Son Dakika

02.11Datça (Muğla)'da 5.1 büyüklüğünde deprem04.10Sumbas (Osmaniye)'de 5.2 büyüklüğünde deprem24.09Karaköprü (Şanlıurfa)'da 5.4 büyüklüğünde deprem23.09Yeniden Refah’ın Fedakâr Neferi Ahmet Sivritepe’den Örnek Seferberlik: Hasta Yatağında Kargocuyu, Trafikte Sürücüyü Üye Yaptı!21.09Saimbeyli (Adana)'da 5.0 büyüklüğünde deprem09:46Fon Skandalı Türkiye Sigorta'yı Vurdu: Milyarlarca Liralık Zarar Açıklandı09:46JD Vance'den Cumhuriyetçi Yenilgiye Dair İtiraf: 'Gerçek Neden Savaş'09:40Ordu’da okul bahçesinde kitap okuma etkinliği09:36İki şehir, tek robot: Balıkesir’de uzaktan kanser ameliyatı09:34Başkan Nihat Doğan’dan Romanya çıkarması: "Yurtbaşı’na hizmet için sınır tanımıyoruz"09:34Hatay'da Sağanak ve Hortum Felaketi: Dere Taştı, Araçlar Sürüklendi09:34Sinop Ormanlarında Sonbahar Renkleri Görülmeye Değer09:34Çocukluk Hayalini Gerçekleştirdi: Klasik Otomobil Tutkusu 1977 Model Pontiac ile Taçlandı09:34Bursaspor'da Antalyaspor Maçı Hazırlıkları Tüm Hızıyla Devam Ediyor08:44Şile Belediyesi'ndeki Yolsuzluk Davasında Eski Başkan Kabadayı'dan Savunma
Sağlık

11 yıl diyaliz tedavisi gördü, ikinci kez kadavradan böbrek nakliyle hayata tutundu

Genel Yayın Yönetmeni5 Kasım 2026 09:16Ajans: IHA ABONE HABER0 görüntülenme6 dk okuma

Diyarbakır’da Hanifi Caner, 11 yıl süren diyaliz tedavisinin ardından ikinci kez kadavradan böbrek nakli olarak yeniden hayata tutundu. 2012 yılında Dicle Üniversitesinde kadavradan böbrek nakli olan 39 yaşındaki 4 çocuk babası Hanifi Caner, nakledilen böbreğin üç yıl sonra vücudu tarafından reddedilmesi üzerine yeniden diyaliz tedavisine başladı. Yaklaşık 11 yıl boyunca diyalize girerek organ bekleyen Caner, 2026 yılında Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen

11 yıl diyaliz tedavisi gördü, ikinci kez kadavradan böbrek nakliyle hayata tutundu

