İstanbul'da Dev Meme Kanseri Zirvesi: 62 Ülkeden Binlerce Bilim İnsanı Buluştu
İstanbul'da düzenlenen 7'nci BREASTANBUL 2026 kongresi, 62 farklı ülkeden binin üzerinde bilim insanını bir araya getirdi. Etkinlikte, meme kanseri cerrahisindeki robotik gelişmeler ve tedavi yöntemlerindeki yenilikler detaylandırıldı.

Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü ve Senatürk'ün destekleriyle 8-10 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirilen 7'nci BREASTANBUL 2026, dünya genelinde 62 ülkeden binin üzerinde bilim insanını ağırladı. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısına Düzenleme Komitesi Başkanı ve Acıbadem Üniversitesi Senoloji Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cihan Uras, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, Almanya Klinikum Esslingen’den Prof. Dr. Thorsten Kühn ve ABD Inova Schar Cancer Institute’tan Dr. Shawna C. Willey katılım sağladı.
Toplantıda konuşan Prof. Dr. Cihan Uras, meme kanseri cerrahisinde robotik ve endoskopik yöntemlerin sunduğu avantajlara değinerek, memenin tamamının yalnızca 3 santimetrelik bir kesiden çıkarılabildiğini ifade etti. Uras, "Dünyanın dört bir yanından binin üzerinde binden fazla bilim insanı katıldı. Bu kongre multidisipliner bir kongre. Özellikle meme radyolojisi, meme patolojisi, meme cerrahisi, meme onkolojisi, meme radyasyon onkolojisi, meme genetiği hatta meme hemşireliği bütün konuları kapsıyor. Multidisipliner bir kongre. Meme kanseri ameliyatlarında kullanılan robotik ve endoskopik teknolojiler var. Meme ameliyatlarında 10 cm’lik kesi yerine robotik ve endoskopik yöntemlerle 3 cm’lik kesiler yapılıyor. Günümüzde endoskopik cerrahinin ve robotik cerrahinin gündeme gelmesiyle beraber çok küçük kesiler kullanılmaya başlandı. Yani bunlar ortalama 3 cm’lik kesiler. 2 avantajı var; 3 cm’lik kesinden hem memenin tümünü çıkarabiliyoruz hem de bu kesiden koltuk altına ulaşarak koltuk altı lenf bezi örneklerini alabiliyoruz. Aynı zamanda daha ince bir diseksiyon dediğimiz yani dokunun ayrılması işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Yine çok daha az kanamaya yol açıyoruz. Böylece ameliyat sonrası hastaların çok daha az ağrı duymalarını da sağlıyoruz. Bu da meme cerrahisinin teknolojisinde gelişen önemli adımlardan birisidir" şeklinde konuştu.
İlgili haber: Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde Dünya Palyatif Bakım Günü Etkinliği
Avrupa Meme Kanseri Cerrahi Araştırmaları Derneği (EUBREAST) kurucularından Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Thorsten Kühn ise Breastanbul'un farklı disiplin ve ülkelerden uzmanları buluşturması nedeniyle kritik bir platform olduğunu vurgulayarak, "Cerrahların deneyimlerini paylaşabilmesi, araştırmalarını tartışabilmesi ve yeni iş birlikleri kurabilmesi için dünyadaki en önemli bilimsel buluşmalardan biri olduğunu düşünüyorum" dedi.
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp, tedavi başarı oranlarındaki artışa dikkat çekerek şunları söyledi: "Eskiden korkulan bir tür olan üçlü negatif meme kanserinde immünoterapilerin gerek ileri evrelerde gerekse daha erken evrelerde ameliyat sonrası kemoterapiye ek olarak kullanımları hastalarımızın yaşam sürelerinde büyük katkılar sağladı. HER2 pozitif meme kanserlerinde de yeni ilaçların ortaya çıkmasıyla beraber bu tip ilaçların ameliyat öncesi erken evrelerde kullanımlarıyla tümörün tam olarak kaybolabildiğini gördük. Meme kanseri tedavisinde kemoterapi kullanımı bazı gruplar için azaldı. Özellikle hastalarımızın büyük bir çoğunluğunu oluşturan hormona duyarlı alt tiplerde yeni hormonal ilaçlarla birlikte akıllı ilaçların kullanımı kemoterapiyi büyük ölçüde azalttı. Daha erken evrelerde özellikle genetik testlerin tanıya katılmasıyla beraber artık gereksiz kemoterapi kullanımlarının önüne geçmiş durumdayız".
Radyasyon onkolojisindeki gelişmelerin yaşam kalitesini artırmaya odaklandığını belirten Prof. Dr. Nuran Beşe, "Bu yaklaşım en belirgin şekilde cerrahi ve radyoterapi alanlarında karşımıza çıkıyor. Meme kanserinde koltuk altına yapılan cerrahi girişimlerin hastanın yaşam kalitesi üzerinde önemli etkileri olabiliyor. Günümüzde artık seçilmiş hastalarda bekçi lenf nodu örneklemesinin dahi yapılmaması gün" diyerek değerlendirmelerde bulundu.
İlgili haber: Lokman Ayva'dan Kan Bağışı Seferberliği
Dünya genelinde her 8 kadından birinin yaşamının bir döneminde meme kanseri tanısı aldığı belirtilirken, tanı ve tedavi yöntemlerindeki teknolojik ilerlemelerin hastaların yaşam süresini uzattığı ve yaşam kalitesini yükselttiği vurgulandı.











Yorum Yap