Türkiye'de Tütün Kullanımı Her Yıl 100 Bin Can Alıyor
Türkiye'de yetişkin nüfusun üçte birinin tütün ürünleri kullandığı ve bu alışkanlığa bağlı sebeplerle yılda 100 bin kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı. Sağlık uzmanları, tütüne başlama yaşının 16'ya kadar düştüğünü vurgulayarak çocukları ve gençleri koruyacak yasal düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca pasif içicilik ve yeni nesil elektronik sigara tehlikesine karşı toplumun daha sıkı tedbirler talep ettiği ifade ediliyor.

Halk sağlığını tehdit eden unsurların başında gelen tütün kullanımıyla ilgili yapılan araştırmalar, toplumun bu konuda çok daha katı önlemler alınmasını desteklediğini ortaya koydu. Kamuoyu yoklamalarına göre halkın yüzde 90'dan fazlası çocukların ve ortak yaşam alanlarının yasalarla korunmasını isterken, yaklaşık yüzde 85'i tütün ürünlerinin satış noktalarında gizlenmesini ve nesle dayalı satış kısıtlamalarının getirilmesini talep ediyor.
Resmi verilere göre Türkiye'de her 3 yetişkinden biri tütün ürünü kullanıyor ve her yıl 100 bin kişi doğrudan veya dolaylı nedenlerle hayatını kaybediyor. Tütüne bağlı ölümlerin yaklaşık beşte birinin ise pasif maruziyetten kaynaklandığı belirtiliyor. Sağlık üzerindeki yıkıcı etkilerinin yanı sıra tütün endüstrisi ve izmarit atıkları ciddi bir çevre kirliliğine yol açıyor.
İlgili haber: Kadir İnanır'ın Miras Arayışı Başladı: Yeğeni İnşaatta Görüntülendi
Uzmanlar, gelecekte sağlıklı nesiller yetiştirebilmek için dijital yaş doğrulama sistemleri, özendirici ürünlerin açıkta satışının engellenmesi ve pasif içiciliğin önlenmesi gibi tedbirlerin hızla devreye sokulması gerektiğini vurguluyor. Özellikle 2015 yılından sonra doğanlara tütün satışının tamamen yasaklanması ve sosyal medya başta olmak üzere dijital mecralarda özendirici içeriklerin engellenmesi öneriliyor.
Araştırmalar, tütün kullanımına başlama yaşının ortalama 16 olduğunu ve başlama kararlarında merak ile yakın çevrenin doğrudan etkili olduğunu gösteriyor. Ürünlerin marketlerde gıda maddeleriyle yan yana durmasının sigarayı sıradanlaştırdığı, bu nedenle satış noktalarında görünürlüğün azaltılmasının dürtüsel satın almaları engelleyebileceği ifade ediliyor.
Pasif içiciliğin en az aktif kullanım kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken uzmanlar, alıntı yapılan şu değerlendirmelerde bulundu:
"Pasif içicilerin de sigara içenlerle aynı sağlık risklerine sahip oldukları bugün bilinen bir gerçek. Toplumda kendisi tütün ürünü kullanmayan, genetik risk etmeni olmayan, çalışmayan, mesleki maruziyeti olmayan, genç ama eşi, annesi, babası, iş çevresi, sosyal ortamında sigara içilen akciğer kanseri olguları o denli yüksek ki, tam bir pasif maruziyet savaşı gerekiyor. Kronik akciğer hastalıkları, kalp-damar hastalıkları, kanserler ve bunun yanında gebelikte bebeğin kaybına kadar varan olumsuz etkiler, bebek ve çocuklarda artan enfeksiyonlar ve astım ciddi sağlık risklerini oluşturuyor."
İlgili haber: Gazze'de Sağlık Sistemi Çöküşün Eşiğinde: İlaç ve Yakıt Krizi Büyüyor
Son dönemde yaygınlaşan elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünlerinin bir tütün bırakma yöntemi olmadığı aksine ciddi toksik ve kanserojen maddeler içerdiği belirtildi. Bu ürünlerin içerdiği propilen glikol, ağır metaller ve yapay aromalar gibi zararlı kimyasallarla bağımlılığı sürdürdüğü kaydedildi. Dumansız oldukları yönündeki yanlış algı sebebiyle kapalı alanlarda rahatça kullanılan bu ürünlerin, genç yaşta tütün kullanımını teşvik ettiği ve 40 yaş öncesinde ağır kronik hastalıklara yol açabileceği uyarısı yapıldı.











Yorum Yap