Ulusal TV Kanalları ve Düzenleyici Kuruma Engelli Erişimi İkazı
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, yayınlarında engelli bireylere yönelik erişim imkanlarını sağlamayan beş ulusal televizyon kanalı ile ilgili denetleyici kuruma idari yaptırım kararı alarak uyarıda bulundu. Yapılan incelemelerde, mevzuatın yürürlüğe girmesinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen kanalların sesli betimleme gibi zorunlu uygulamaları hayata geçirmediği tespit edildi. Kararda, bilgiye erişim hakkının engelli bireyler için temel bir insan hakkı olduğu vurgulandı.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), yayın hizmetlerinde engelli bireylerin erişimini kolaylaştıracak düzenlemeleri hayata geçirmedikleri gerekçesiyle Kanal 7, ATV, Show TV, NOW TV, Star TV ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) hakkında yasal süreç başlattı. Yapılan başvuruda, 2019 yılında yürürlüğe giren ve yayınlarda engelli erişilebilirliğini artırmayı hedefleyen yönetmelikten bu yana beş yıl geçmesine rağmen kanalların sesli betimleme ve benzeri yükümlülükleri yerine getirmediği, bu durumun ayrımcılık yasağını ihlal ettiği belirtildi.
İncelemeler sonucunda kurum, muhatap kuruluşların pozitif yükümlülüklerini aksattıklarını, engellileri yayın hizmetlerinden yararlanma konusunda dezavantajlı konuma düşürerek dolaylı ayrımcılık yaptıklarını tespit etti. TİHEK, ilgili kanallara ve RTÜK'e 17 bin 52'şer lira idari para cezası uyguladı ancak cezaları uyarıya dönüştürerek RTÜK'e yapıcı tavsiyelerde bulunulmasını kararlaştırdı.
İlgili haber: Washington ve Caracas Hattında Tarihi Temas: Trump ve Rodriguez Bir Araya Geldi
Kararda, Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme ve ilgili ulusal mevzuata atıf yapılarak, iletişim imkanlarına erişimin devletin pozitif yükümlülüğü olduğu anımsatıldı. Yayıncı kuruluşların süresi içinde erişilebilirlik oranlarını artırmadıkları ve bu yönde somut bir çalışma sunamadıkları ifade edildi.
İlgili haber: Sanayide Yeşil Dönüşüm ve AR-GE Projelerine 51,5 Milyon Liralık Dev Destek
RTÜK'e iletilen tavsiye kararında, erişilebilirliğin sadece sosyal yaşama katılım değil; bilgiye erişim, yaşam hakkı ve kamu güvenliğiyle doğrudan bağlantılı hayati bir hak olduğu kaydedildi. Deprem, sel ve salgın gibi olağanüstü dönemlerde yapılan acil durum yayınlarının işaret dili, detaylı altyazı ve sesli betimleme ile sunulmasının kritik önem taşıdığı vurgulandı. RTÜK'ün insan hakları temelli bir yaklaşımla mevzuat ve uygulama arasındaki uyumsuzlukları acilen gidermesi, yayıncıların kapasitelerini geliştirmesi gerektiği ifade edildi.











Yorum Yap