Sağlık

Kilo Verme Sürecinde Kas Kaybı Riski: Prof. Dr. Fatih Karaaslan'dan Önemli Uyarılar

Genel Yayın Yönetmeni6 Kasım 2026 11:040 görüntülenme4 dk okuma

Zayıflama iğneleriyle kilo verirken kas kütlesinin azalmasının eklem sağlığını tehdit edebileceği belirtildi. Prof. Dr. Fatih Karaaslan, sağlıklı kilo kaybı için protein alımı ve kişiye özel egzersizlerin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Kilo Verme Sürecinde Kas Kaybı Riski: Prof. Dr. Fatih Karaaslan'dan Önemli Uyarılar

Son dönemde obezite tedavisinde yaygınlaşan zayıflama iğneleri, uygun hastalarda ciddi kilo kaybı sağlasa da beraberinde kas kütlesinin azalması riskini getiriyor. Özellikle diz ve kalça eklemlerinde problem yaşayan bireyler için kas gücünün korunması, eklem sağlığının devamlılığı açısından sadece kilo vermekten daha kritik bir önem taşıyor. Bu süreçte doğru beslenme, yeterli protein tüketimi ve kişiselleştirilmiş egzersiz programlarının uygulanması gerekiyor.

Memorial Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Fatih Karaaslan, zayıflama iğnelerinin kas ve eklem sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Son yıllarda zayıflama iğneleriyle ilgili hekimlere sıkça başvurulmakta ve bu tedavilerin ne kadar kilo verdirdiği, kimler tarafından kullanılabileceği merak edilmektedir. Ancak kilo verme sürecinde gözden kaçırılmaması gereken önemli bir konu da kas gücünün korunmasıdır. Tartıda görülen rakamın azalması tek başına sağlıklı kilo verildiği anlamına gelmemektedir. Özellikle diz ve kalça eklemlerinin vücut ağırlığını taşımasının yanı sıra hareket sırasında dengeli ve güçlü kas desteğine de ihtiyacı bulunmaktadır. Bu nedenle kilo verme sürecinde yalnızca kaç kilo kaybedildiğine değil, kişinin merdiven çıkarken, sandalyeden kalkarken veya yürürken ne kadar zorlandığına da bakılmalıdır. Kas gücünün azalması, günlük hareketleri zorlaştırabileceği gibi eklem sorunları bulunan kişilerde fonksiyonel kayıplara da neden olabilmektedir. New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan ve diz kireçlenmesi bulunan 407 kişinin yaklaşık 16 ay boyunca takip edildiği bir araştırmada, zayıflama tedavisi uygulanan kişilerde vücut ağırlığının ortalama yüzde 14 azaldığı, karşılaştırma grubunda ise bu oranın yüzde 3 civarında kaldığı bildirilmiştir. Araştırmada kilo kaybı sağlayan grupta diz ağrısında da daha belirgin azalma görülmüştür. Bu sonuçlar, fazla kilonun azaltılmasının diz eklemleri üzerindeki yükü hafifletebileceğini ve ağrı kontrolüne katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Ancak ağrının azalması, aşınmış eklem kıkırdağının kendiliğinden yenilendiği anlamına gelmemektedir. Zayıflama iğneleri her diz ağrısının tedavisi olarak değerlendirilmemeli ve cerrahi tedavinin alternatifi olarak görülmemelidir".

İlgili haber: Kanser Hastalarına Yaklaşımda Telkin Değil Paylaşım Önemli

Zayıflama ilaçlarının diz protezi ameliyatları üzerindeki etkisine değinen Prof. Dr. Karaaslan, bazı çalışmalarda bu ilaçları kullananlarda protez ameliyatı oranlarının daha düşük çıkabildiğini ancak bunun doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olmadığını belirtti. Hastanın hareket düzeyi, genel sağlık durumu ve kilo durumu gibi faktörlerin sonuçları etkilediğini ifade eden Karaaslan, özellikle ileri yaştaki bireylerde kas kaybının daha riskli olduğunu vurguladı.

