Şile Belediyesi'ndeki Yolsuzluk Davasında Eski Başkan Kabadayı'dan Savunma
Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarıyla açılan davada 7. duruşma gerçekleştirildi. 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Kabadayı, savunmasında yerel yönetim tecrübesinin olmadığını ve çeşitli maddi taleplerle karşılaştığını iddia etti.

Şile Belediyesi'ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın yargılandığı davanın 7. duruşması yapıldı. Kabadayı hakkında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" gibi suçlamalarla 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma sürecinde, 10 Temmuz 2025'te Özgür Kabadayı ve bazı şüpheliler gözaltına alınarak tutuklanmıştı. HTS kayıtları ve MASAK raporlarının incelendiği süreçte, 23 Aralık'ta düzenlenen operasyonla 22 şüpheliden 15'i tutuklanırken, 26 Haziran 2026'da üçüncü dalga operasyon gerçekleştirildi. İddianamede Kabadayı'nın örgüt lideri olduğu öne sürülerek; "icbar suretiyle irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "dolandırıcılık" ve "rüşvet almak" suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması istendi.
İlgili haber: Erzurum’un sağlık hizmeti eksiklikleri Bakan Memişoğlu’n aktarıldı
Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma, yoğun ilgi nedeniyle konferans salonuna alındı. Duruşmaya tutuklu sanık Özgür Kabadayı, Berkant Acil ve diğer 11 sanıkla birlikte tutuksuz sanıklar, avukatlar ve yakınları katıldı.
Savunmasında yerel yönetimlerin işleyişi konusunda deneyimsiz olduğunu belirten Özgür Kabadayı, "Ben yıllardır Şile’de ailemle birlikte esnaflık yapmaktayım ve geçimimi bu şekilde sağlamaktayım. İlçemde tanınan, sevilen bir esnaf olarak yaşadım. Siyasete girmeden önce yerel yönetimlerin işleyişi hakkında herhangi bir tecrübem yoktu. Belediye başkanlığı başvurusunda bulunmadan önce, özellikle Şile’de yaşayan vatandaşlarımın istekleri doğrultusunda aday oldum. 5 aday adayı arasında yapılan anketler sonucunda ismimin ön plana çıktığı söylendi. Bunun üzerine CHP yöneticileri ve Ekrem İmamoğlu tarafından aday olacağım söylendi. Seçim kampanyası ya da belediye tecrübem olmadığını zaten ifade etmiştim, kendileri de biliyorlardı. Buna rağmen aday oldum ve beklenmedik şekilde seçimi kazandık. Göreve başladığımda belediye yönetimini nasıl yürüteceğim konusunda ciddi endişelerim vardı. Ekrem İmamoğlu ile görüşmelerimde destek verileceği ifade edildi" şeklinde konuştu.
Parti içi toplantılar ve maddi taleplerle ilgili iddialarına değinen Kabadayı, "Seçimden yaklaşık bir veya iki ay sonra İstanbul’da bir otelde CHP’li 26 belediye başkanının katıldığı bir toplantı yapıldı. Toplantıya Ekrem İmamoğlu ve o zamanın CHP İl Başkanı Özgür Çelik çağırdı. Toplantı öncesinde telefonlarımız özel kalemlere verildi ve benim telefonumu da o zamanki yanımda bulunan özel kalem Oğuz Kaçmaz aldı ve toplantıya başladık. Toplantının konusu partinin kazandığı belediye sayısı, il örgütlerinin masrafları, önümüzdeki kongre, kurultay ya da cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili bütçe konuşuldu. Toplantıda Hasan Tozkoparan yanıma geldi. Şile’de kendisine yakın kişilere ait yapıların iskanıyla ilgili bir menfaat karşılığında partiye istenen tutardan mahsup yapılacağını söyledikten sonra ben toplantıdan çıktım. Çünkü artık taleplerden bunaldım. Artık toplantılara katılmamaya başladım" dedi.
Siyasi adaylık süreci ve sonrasındaki baskılara dair konuşan Kabadayı, "Şile’de bir otelde İBB meclis üyesi kampı yapıldı. Bu kampın parası Hasan Tozkoparan tarafından benden istendi. Bunu da bana ileten Oğuz Kaçmaz. Ben de Özgür Çelik’i aradım ve bu konuya itiraz ettim. Ve orada şöyle bir konuşma oldu: Adaylık döneminde normal şartlarda Şile’yi CHP’nin kazanacağını düşünselerdi ben aday olamazdım. İlla ki kendi içlerinden bir tanesi aday olacaktı. O yüzden de herhangi bir adaylık masrafı ya da adaylık parası böyle bir talepte bulunulmadı benden. Ama seçim kazanıldıktan sonra ne oldu? Şile’ye bir akın oldu parti tarafından. Adaylık döneminde para vermemiş olmamın telafi edilmesinin beklendiği yönde sözler söylenildiğini çok iyi hatırlıyorum, yani bu otel parasıyla ilgili. Ben bu taleplere hep karşı çıktım, 1 lira dahi ödemedim" ifadelerini kullandı.
İlgili haber: Erzurum'da Yapay Zekânın Finans Dünyasına Etkileri Masaya Yatırıldı
ayrıca belediye personeliyle ilgili bir olay anlatan Kabadayı, "Bir gün Hasan Tozkoparan tarafından telefonuma 3-4 tane Şile Belediyesi personelinin isminin yazdığı mesaj geldi. ’Bunlar seçim zamanı Ekrem İmamoğlu’na küfür etti, bunlarla yolumuzu ayırmamız lazım’ dedi. Ben bu arkadaşları çağırdım. Bunu onlara söylerken onlar da ağladı ben de ağladım. ’Bana 2 ay müsaade edin ben kendimi toplayayım şu an bir şey yapamıyorum elim kolum bağlı’ dedim" şeklinde beyanda bulundu.











Yorum Yap