Akbank, Sürdürülebilir Finansman Hedefini 2,5 Trilyon TL'ye Yükseltti
Akbank, Türkiye'nin yeşil ve dijital dönüşüm sürecini desteklemek amacıyla 2030 yılı sürdürülebilir finansman hedefini 2,5 trilyon TL'ye çıkardı. Banka, 2026 yılında Antalya'da düzenlenecek COP31 konferansı kapsamında sanayinin dönüşümü, tedarik zincirleri, iklimlendirme ve mavi finansman alanlarına odaklanacak.

Türkiye'nin yeşil, sosyal ve dijital dönüşüm gereksinimlerini sürdürülebilir finansman stratejisinin merkezine konumlandıran Akbank, 2030 yılı için belirlediği finansman hedefini 2,5 trilyon TL'ye yükseltti. Banka, sağladığı bu kaynağı ölçülebilir etkiler ve somut yatırımlar şeklinde ekonomiye kazandırmayı amaçlıyor. Bu strateji doğrultusunda, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek olan BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde önceliklerini belirleyen kurum; sanayinin yeşil dönüşümü, sürdürülebilir tedarik zincirleri, elektrifikasyon ile sürdürülebilir iklimlendirme ve mavi finansman olmak üzere dört temel alana yoğunlaşacak.
Finans sektörünün iklim hedeflerinin hayata geçirilmesindeki kritik rolüne değinen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "2030 yılı için belirlediğimiz 800 milyar TL sürdürülebilir finansman hedefimizi, 2026’nın üçüncü çeyreği itibarıyla 905 milyar TL’ye ulaşarak aştık. Türkiye’nin dönüşüm ihtiyacını ve önümüzdeki dönemin yatırım gereksinimlerini dikkate alarak, 2030 sürdürülebilir finansman hedefimizi 2,5 trilyon TL’ye yükseltiyoruz. Bizim için sürdürülebilir finansmanda önemli olan, finansmanın büyüklüğünün yanı sıra reel ekonomide oluşturduğu somut etkidir. Bu anlayışla, yeni yeşil kredi kullandırımlarımızın yüzde 50’sini sanayinin yeşil dönüşümüne yönlendirmeyi amaçlıyoruz. Sanayimizin enerji verimliliğini artıran, emisyonlarını azaltan ve uluslararası rekabet gücünü destekleyen yatırımların finansmanına öncelik veriyoruz" ifadelerini kullandı.
İlgili haber: Başbakan Üstel: KKTC İçin 2027 Yılında 30 Milyar TL'lik Yeni Kaynak Öngörülüyor
COP31 sürecindeki odak noktalarını açıklayan Gür, "Sanayinin yeşil dönüşümü’, ‘sürdürülebilir tedarik zincirleri’, ‘elektrifikasyon ile sürdürülebilir iklimlendirme’ ve ‘mavi finansman’. Bu alanların her biri, Türk ekonomisinin farklı dönüşüm ihtiyaçlarına karşılık geliyor. Dönüşüm yatırımlarının hayata geçmesi için finansman sağlamak kadar işletmelerin ihtiyaçlarını anlamak, doğru teknolojilere yönelmelerine yardımcı olmak ve teknik uzmanlığı iş birlikleriyle bir araya getirmek de gerekiyor. Akbank olarak biz de müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyor, tüm paydaşlarımızla iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasını, iklim gündemini ülkemizin üretim gücü, teknoloji kapasitesi ve finansman imkânlarıyla buluşturmak açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Sürdürülebilirliği, büyük hedefler belirlemek kadar bu hedeflerin ekonomide, iş hayatında ve günlük yaşamda somut karşılık bulmasıyla anlamlı buluyoruz. Banka olarak finansmandan üretime, teknolojiden eğitime uzanan çalışmalarımızla Türkiye’nin dönüşümüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.
COP31 kapsamında kamu kurumları, uluslararası finans kuruluşları, teknoloji sağlayıcıları, KOBİ'ler ve sanayi şirketlerini bir araya getirmeyi hedefleyen Akbank, mevcut programlarını kalıcı finansman modellerine dönüştürmeyi planlıyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin karbon düzenlemeleri ve yükselen enerji maliyetleri nedeniyle sanayi şirketlerinin üretim modellerini değiştirmesi zorunlu hale gelmiş durumda. Türkiye'nin net sıfır hedefine ulaşması için sadece gübre, alüminyum, çimento ve çelik sektörlerinde 70 milyar doları aşan bir yatırım ihtiyacı olduğu öngörülüyor.
Bu kapsamda standart kredi paketleri yerine teknik ihtiyaçlara yönelik modeller geliştiren banka, 2025 yılında devreye aldığı 'Yeşil Dönüşüm Skoru' ile şirketlerin kapasitelerini değerlendiriyor. Yönetim Kurulu karar mekanizmalarına da entegre edilen ve bugüne kadar 500'den fazla şirketin analiz edildiği bu sistem, bankanın 2050 yılına kadar net sıfır emisyonlu olma hedefini destekliyor.
İlgili haber: Bakan Bolat'tan İran ile Ticari İlişkiler ve Bölgesel İstikrar Vurgusu
Banka ayrıca, büyük şirketlerin iklim hedeflerine ulaşabilmesi için tedarik zincirlerinin de dönüşmesi gerektiğini vurguluyor. Ham maddeden lojistiğe kadar tüm ağın karbon ayak izini etkilediği bilinciyle, teknoloji ve finansmana erişimi kısıtlı olan tedarikçileri desteklemeyi amaçlayan kurum, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile risk paylaşımlı bir program yürüterek tedarikçi şirketlere finansman sağlıyor.











Yorum Yap