İlgili haber: Lösemili Çocuklara Müzikli Moral Ziyareti

Kas kaybını önlemek için protein alımıyla birlikte düzenli fiziksel aktivitenin şart olduğunu belirten Prof. Dr. Karaaslan, yürüyüş ve kas güçlendirme egzersizlerinin önemine değindi. Ancak eklem rahatsızlığı olanların standart programlar yerine, ağrı düzeyine ve kas gücüne göre düzenlenmiş özel programlar uygulaması gerektiğini hatırlattı. Süreç boyunca kişilerin günlük yaşam kalitesini; merdiven çıkma, sandalyeden kalkma ve genel yorgunluk durumlarını takip etmeleri gerektiğini söyleyen Karaaslan, belirgin bir kapasite kaybı yaşandığında mutlaka hekime başvurulması gerektiğini ekledi. Zayıflama iğnelerinin yalnızca uzman hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini belirten Karaaslan, temel hedefin sadece tartıdaki rakamı düşürmek değil, hareket kabiliyetini koruyarak yaşam kalitesini artırmak olduğunu ifade etti.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

L’Oréal Türkiye ve EndoTürkiye'den Kadın Sağlığı İçin Bilimsel İş Birliği
Sağlık3 dk okuma

L’Oréal Türkiye ve EndoTürkiye'den Kadın Sağlığı İçin Bilimsel İş Birliği

L’Oréal Türkiye ve Endometriozis Araştırma ve Dayanışma Derneği (EndoTürkiye), kadın sağlığı araştırmalarını güçlendirmek amacıyla Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı'nı kurdu. Çok disiplinli bir yaklaşımla hayata geçirilen platform, bilimsel bilgi paylaşımını artırmayı ve kadın sağlığına yönelik çözümleri hızlandırmayı hedefliyor.

Genel Yayın Yönetmeni
06 Kasım 2026 11:57
Karaciğer Nakliyle Hayata Tutunan Muhtar: Organ Bağışı Bana Yeni Bir Yaşam Verdi
Sağlık3 dk okuma

Karaciğer Nakliyle Hayata Tutunan Muhtar: Organ Bağışı Bana Yeni Bir Yaşam Verdi

Antalya'da karaciğer yetmezliği nedeniyle üç ay boyunca nakil bekleyen Güvenlik Mahallesi Muhtarı Veysel Borcak, uygun organın bulunmasıyla sağlığına kavuştu. Beyin ölümü gerçekleşen bir bağışçıdan nakil olan Borcak, organ bağışının önemine dikkat çekerek herkesi bu konuda duyarlı olmaya çağırdı.

Genel Yayın Yönetmeni
06 Kasım 2026 11:04
Başkan Çavuşoğlu'ndan Organ Bağışı İçin Farkındalık Çağrısı
Sağlık2 dk okuma

Başkan Çavuşoğlu'ndan Organ Bağışı İçin Farkındalık Çağrısı

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, TRANSPLANTASYON’26 Kongresi'nde organ bağışının hayati önemine vurgu yaptı. Geçmişte yaptığı bağışı yineleyeceğini açıklayan Çavuşoğlu, Denizli'yi organ bağışı sıralamasında üst seviyelere taşımayı hedeflediklerini belirtti.

Genel Yayın Yönetmeni
06 Kasım 2026 10:57
Epilepsinin Genetik Temelleri 'Minyatür Beyinler' ile İnceleniyor
Sağlık3 dk okuma

Epilepsinin Genetik Temelleri 'Minyatür Beyinler' ile İnceleniyor

Biruni Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Büşra Aynekin ve ekibi, nadir genetik değişikliklerin sinir hücreleri üzerindeki etkilerini üç boyutlu organoid modellerle araştırıyor. Çalışmaların, çocuklarda görülen gelişimsel gecikme, mikrosefali ve dirençli epilepsinin hücresel mekanizmalarını aydınlatması hedefleniyor.

Genel Yayın Yönetmeni
06 Kasım 2026 10:57

Bunlari da Okuyun