Uzmanından Kritik Mantar Uyarısı: Gözle Ayırt Etmek Mümkün Değil
Prof. Dr. Aysun Pekşen, yağışlı havalarla birlikte artan doğa mantarlarının uzman olmayanlar tarafından toplanmasının ölümcül riskler taşıdığına dikkat çekti. Zehirli mantarların dış görünüşle ayırt edilemeyeceğini belirten Pekşen, zehirlenme durumunda vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması gerektiğini vurguladı.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aysun Pekşen, sıcaklıkların ve yağışların etkisiyle doğada mantar oluşumunun arttığını belirterek, mantar konusunda bilgisi olmayan kişilerin toplama ve tüketim yapmaması gerektiği konusunda uyardı. Bazı türlerin çok küçük miktarlarda tüketilmesinin bile karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi ağır sonuçlara veya ölüme yol açabileceğini ifade eden Pekşen, "Doğa mantarlarını bilmeyenlerin toplamasını doğru bulmuyoruz" dedi.
Doğada yemek kalitesi yüksek ve tüketilebilir türlerin olduğunu ancak bazı türlerin ölümcül olduğunu hatırlatan Pekşen, "Genellikle mantarı bilen kişiler topladığında doğa mantarlarında bir problem yaşanmıyor. Ama maalesef mantarı bilmeyen insanların doğadan topladıkları mantarı tüketmeleri nedeniyle ciddi zehirlenme, hatta ölümle sonuçlanan vakalara çok sık rastlıyoruz. O yüzden de biz uzmanlar genellikle doğa mantarlarını çok iyi bilmeyen, tanımayan kişilerin doğa mantarı toplayarak tüketmesini doğru bulmuyoruz. Çünkü çok az miktarda tüketilse bile dediğim gibi karaciğer, böbrek yetmezliği gibi ciddi ve sonunda da ölümle sonuçlanan durumlar yaşanıyor" şeklinde konuştu.
İlgili haber: Okul Kantinlerinde Hijyen Skandalı: Tarihi Geçmiş Döner ve Kirli Tost Makinesi
Eylül ve ekim aylarındaki yağışların ve sıcaklıkların mantar gelişimi için oldukça uygun olduğunu belirten Pekşen, "Genellikle yağmurlardan sonra, ki bu sene Eylül dönemi oldukça yağışlı geçti. Hatta ekim ayındayız, yine oldukça yağışlı ve sıcaklıkların mantarlar için çok uygun olduğu bir dönemdeyiz. Dolayısıyla doğa mantarlarının da çok bol bulunduğu bir sezondayız aslında" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin mantar çeşitliliği açısından zengin bir ülke olduğunu, zehirli türlerin az bir kısmını oluşturduğunu ancak etkilerinin ölümcül olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Pekşen, özellikle Amanita grubuna dikkat çekti. "Amanita phalloides dediğimiz, amanita grubu içerisindeki ölümcül olabilen mantar türlerinden biri. Köy göçüren olarak da bilinen bu türün Türkiye’deki mantar zehirlenmesine bağlı ölümlerin büyük bir kısmından sorumlu olduğu biliniyor" dedi.
Zehirli mantarların sadece dış görünüşe bakılarak ayırt edilebileceği inanışının yanlış olduğunu vurgulayan Pekşen, birbirine çok benzeyen türlerin bulunduğunu ve teşhis için uzmanlık gerektiğini belirtti. Pekşen, "Genellikle gözle baktığımızda mantarın zehirli olup olmadığının ayırt edilebileceği söylenir. Ama böyle bir şey söz konusu değil. Evet, morfolojik olarak tanımlamalarımız ve teşhislerimiz söz konusu, ancak bu konuda uzman olmak gerekiyor. Çünkü zehirli ve zehirsiz, birbirine çok benzeyen ve bu nedenle karıştırılabilen mantar türleri var. Bunların çok iyi ayırt edilmesi gerekiyor. Maalesef özellikle ‘bizim yörede bu mantarı toplar, yerdik’ şeklindeki alışkanlıklara güvenilerek mantar toplanması ve tüketilmesi nedeniyle zehirlenmelere sık rastlıyoruz. Ayrıca mantarlarla ilgili yanlış inanışlar nedeniyle oluşan mantar zehirlenmelerine sık rastlıyoruz. Mantarlarla ilgili doğru bilinen birçok yanlış var. Bu yanlışların bilimsel bir karşılığı bulunmuyor. Örneğin, zehirli mantar gruplarında mantar gümüş kaşıkla kaynatılırsa zehrinin yok olacağı, yoğurtla yenirse zehirlenmeyeceği ya da böceklerin ve salyangozların yediği mantarların zehirli olmadığı gibi birtakım inanışlar var. Ancak bunların, dediğim gibi, hiçbir bilimsel geçerliliği bulunmuyor" dedi.
Mantar sezonunda vatandaşların tedbirli olması gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Pekşen, zehirlenme belirtileri görüldüğünde acilen sağlık kuruluşuna gidilmesi gerektiğini belirterek, "mantar sezonu başladı, evet çok çeşitli mantarlarımız var. Bu mantar türlerinin içerisinde ticarete de konu olan, tüketimi oldukça değerli mantarlarımız da var. Ancak mantarı bilmeyenlerin toplamaması, doğa mantarları tüketilirken zehirlenmelere karşı dikkatli olunması gerekiyor. Eğer bir mantar zehirlenmesi durumu, örneğin kusma, mide bulantısı gibi belirtiler söz konusuysa, hemen en yakın acil sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor" açıklamasında bulundu.
İlgili haber: Sonbaharda Artan Burun Akıntısı ve Hapşırmalar Alerji Belirtisi Olabilir
Tedavi sürecinde tüketilen mantarın türünün belirlenmesinin kritik olduğunu ifade eden Prof. Dr. Pekşen, "Hangi mantar türü yendi? Çünkü bu mantar türüne göre zehirlenme sendromları farklı olabiliyor. Mutlaka tedavisinde hangi mantar türünden zehirlenildiğinin de bilinmesi gerekli. Ulusal Zehir Danışma Merkezi hattı mevcut. Buradan da bilgi alınabilir. Zehir hattımız var, ulusal zehir hattımız. Buradan da bilgi alınabilir" diyerek sözlerini tamamladı.











Yorum Yap