İslam Ahlakında Güvenilir Olmanın Önemi
Müslümanlığın sadece dilde kalan bir mensubiyet değil, hayatın bütününe yansıyan bir ahlak olduğu vurgulanıyor. Gerçek imanın; dürüstlük, emanete sahip çıkma ve adalet gibi erdemlerle tezahür etmesi gerektiği anlatılıyor.

İnsanın kendisine şu soruları sorması gerekir: Ben güvenilir bir insan mıyım? Söylediğim sözlere itimat ediliyor mu? Bir kişi derdini paylaştığında, sırrını saklayacağımdan emin olabilir mi? Kendi menfaatim söz konusu olsa dahi, bana bırakılan bir hakkı koruyabilir miyim? Öfke anında adaletten sapar mıyım veya güç sahibi olduğumda merhametimi yitirir miyim? Müslümanlığın yaşamdaki gerçek yansımaları tam da bu noktada başlar.
Çünkü Müslümanlık, yalnızca dil ile beyan edilen bir aidiyet değildir. İman kalbe yerleştikçe ahlaka, ahlak ise hayatın tamamına yayılır. İbadetlerin kişiyi yaratıcısına yaklaştırması, bu yakınlığın insan ilişkilerine nezaket ve güzellik olarak yansımasını gerektirir. Allah'ın huzurunda secdeye varan bir baş, insanlara karşı kibirlenmemeli; Rabbine kulluk eden bir gönül, insanların haklarına karşı duyarsız kalmamalıdır.
İlgili haber: Beylikdüzü'nde Dehşet: Taksici Çarptığı Yayayı Ağır Yaralayıp Kaçtı
Mümin, yalnızca Allah'a karşı olan sorumluluklarını değil, insanlara karşı olan mesuliyetlerini de kavramalıdır. Zülluk; sadece namaz kılmak değil, aynı zamanda bir yetimin başını okşamak, mazlumun hakkını gözetmek, emaneti korumak, muhtaca incitmeden yardım etmek ve haksızlığa uğrasa dahi haksızlık yapmamayı başarmaktır.
Asıl imtihan, insanın kimsenin görmediği anlarda doğru kalabilmesidir. Başkalarının yanındayken iyi davranmak kolaydır; ancak gerçek sınav, gizli kaldığı düşünülen bir emanete sahip çıkmak, karşılığında hiçbir çıkar gözetmeden iyilik yapmak, kendi aleyhine olsa bile hakikati söylemek ve nefsi istemese dahi adaletten ayrılmamaktır. Unutulmamalıdır ki insanlardan gizlenen her şey Allah tarafından bilinmektedir.
İlgili haber: Eşinin 'Yapamazsın' Sözüne İnat 20 Yıldır Baston Üretiyor
Bir kişi için "güvenilir" ifadesinin kullanılması, o şahsiyet hakkında verilmiş en büyük referanstır. Güvenilir insan; yanında olmayan kişinin hakkını savunan, başkasının zaafını bir fırsat olarak görmeyen, insanların kusurlarını ortaya çıkarmaktan haz almayan ve imkanı olduğu halde yardım isteyeni geri çevirmeyendir. En önemlisi ise, kendisine yapılan bir haksızlığı, başkasına haksızlık yapmak için bir mazeret olarak kullanmayandır.











Yorum Yap