Cerrahi Menopoz Kalp ve Damar Sağlığı Risklerini Artırıyor

Uluslararası bir araştırma, ameliyat veya tıbbi tedaviler sonucu gelişen iyatrojenik menopozun kalp-damar hastalıkları riskini önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu. Özellikle 45 yaş altındaki kadınlarda inme ve koroner kalp hastalığı riskinin yükseldiği tespit edildi.
JAMA Network Open dergisinde yayımlanan, 2 milyon 617 bin 942 kadının verilerini kapsayan 36 sistematik derleme ve meta-analizden oluşan kapsamlı bir çalışma, iyatrojenik menopoz ile kalp-damar hastalıkları arasındaki ilişkiyi gözler önüne serdi. Araştırma sonuçları, cerrahi müdahale veya tıbbi tedaviler nedeniyle menopoza giren kadınlarda klinik takibin ve erken müdahalenin kritik önem taşıdığını gösterdi.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, özellikle 45 yaşından önce cerrahi veya tıbbi yollarla menopoza giren kadınlarda kardiyovasküler olay riskinin yüzde 25, koroner kalp hastalığı riskinin yüzde 48 ve inme riskinin yüzde 22 oranında arttığının belirlendiğini ifade etti.
İlgili haber: Çocuklarda Geniz Eti Büyümesi ve Olası Riskler
Doğal menopozun yıllara yayılan yavaş bir süreç olduğunu, ancak cerrahi ve medikal tedavilerin bu dengeyi aniden bozduğunu belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, "İyatrojenik menopozda östrojen hormonunun ani kaybının damar sistemi üzerindeki koruyucu etkilerini nasıl ortadan kaldırdığını biliyoruz ve bu çalışma net bir şekilde bunu doğrulamaktadır. Doğal süreçte östrojen damar esnekliğini korur, iyi kolesterolü destekler ve iltihabı baskılar. Oysa yumurtalıkların alınması gibi cerrahiler ya da kemoterapi, radyoterapi ve hormon baskılayıcılar östrojen seviyelerini bir gecede çok düşük seviyelere düşürebilir. Bu kalkan aniden ortadan kalktığı için damarlarda sertleşme ve plak oluşumu hızlanarak kalbi besleyen damarlar ağır şekilde etkilenebilir" dedi.
Cerrahi kararların hayati önem taşıdığını vurgulayan Op. Dr. Gültekin Koçun, organ koruyucu yaklaşımların öncelikli hedef olması gerektiğini belirtti. Polipler, kistler ve myomlar gibi iyi huylu nedenlerle yapılan ameliyatlarda, tıbbi bir engel yoksa rahim ve yumurtalıkların korunması gerektiğini hatırlatan Koçun, "Bu cerrahilerde rahim ve yumurtalıkları korumanın hasta sağlığı açısından bir engeli yoksa ameliyat organları koruyacak şekilde düzenlenmelidir. Myomlar, polipler ve kistler rahim ile yumurtalıklar korunarak alınabilirse cerrahi menopoz ortaya çıkmaz. Bize doktorlar olarak düşen görev öncelikle organları korumaya çalışmak olmalıdır. Eğer bu mümkün değilse, o zaman ortaya çıkan durumun tedavisi zaman kaybetmeden yönetilmelidir" şeklinde konuştu.
İlgili haber: İnsan Kalça Kemiğinde Mikroplastik Tespit Edildi
İyatrojenik menopoz sonrası klinik sürecin hızla yönetilmesi gerektiğini ifade eden Op. Dr. Gültekin Koçun, 45 yaş altındaki kadınlarda artan kardiyovasküler ölüm oranlarının uzun maruziyet süresiyle ilişkili olabileceğine dikkat çekti. Tedavi ve yaşam tarzı değişikliklerinin önemine değinen Koçun, şunları kaydetti: "Eğer menopoza girme nedeniniz hormona duyarlı bir kanser türü değilse ve 45 yaşın altındaysanız, kişiselleştirilmiş hormon replasman tedavisi kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla konuşmanız gereken ilk konudur. Bununla birlikte menopozun hemen ardından tansiyon, lipid profili ve açlık kan şekerini içeren kardiyovasküler risk taramaları yapılmalıdır. Süreç, Akdeniz diyeti tarzı beslenme, haftada en az 150 dakika aerobik ve 2 gün direnç egzersizleri, sigaradan tamamen uzak durma, stres yönetimi ve kilo kontrolü gibi kapsamlı yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklenerek riskler minimuma indirilebilir."











Yorum Yap