Diyarbakır’da Hanifi Caner, 11 yıl süren diyaliz tedavisinin ardından ikinci kez kadavradan böbrek nakli olarak yeniden hayata tutundu. 2012 yılında Dicle Üniversitesinde kadavradan böbrek nakli olan 39 yaşındaki 4 çocuk babası Hanifi Caner, nakledilen böbreğin üç yıl sonra vücudu tarafından reddedilmesi üzerine yeniden diyaliz tedavisine başladı. Yaklaşık 11 yıl boyunca diyalize girerek organ bekleyen Caner, 2026 yılında Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen ikinci kez kadavradan böbrek nakliyle yeniden sağlığına kavuştu. ’’Son iki haftada kadavradan üç böbrek nakli yapıldı’’ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Cerrahi Sorumlusu Dr. Nurettin Ay, son iki hafta içerisinde kadavradan üç böbrek nakli gerçekleştirdiklerini aktardı. Ay, "Bu, bizim için son derece sevindirici bir gelişme. 3 hastamız diyalizden kurtuldu. Bu hastalarımızdan biri 8 yaşında bir çocuk. Diğer iki hastamız ise yaklaşık 10 yıldan daha uzun süredir diyaliz tedavisi gören ve organ bekleyen hastalarımızdı. 3 hastamızın da şu anki durumları gayet iyi. Buradan vermek istediğimiz mesaj şu; beyin ölümü gerçekleşen hastaların yakınlarından yoğun bakım şartlarında anestezi uzmanı ve hastane koordinatörü tarafından organ bağışı konusunda görüşme talep edildiğinde, vatandaşlarımızdan ricamız, beyin ölümü gerçekleşmiş yakınlarının organlarını bağışlamalarıdır. Çünkü biliyorsunuz, beyin ölümü gerçek ölümdür, tıbben de ölüm olarak kabul edilmektedir. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra organlar yalnızca belirli bir süre kullanılabilir durumda kalmaktadır. Bu sürenin ardından organlar da hayati faaliyetlerini kaybetmekte, hücresel düzeyde işlevlerini yitirmektedir. Bu nedenle söz konusu geçici süre içerisinde organlar bağışlanırsa organ temini havuzunda bekleyen hastalarımız organlarına kavuşabilecek ve hayatlarına devam edebileceklerdir. Kaybettiğimiz hastalarımızın organları, bağışlanmadıkları takdirde bir şekilde yine toprağa gömülecek ve zaman içerisinde toprakta yapısını kaybedecektir. Ancak bu organlar, başka bir insanın hayatına ve yaşamına devam etmesine vesile olabilir. Bu şansı diğer hastalarımıza da vermemiz gerektiğini düşünüyorum" dedi. ’’Organ nakli, bir insanın başka bir insana bırakabileceği en değerli miraslardan biridir’’ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı İdris Oruç, nakilin yalnızca ameliyat sürecinden ibaret olmadığını ifade ederek şunları söyledi: ’’Ameliyat sonrasında da hastanın uygun bir şekilde düzenli aralıklarla nefroloji ve organ nakli polikliniğine gelmesi büyük önem taşımaktadır. Hastalarımızın ilaçlarını düzenli kullanmaları da son derece önemlidir. Çünkü ilaçlar düzenli aralıklarla alınmadığında organ reddi gelişebilmektedir. İlaçların gereğinden fazla alınması durumunda ise toksisite riski ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda hastaların böbrek değerlerinde yükselme görülebilmektedir. Dolayısıyla ilaçların düzenli ve uygun dozda kullanılması büyük önem taşımaktadır. Hastamıza ilk nakil 14 yıl önce kadavradan gerçekleştirilmişti. Bu nakil üç yıl sürdü. Sonrasında 11 yıl boyunca yeniden diyaliz tedavisi gördü. Bu, hastamızın ikinci kadavra nakli oldu. Yani hastamıza ikinci kez kadavradan böbrek nakli gerçekleştirildi. Hastalarımızın bu konuda çekinmemeleri gerekiyor. Organ nakli Koordinatörlüğüne başvurmaları gerekiyor. Daha önce nakil olmuş olsalar bile yeniden başvurabilirler. İkinci nakilleri de rahatlıkla gerçekleştirilebilir. Organ nakli, bir insanın başka bir insana bırakabileceği en değerli miraslardan biridir." ’’Organlar toprak olacağına bir cana vesile olsun’’ Hanifi Caner ise ilk naklinin 2012 yılında yapıldığını aktardı. Caner, "3 yıllık süreçte sürekli rejeksiyon, yani vücudun böbreği reddetmesi durumu yaşandı. Vücudum böbreği kabul etmedi. Daha sonra 2015 yılında tekrar diyalize girmeye başladım. Ardından 2026 yılında Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yeniden böbrek nakli oldum. Şu an Allah’a çok şükür durumum gayet iyi. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah. Buradan bütün hasta yakınlarına ve beyin ölümü gerçekleşen hastaların ailelerine seslenmek istiyorum. Organlar toprak olacağına bir fidana, bir cana vesile olsun. Bunu hem kendi adıma hem de bütün hastalar adına söylüyorum. Korkmayın, bu konuda herhangi bir sıkıntı yok. Organ bağışında bulunabilirsiniz. İster kadavradan, ister canlıdan organ nakli yapılabilir. Hastanede kalacağınız süre en fazla 3-4 gün ya da bir hafta olabilir. Çok şükür, bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşanmıyor. Hocalarımızdan da Allah razı olsun. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Çok memnunuz, hepsine ayrıca teşekkür ediyorum. Beyin ölümü gerçekleşen hastaların aileleri organ bağışında bulunsa, bağışlanan organlar sayesinde örneğin on hastaya hayat verilebilir. Benim de çocuklarım, ailem var, başka ailelerin de çocukları var. Çocuklar yetim kalmasın. Organ bağışı yapan aileler de büyük bir hayra vesile olmuş olur. Biz hastalar içinse bu yeni bir hayata kavuşmak demektir. Diyalize girerken su içemiyor, yemek yiyemiyorduk. Ama şu an Allah’a çok şükür" diye konuştu.

