İçeriğe geç

Son Dakika

04.10Sumbas (Osmaniye)'de 5.2 büyüklüğünde deprem24.09Karaköprü (Şanlıurfa)'da 5.4 büyüklüğünde deprem23.09Yeniden Refah’ın Fedakâr Neferi Ahmet Sivritepe’den Örnek Seferberlik: Hasta Yatağında Kargocuyu, Trafikte Sürücüyü Üye Yaptı!21.09Saimbeyli (Adana)'da 5.0 büyüklüğünde deprem13:45Gençlerbirliği ve Amed Sportif Faaliyetler Yönetimleri Maç Öncesi Buluştu13:45Edremit'te Dünya Rekoru Heyecanı: 13 Bin Kişiyle Zeytinyağı Tadımı13:45Gripin Grubu Aydın Ziyaretinde Doğa Konaklama'yı Tercih Etti13:45Maltepe'deki Bina Çökmesinde Can Kayıpları: 5 Yaşındaki Gülce Son Yolculuğuna Uğurlanıyor13:45Sivil Toplum Kuruluşlarından Gazze Tepkisi: "Ateşkes Sadece Kağıt Üzerinde Kaldı"13:45Bahçeli'den Bakanlara Yönelik Suçlamalara Tepki13:45Elazığ'da Afet ve Acil Durum Sağlık Tatbikatı Gerçekleştirildi13:45Üniversite Kampüsünde Yeni Akademik Yıl Coşkusu13:45Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'nda 2026-2030 Dönemi Seçimleri Sürüyor12:58Kızılcahamam'da 60 Yıllık Karşılıksız Emek: Bastonlarını Hediye Ediyor
Sağlık

Prof. Dr. İbrahim Taymur: Ruh Sağlığı Sadece Bireysel Değil, Toplumsal Şartlarla Şekillenir

Genel Yayın Yönetmeni10 Ekim 2026 12:341 görüntülenme4 dk okuma

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü'nde değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. İbrahim Taymur, ruhsal iyilik halinin ekonomik koşullar, sosyal ilişkiler ve çocukluk deneyimleri gibi pek çok dış etkene bağlı olduğunu vurguladı. Taymur, ruh sağlığını korumanın sadece bireysel çabalarla değil, yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve erişilebilir sağlık hizmetleriyle mümkün olduğunu belirtti.

Prof. Dr. İbrahim Taymur: Ruh Sağlığı Sadece Bireysel Değil, Toplumsal Şartlarla Şekillenir

Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Taymur, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü vesilesiyle yaptığı açıklamalarda, ruh sağlığının yalnızca kişisel özelliklerle açıklanamayacağını ifade etti. Çocukluk dönemi deneyimlerinden ekonomik koşullara, sosyal ilişkilerden sağlık hizmetlerine erişime kadar pek çok faktörün ruhsal iyilik hali üzerinde belirleyici olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Taymur, ruh sağlığının biyolojik yapı, kişisel tecrübeler ve toplumsal şartların etkileşimiyle oluştuğunu, bu nedenle önleyici çalışmaların sadece tedaviyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.

"Ruh sağlığını yalnızca bireyin sorumluluğu olarak göremeyiz" diyen Prof. Dr. Taymur, ruh sağlığının kişinin duygularını yönetme, zorluklarla başa çıkma, sağlıklı ilişkiler kurma ve günlük yaşama aktif katılım sağlama yetisiyle ilişkili olduğunu, ancak içinde bulunulan şartların bu süreçte kritik rol oynadığını dile getirdi. Taymur, "Genetik yatkınlıklar ve biyolojik süreçler ruh sağlığında önemli bir yere sahiptir. Ancak kişinin yaşam deneyimleri, sosyal çevresi ve ekonomik şartları da ruhsal iyilik hâlini etkiler. Uzun süreli işsizlik, ekonomik güçlükler, güvensiz barınma şartları, ayrımcılık ve şiddet, bireyin ruhsal açıdan zorlanmasına neden olabilir. Bu nedenle ruh sağlığını korumayı yalnızca kişinin kendi çabasıyla açıklamak yeterli değildir" şeklinde konuştu.

İlgili haber: İstanbul'da Dev Meme Kanseri Zirvesi: 62 Ülkeden Binlerce Bilim İnsanı Buluştu

Bireysel baş etme becerilerinin geliştirilmesinin yanı sıra güvenli ve destekleyici yaşam koşullarının önemine değinen Taymur; eğitim imkanlarının artırılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasının koruyucu yaklaşımın temel taşları olduğunu kaydetti. Çocukluk dönemindeki deneyimlerin gelişimdeki etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Taymur, güvenli aile ortamı, destekleyici ilişkiler ve kabul görme hissinin koruyucu olduğunu; buna karşın ihmal, istismar, zorbalık, baskı ve dışlanmanın ruhsal sağlığı olumsuz etkilediğini belirtti.

