Su Tasarrufu Etkinliğinde Gerginlik: Üniversite Öğrencileri ile İşletmeciler Arasında Kavga Çıktı
Kocaeli'de su kıtlığına dikkat çekmek için etkinlik düzenleyen üniversite öğrencileri, mesire alanından çıkış yaparken kapının kilitli olması nedeniyle işletme yetkilileriyle tartıştı. Bariyerin zarar görmesiyle büyüyen olaylar arbedeye dönüşürken, tarafların birbirlerinden şikayetçi olmadığı bildirildi.

Kocaeli'nin Başiskele ilçesinde, son yıllarda artan su kıtlığına karşı farkındalık yaratmak ve su tasarrufunun önemini vurgulamak amacıyla 'Suyun İzinde' projesi kapsamında bir etkinlik gerçekleştirildi. Yuvacık Barajı çevresindeki bir mesire alanına gelen yaklaşık 20 üniversite öğrencisi ve beraberindeki eğitimciler, suyun korunması ve tasarruf yöntemleri üzerine çalışmalar yaptıktan sonra piknik düzenledi.
Etkinlik sonunda alandan ayrılmak isteyen grup, giriş yaparken açık olan kapının çıkış sırasında kilitlendiğini fark etti. Bu durum işletme yetkilileriyle öğrenciler arasında tartışmaya yol açtı. Araçlarını çıkarmak isteyen öğrencilerin geçişi engelleyen bariyeri kaldırmaya çalışması sırasında bariyerin kaynak yerinin kopmasıyla gerginlik tırmandı ve olaylar kısa sürede arbedeye dönüştü. Çevredeki vatandaşların müdahalesiyle taraflar birbirinden ayrılırken, iki tarafın da resmi bir şikayette bulunmadığı öğrenildi.
İlgili haber: Siirt'te Kuruyemiş Dükkanında Yangın Panigi
Yaşananları anlatan 26 yaşındaki öğrenci Yunus Emre Benek, "Pazar günü Suyun İzinde projesi için Yuvacık Barajı’nın hemen aşağısındaki mesire alanına gittik. Son iki senedir oluşan su kıtlığına dikkat çekmek, araştırmak ve suyun değerini anlayabilmek için arkadaşlarımızla toplandık. Tasarruf için ne yapmamız gerektiğini, suyu nasıl koruyabileceğimizi anlattık. Daha sonra öğrencilerle pikniğimizi yaptık. Piknik bittikten sonra mesire alanından ayrılmak istedik. Tam çıkarken kapı kilitliydi. Biz girerken kapı açıktı. Ne duba vardı ne de kapı kilitliydi. Oradaki bir beyefendiye kapının neden kilitlendiğini sorduk. Bize ’Kapı zaten her zaman kilitliydi. Siz nasıl girdiyseniz öyle çıkın’ dedi. Hocamız da girerken kapının açık olduğunu söyledi. Bunun üzerine bize ’Yalancısınız, bir de utanmadan yalan söylüyorsunuz’ dediler" ifadelerini kullandı.
Bariyerle ilgili süreci aktaran Benek, "Biz kapının açılmayacağını düşündük. Oradaki tahta engelin yukarı kaldırılabileceğini gördük. Arabayı geçirmek için kaldırdık. Araba geçtikten sonra indirirken kaynak yeri koptu. Bunun üzerine bize ’Hem yasak olan yere giriyorsunuz hem de zarar veriyorsunuz’ dediler. Oysa orada araç girişinin yasak olduğuna dair herhangi bir tabela yoktu. Bize kamu malına zarar verdiğimizi söylediler. Biz de ne gerekiyorsa yapalım, kaynak gerekiyorsa yaptıralım dedik. Ancak jandarma çağıracaklarını söylediler" şeklinde konuştu.
Tartışma sırasında tehdit ve hakaretlere maruz kaldığını öne süren Yunus Emre Benek, "Biz sadece girerken kapının açık olduğunu anlatmaya çalışıyorduk. Ancak bize inanmayıp hakaret ettiler. Küfür etmemelerini söyledik. Bunun üzerine seni buraya gömerim diyerek tehdit ettiler. Biz 20 kişiydik ama kimsenin saldırma niyeti yoktu, kendimizi savunmaya çalışıyorduk. Ben de karşılık verip üzerine yürüdüm, arkadaşlarımız araya girerek bizi ayırdı. Uzaklaştıktan sonra tekrar gelip bize vurdu. Benim üzerimde kask vardı, kaska vurdu. Darp oldu ama bize zarar gelmediği için şikayetçi olmadım" dedi.
İlgili haber: Gölbaşı'nda Kışlak Dönemi İlaçlama Çalışmaları Yoğunlaştı
Alanın kamuya ait olduğunu vurgulayan Benek, "Orası kamuya ait bir alan. Biz kapının açık olduğunu anlatmaya çalışırken bize yalancı dediler. Bir kaynak yeri koptu diye kamu malına zarar vermekle suçladılar. Oysa biz tamir ettirmeyi teklif ettik. Hocamızın yanında hakaret ve tehditlere maruz kaldık. Gerekli kurumların müdahale etmesini istiyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.











Yorum Yap