Yargıtay'dan Tartışmalı Karar: Sokak Hayvanlarını Beslemek Cezai Sorumluluk Getirebilir
Yargıtay, sokak hayvanlarını besleyen bir kadının, bölgedeki bir çocuğun köpek saldırısına uğraması nedeniyle taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararını onadı. Avukat Zeynep Sevim, bu kararın emsal teşkil edebileceğini ve vatandaşların hayvan beslemekten çekinmesine yol açabileceğini belirtti.

Yargıtay tarafından sokak hayvanlarını besleyen bir kadın hakkında verilen mahkumiyet kararı, hukuk dünyasında tartışmalara yol açtı. Avukat Zeynep Sevim, söz konusu kararın emsal niteliği taşıyabileceğine dikkat çekerek, "Karardan sonra vatandaşların sokak hayvanı beslemekten çekinmesi olağan olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Olayın detaylarına göre, evindeki yemek artıklarıyla sokak hayvanlarını besleyen bir kadın hakkında, bölgede bir çocuğun köpek saldırısı sonucu basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanması üzerine taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldı. İlk derece mahkemesi, sanığın hayvanları beslediğini kabul etse de bu durumun tek başına sahiplik veya gözetim yükümlülüğü oluşturmayacağına hükmederek beraat kararı verdi. Ancak istinaf mahkemesi, sanığın bölgede köpekleri besleyerek bir ekolojik ortam oluşturduğunu, saldırıyı gerçekleştiren köpekler doğrudan sanık tarafından beslenmemiş olsa dahi bu ortamdan kaynaklanan zarardan sorumlu tutulması gerektiğini belirterek mahkumiyet kararı verdi. Yargıtay da bu kararı onadı.
İlgili haber: Kağıthane'de Kuyumcuya Silahlı Saldırı: 15 Yaşındaki Şüpheli Kısa Sürede Yakalandı
Kararın ceza hukukunun temel ilkeleriyle çeliştiğini savunan Zeynep Sevim, "Hayvanı beslemek ve gözetim yükümlülüğü aynı değil" diyerek şunları ekledi: "Öncelikle, bir hayvanı beslemek ile o hayvan üzerinde hukuki anlamda gözetim ve denetim yükümlülüğü üstlenmek aynı şey değildir. Kişinin yalnızca hayvanları beslemesinden hareketle, kendisiyle somut bağlantısı bulunmayan diğer hayvanların eylemlerinden de sorumlu tutulması, cezai sorumluluğun sınırlarını genişletmektedir. Bu noktada kusurluluk, nedensellik bağı ve şüpheden sanık yararlanır ilkeleri önem kazanmaktadır. Saldırıyı gerçekleştiren köpeklerin sanık tarafından beslendiği dahi ortaya konulamamışken, yalnızca bölgede hayvanları besliyor olması gerekçe gösterilerek mahkûmiyet kararı verilmesi hukuken sakıncalıdır. Bu yaklaşım, cezai sorumluluğun somut fiil ve kusur yerine varsayımlara dayandırılması sonucunu doğurabilir. Kararın toplumsal etkisi de göz ardı edilmemelidir. Hayvanları besleyen kişilerin, bu davranışları nedeniyle ileride meydana gelebilecek saldırılardan cezai olarak sorumlu tutulabilecekleri endişesi, sokak hayvanlarına yönelik gönüllü yardımları olumsuz etkileyebilir."
İlgili haber: Bakan Çiftçi Ulus'taki Dönüşüm Çalışmalarını İnceledi
İyi niyetli davranışların cezai sorumluluk gerekçesi yapılamayacağını vurgulayan Sevim, "Elbette toplum güvenliği ve özellikle çocukların korunması esastır. Ancak bu amaç, ceza hukukunun temel güvencelerinden vazgeçilmesini haklı kılmaz. İyi niyetli bir davranış, somut bir hukuki yükümlülük ihlali ve kusur ortaya konulmadan cezai sorumluluğun gerekçesi hâline getirilemez. Unutulmamalıdır ki ceza hukuku, istenmeyen bir sonuç meydana geldiğinde mutlaka bir sorumlu bulma hukuku değildir. Sorumluluk varsayımlarla değil, somut delillerle belirlenmelidir. Gönüllü olarak hayvanları besleyen vatandaşların artık bu durumdan dolayı çekinmesi olağan bir durum olabilir" ifadelerini kullandı.











Yorum Yap