Kaynak: IHA ABONE HABER

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

İki şehir, tek robot: Balıkesir’de uzaktan kanser ameliyatı
Sağlık4 dk okuma

İki şehir, tek robot: Balıkesir’de uzaktan kanser ameliyatı

Dünya çapında hızla gelişen robot teknolojisi, yapay zeka gibi faktörler sağlık sektörünü de derinden etkiliyor. Balıkesir Üniversite Hastanesi’ne başvuran bir hastanın böbreğinde tespit edilen kanserli doku İstanbul’dan müdahale edilerek eş zamanlı olarak ameliyat edildi. İnternet bağlantısı ve alt yapı kontrolleri defalarca kontrol edilen ameliyat öncesinde robotik cerrahi cihazı da çok kez testten geçirildi. İstanbul’da robot üzerinde ameliyata başlayan ekibin işi bittiğinde eş zamanlı olarak

Genel Yayın Yönetmeni
05 Kasım 2026 09:36
SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde 19 yaşındaki hasta diyalize gerek kalmadan sağlığına kavuştu
Sağlık2 dk okuma

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde 19 yaşındaki hasta diyalize gerek kalmadan sağlığına kavuştu

Kahramanmaraşlı 19 yaşındaki B. F., böbrek fonksiyonlarında ciddi bozulma nedeniyle başvurduğu dış merkezde, diyaliz tedavisine ihtiyaç duyabileceği değerlendirilerek yoğun bakımda tedavi altına alındı. Daha sonra SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran genç hastanın, burada yapılan nefrolojik değerlendirme ve uygulanan medikal tedavi sonucunda böbrek fonksiyonları normale döndü ve hasta sağlığına kavuştu. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı’ndan

Genel Yayın Yönetmeni
05 Kasım 2026 09:35
Grip ve Nezle Sonrası Kulak Ağrısı Beyin Apsesi ve Menenjit Riski Taşıyor
Sağlık3 dk okuma

Grip ve Nezle Sonrası Kulak Ağrısı Beyin Apsesi ve Menenjit Riski Taşıyor

Üst solunum yolu enfeksiyonları, özellikle çocuklarda orta kulak iltihabına yol açarak ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Tedavi edilmeyen enfeksiyonların nadir de olsa menenjit ve beyin apsesi gibi hayati riskler taşıdığı vurgulanıyor.

Genel Yayın Yönetmeni
05 Kasım 2026 09:34
Kontrolsüz Diyabet Ağrı Hissini Yok Etti: Midesi Delinen Hasta Şiddetli Ağrı Yaşamadı
Sağlık3 dk okuma

Kontrolsüz Diyabet Ağrı Hissini Yok Etti: Midesi Delinen Hasta Şiddetli Ağrı Yaşamadı

70 yaşındaki Müşerref Gençcan, mide bulantısı ve yüksek şeker şikayetleriyle başvurduğu hastanede midesinin delindiğini öğrendi. Uzun süreli kontrolsüz diyabetin yol açtığı sinir hasarı nedeniyle şiddetli ağrı hissetmeyen hasta, acil ameliyatla sağlığına kavuştu.

Genel Yayın Yönetmeni
05 Kasım 2026 09:34

Bunlari da Okuyun