Uzman Uyarıyor: Muhtarlıkların Kaldırılması Bütçe Yükünü Artırabilir
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden Dr. Öğretim Üyesi Ali Çiçek, muhtarlıkların kapatılmasının bütçede tasarruf sağlamayacağını, aksine maliyetleri 4-5 kat artırabileceğini belirtti. Çiçek, dijitalleşmeye rağmen muhtarlık kurumunun sosyal ve idari açıdan hala kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

Son dönemde binlerce muhtarı yakından ilgilendiren ve kamuoyunda tartışılan muhtarlıkların kapatılması konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ali Çiçek, mevcut durumda bütçeye 24 milyar lira yük getiren bu kurumların kaldırılmasının, mali yükü 4-5 katına çıkarabileceğini ifade etti.
Muhtarlık kurumunun Türk medeniyeti için çok değerli olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Ali Çiçek, "Muhtarlık kurumu Türk medeniyeti açısından da aslında çok kıymetli bir kurum. Muhtarlığın başlangıç noktasında Emeviler ve Abbasiler’in bir mirası olarak Selçuklular’a kadar kaldığını biliyoruz. Selçuklular’dan da Osmanlı Devleti’ne ismi tam muhtarlık olarak geçmese de o mahallin reisi olarak belirlenmiş birileri var. Bu reisler daha çok o yörenin güvenliğini sağlama ve vergi toplama noktasında önemli bir görev üstlenmişler" dedi.
İlgili haber: Melikgazi’den cazip yatırım fırsatı
Kurumun tarihsel gelişimine değinen Çiçek, Osmanlı döneminde imamların bu görevi uzun süre yürüttüğünü, 1833'te Kastamonu ayanının vefatı sonrası Tanzimat Dönemi'nde iki muhtar görevlendirildiğini anlattı. II. Mahmut'un, vergi toplama kolaylığı ve Yeniçeri Ocağı'nın kapatılması sonrası ortaya çıkan güvenlik sorunlarını aşmak amacıyla muhtarlığın ülke genelinde yaygınlaşmasını istediğini belirten Çiçek, bu uygulamanın Cumhuriyet döneminde de sürdüğünü hatırlattı. Çiçek, "Dönüp baktığımızda tarihi süreçte 1933 yılında muhtarlığın 11 yıl boyunca kaldırıldığını görüyoruz. Özellikle belediye ve yerel yönetimlerle ilgili kanunların belirlenmesiyle beraber muhtarlara çok ihtiyaç duyulmadığı düşünülmüş ve muhtarlık 11 yıl kaldırılmış. 1944 yılına gelindiğinde muhtarların önemi tekrar anlaşılıyor ve aslında muhtarların özellikle mahallede yaşayan insanların sağlık durumları, sosyal yardımlara ulaşılması ve yine güvenlik gibi sebeplerle devletin gözü, kulağı olmasından dolayı muhtarlığı 1944’te tekrar getiriyorlar. O tarihten sonra bu durum günümüze kadar devam ediyor. Muhtarlığın her ne kadar tüzel kişiliği olmasa da ülkemizde varlığını sürdürüyor" şeklinde konuştu.
E-Devlet sisteminin yaygınlaşmasıyla birlikte muhtarlığa ihtiyaç kalmadığına dair tartışmaların yaşandığını söyleyen Çiçek, dijitalleşmenin kırtasiye işlerini azalttığını ancak her kesime hitap etmediğini belirtti. Halkın yüzde 76'sının e-Devlet kullandığını, ancak 55 yaş ve üzeri grupta bu oranın yüzde 30 civarında kaldığını ifade eden Çiçek, yaşlı nüfusun devletle olan ilişkilerini sürdürmek için hala geleneksel yöntemlerle muhtarlıklara ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
İlgili haber: Başkan Taşkın: Borç Yüküne Rağmen Hizmet Üretmeye Devam Ediyoruz
Sosyal medya üzerinden muhtarlıkların bütçeye yük olduğu yönündeki eleştirilere değinen Çiçek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Muhtarlığın şu an bütçeye olan yükü 24 milyar lira civarında ve asgari ücret düzeyinde muhtarlara maaş veriliyor. Bu kurumun kaldırılması durumunda bu miktarın bütçeyi rahatlattığına dair bakış açısı var ama bu kesinlikle olmayacak. Muhtarlığın kaldırılması ile beraber belediyeler her mahalle için muhtemelen bir temsilci atayacak. Çünkü belediye başkanlarının yeniden seçilebilmesi ve mahalli halkla bir şekilde iletişim kurmaları için bir temas noktasına ihtiyaç duyacaklar. Bu noktada belki çok daha büyük meblağlar ödenerek, belki yeni memuriyetler alınarak mevcut 24 milyar liralık meblağın 4-5 katına çıkması söz konusu olabilecek. Bu noktada aslında bütçeye yük olduğuna dair eleştirilerin aslında çokta haklı olmadığını söylemek mümkün".











Yorum Yap