Bursa Teknik Üniversitesi'nde İklim Değişikliği ve Çölleşme ile Mücadele Konuşuldu
Bursa Teknik Üniversitesi, COP31 süreci kapsamında iklim değişikliği, çölleşme ve sürdürülebilir arazi yönetimi konularının ele alındığı bir programa ev sahipliği yaptı. Prof. Dr. Kasım Yenigün'ün konuşmacı olduğu etkinlikte, iklim krizinin çevre, ekonomi ve sağlık üzerindeki etkileri ile uluslararası iş birliğinin önemi vurgulandı.

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), COP31 hazırlıkları çerçevesinde iklim değişikliğiyle mücadele, erozyon ve çölleşmenin önlenmesi ile sürdürülebilir arazi yönetimi konularının değerlendirildiği bir etkinliğe imza attı. BTÜ Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da düzenlenen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Uyanık, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katılım sağladı.
Program kapsamında "Üçlü COP Yılı Çerçevesinde İklim, Rio Sinerjisi ve Çölleşmeyle Mücadele Faaliyetleri" başlıklı bir sunum gerçekleştiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel iş birliğinin ve toplumun her kesiminin sorumluluk almasının kritik olduğunu belirtti. İklim değişikliğinin sadece çevresel bir mesele olmadığını ifade eden Prof. Dr. Yenigün; sel, heyelan, kuraklık, orman yangınları ve toz taşınımı gibi afetlerin artarak gündeme geldiğine dikkat çekti. Bu sürecin su kaynaklarından tarımsal üretime, enerji üretiminden ulaşıma ve insan sağlığına kadar geniş bir alanı etkilediğini kaydeden Yenigün, risklerin azaltılması ve değişen koşullara uyum sağlanması için bütüncül politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
İlgili haber: Aydıntepe'deki Miniklere Sıfır Atık Eğitimi
Üretim ve tüketim süreçlerinin eş zamanlı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Yenigün, karbon salımının düşürülmesinin yanı sıra meraların, tarım alanlarının ve ormanların korunmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve karbon yutak alanlarının genişletilmesine işaret eden Yenigün, bireysel tüketim alışkanlıklarının doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırdığını, bu nedenle üretim ve tüketim süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31’in, ülkenin iklim diplomasisindeki konumunu güçlendireceğini ifade eden Yenigün, bu zirvenin uluslararası iş birliğini geliştirmek ve küresel politikalara katkı sunmak adına önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Toplantının sadece devletler arası bir karar mekanizması olmadığını; sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, özel sektör ve kamu kurumlarının ortak çözümler üretmesi için uygun bir zemin oluşturduğunu ekledi.
COP31 kapsamında öne çıkan; temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, gıda güvenliği, sıfır atık, iklim dirençli şehirler, okyanuslar, denizler, eğitim ve gençlik gibi tematik alanlara değinen Prof. Dr. Yenigün, bilimsel verilerin, teknolojik yeniliklerin ve uygulama odaklı projelerin önemini vurgulayarak üniversitelerin bu süreçte aktif rol alabileceğini belirtti.
İlgili haber: Bursa'da Üniversite Öğrencilerinden Sanayi Atıkları İçin Yenilikçi Proje
Üniversite ve kamu iş birliğinin önemine değinen Prof. Dr. Kasım Yenigün, akademik araştırma ve geliştirme kapasitesinin sahadaki çevre sorunlarının çözümüne doğrudan katkı sağlayabileceğini ifade etti. Akademisyenleri ve öğrencileri; doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir arazi yönetimi, afet risklerinin azaltılması ve iklim değişikliği konularındaki çalışmalara katılmaya davet eden Yenigün, kamu kurumları ile üniversiteler arasında kurulacak ortak projelerin, bilimsel bilginin pratiğe aktarılmasını sağlayarak somut sonuçlar doğuracağını kaydetti.











Yorum Yap