurallara uygun inşa edilmesinin can ve mal kayıplarını azaltacağını ifade eden Yavuz, risk azaltma çalışmalarını şu sözlerle anlattı: "Afet dediğimiz zaman toplum için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı durduran veya kesintiye uğratan olayları anlıyoruz. Afet yönetiminde risk yönetimi dediğimiz zaman herhangi bir olay meydana gelmeden önce tedbir almayı kastediyoruz. Şehirlerde mimari ve mühendislik kurallarına uygun yapılar inşa edersek deprem ya da herhangi bir afet meydana geldiğinde kayıplarımızı ve maliyetlerimizi azaltmış oluruz. Afet öncesinde bir lira harcarsak afet döneminde 15 lira tasarruf edebiliriz."
Malatya'nın deprem başta olmak üzere çeşitli afet riskleri taşıdığını belirten Vali Yavuz, kentin afetlere karşı dirençli hale getirilmesinin öncelikli hedef olduğunu söyledi. Dirençli kent kavramının sadece sağlam binalardan ibaret olmadığını; altyapının, kamu kurumlarının ve toplumun genelinin hazırlıklı olması gerektiğini dile getirdi. Afet anında kurumlar arası koordinasyonun belirleyici olduğunu kaydeden Yavuz, mülki idare amirlerinin kriz anlarında kamu ve özel sektör imkanlarını toplum yararına kullanma sorumluluğuna değindi.
Afetlerin fiziksel yıkımın yanı sıra psikolojik ve sosyolojik etkileri olduğunu belirten Vali Yavuz, kriz dönemlerinde kamu kurumlarına olan güvenin korunmasının önemini vurguladı. Dezenformasyonun toplumsal güveni sarsabileceğini ifade eden Yavuz, kamu yöneticilerinin vatandaşlarla sürekli iletişimde olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Afetin psikolojik ve sosyolojik tarafını yönetemezseniz afeti yönetemezsiniz ve toplumu ayağa kaldırmada ciddi sorunlar yaşarsınız. Afetlerin en önemli etkilerinden biri geleceğe dair umutları karartmasıdır. Böyle zamanlarda dezenformasyon faaliyetleri de devreye girer. Kamu kurumlarının itibarları aşağı çekilirken insanların güveni zedelenebilir. Bu nedenle özellikle valilerin ve kaymakamların iletişimi sürekli hâle getirmesi, yaptıkları çalışmaları topluma açıklaması ve güven vermesi gerekir. Bir afet veya kriz meydana geldiğinde ilin birinci yöneticisi en geç bir saat içerisinde kamuoyuna açıklama yapmalıdır."
İlgili haber: Bahçelievler'deki Binaların Yüzde 52'si 2000 Yılı Öncesine Ait
Afet sonrası süreçte can ve mal güvenliğinin sağlanmasında emniyet ve jandarma teşkilatlarının rolüne değinen Yavuz; arama kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra hırsızlık, yağma ve gasp olaylarının engellenmesi, trafik akışının sağlanması ve yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasının afet yönetiminin temel unsurları olduğunu belirtti. Ayrıca afet anında oluşabilecek trafik yoğunluğunun müdahale ekiplerini aksatabileceğine dikkat çekerek vatandaşların afet hazırlık eğitimlerinin önemine değindi.











Yorum Yap