Erken dönem desteğinin önemini vurgulayan Taymur, "Çocuklukta yaşanan olumsuz deneyimler kişinin geleceğini kaçınılmaz biçimde belirlemez. Güvenilir bir yetişkinin desteği, öğretmenlerle kurulan sağlıklı ilişkiler, kabul gördüğü bir sosyal çevre ve gerektiğinde alınan profesyonel yardım önemli koruyucu kaynaklardır. Bu nedenle çocukları korumak kadar aileleri ve çocuklarla çalışan eğitimcileri desteklemek de önemlidir" ifadelerini kullandı.

Korumacı yaklaşımın sadece çocuklukla sınırlı olmadığını, ergenlikten yaşlılığa kadar her dönemin farklı ihtiyaçları olduğunu belirten Taymur; yalnızlık, kayıplar ve sosyal bağların zayıflamasının destek ihtiyacını artırabileceğini söyledi. Ruhsal sorunların erken teşhisinin ve uygun desteğe erişimin, sorunların ağırlaşmasını ve tekrarlamasını önlediğini belirten Prof. Dr. Taymur; okullarda zorbalıkla mücadele, iş yerlerinde stres yönetimi, doğru bilgilendirme ve psikolojik destek hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının farklı kurumların iş birliğiyle yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Taymur, "Ruhsal sorunların tamamını önlemek mümkün olmayabilir. Ancak riskleri azaltmak, sorunları erken fark etmek ve kişilerin zamanında destek almasını sağlamak mümkündür. Burada önemli olan, yalnızca sorun yaşayan kişinin yardım istemesini beklemek değil, ihtiyaç duyan kişilerin hizmetlere ulaşmasını kolaylaştırmaktır" dedi.

İlgili haber: Düzce'de Anne Adaylarına Normal Doğumun Önemi Anlatıldı

Toplumdaki önyargıların yardım arama davranışını olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Taymur, ruhsal sıkıntı yaşayanların yargılanmadan dinlenmesi ve küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı. Ruh sağlığı tanıların alay veya hakaret amacıyla kullanılmasının damgalamayı artırdığına dikkat çeken Taymur, ruhsal sorunların sadece biyolojik süreçlerle değerlendirilmesinin yetersiz kalacağını ve bütüncül bir yaklaşımın şart olduğunu belirtti. Son olarak düzenli uyku, fiziksel aktivite ve destekleyici sosyal ilişkilerin ruhsal iyilik haline katkı sağladığını ekledi.

İlgili Haberler

Elazığ'da Afet ve Acil Durum Sağlık Tatbikatı Gerçekleştirildi
Sağlık1 dk okuma

Elazığ'da Afet ve Acil Durum Sağlık Tatbikatı Gerçekleştirildi

Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Afet ve UMKE Birimi, acil durumlarda sağlık hizmetlerinin verimliliğini artırmak amacıyla kapsamlı bir saha tatbikatı düzenledi. Çok sayıda kurumun katılım sağladığı eğitimde, yaralıların sınıflandırılması ve tahliyesi üzerine çalışıldı.

Genel Yayın Yönetmeni
010 Ekim 2026 13:45
Kristal Oynamasına Bağlı Baş Dönmesi İçin Manevra Eğitimi
Sağlık2 dk okuma

Kristal Oynamasına Bağlı Baş Dönmesi İçin Manevra Eğitimi

Antalya'da düzenlenen 'Semptomlara Kulak Ver' sempozyumu kapsamında, halk arasında kristal oynaması olarak bilinen BPPV hastalığının tanı ve tedavisi üzerine bir kurs gerçekleştirildi. Uzmanlar, cerrahi müdahale gerektirmeyen manevra yöntemlerini hekim ve odyologlarla paylaştı.

Genel Yayın Yönetmeni
010 Ekim 2026 13:22
Ruh Sağlığında Önyargıları Kırmanın Anahtarı: Deneyimleri Dinlemek
Sağlık3 dk okuma

Ruh Sağlığında Önyargıları Kırmanın Anahtarı: Deneyimleri Dinlemek

Dünya Sağlık Örgütü, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü'nün 2026 yılı temasını "Yaşanmış deneyimler duyulsun: gerçek sesler, gerçek değişim" olarak belirledi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Kenan Temiz, ruhsal sorun yaşayan kişilerin deneyimlerinin dinlenmesinin hem önyargıları azaltacağını hem de hizmet kalitesini artıracağını vurguladı.

Genel Yayın Yönetmeni
010 Ekim 2026 13:22
Afyonkarahisar'da Dünya Ruh Sağlığı Günü Vurgusu
Sağlık1 dk okuma

Afyonkarahisar'da Dünya Ruh Sağlığı Günü Vurgusu

Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında ruh sağlığının korunması ve önyargıların kırılmasına dikkat çekti. 2026 yılı teması olarak belirlenen 'Yaşanmış Deneyimler Duyulsun: Gerçek Sesler, Gerçek Değişim' ile bireysel deneyimlerin sağlık hizmetlerine entegrasyonunun önemi vurgulandı.

Genel Yayın Yönetmeni
010 Ekim 2026 12:58

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

Bunlari da Okuyun