Türk Telekom, COP31'in Teknoloji ve Dijital Altyapı Sorumluluğunu Üstlendi
Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 zirvesinde Master Partner ve 'Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji' destekçisi olan Türk Telekom, etkinliğin tüm teknolojik altyapısını kuruyor. Şirket, dijital dönüşümü yeşil dönüşüm vizyonuyla birleştirerek sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle hareket ediyor.

Türk Telekom, teknoloji yatırımlarını daha yaşanabilir bir dünya vizyonuyla şekillendirerek, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da ilk kez gerçekleştirilecek olan COP31'de Master Partner ve 'Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji' destekçisi olarak yer alıyor. Zirvenin teknoloji altyapısının tüm sorumluluğunu uçtan uca üstlenen şirket; ulusal ve uluslararası katılımcıların, ülke delegasyonlarının, basın mensuplarının ve ziyaretçilerin iletişim gereksinimlerini karşılamak amacıyla kapsamlı bir dijital sistem oluşturuyor.
"Yarına Sözümüz Var" mottosuyla sürdürülebilirliği stratejik merkezine alan Türk Telekom, COP31 kapsamında yeşil dönüşüm hedeflerini ve bu yöndeki yatırımlarını paylaştı. Enerji verimliliği çalışmaları, yenilenebilir enerji yatırımları ve akıllı şehir projeleriyle enerji dönüşümünü hızlandıran şirket, bu süreçleri sürdürülebilir finansman kaynaklarıyla destekliyor.
İlgili haber: Batı Karadeniz'de Balık Bolluğuna Rağmen Balıkçılar Zararda
9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31'inci Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde açıklamalarda bulunan Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, dijital ve yeşil dönüşümün birbirini tamamlayan iki stratejik alan olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Şirket olarak teknolojiyi Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişimine yön veren stratejik bir güç olarak görüyoruz. 185 yılı aşan geçmişimiz, altyapımız ve mühendislik birikimimizle bugün 58 milyondan fazla müşteriye hizmet veriyor, 592 bin kilometreyi aşan fiber ağımızla 35 milyona yakın haneyi kapsıyoruz. Bu ölçekte bir altyapıyı geliştirirken sunduğumuz bağlantının yanı sıra kullandığımız kaynakları ve çevresel etkimizi de gözetiyoruz. ‘Yarına Sözümüz Var’ yaklaşımımızla dijital dönüşüm ile yeşil dönüşümü birlikte ele alıyor, kendi altyapımızda edindiğimiz deneyimi farklı sektörlerde kaynak verimliliğini artıran çözümlere taşıyoruz. Şirket olarak teknolojiyi yalnızca bugünün iletişim ihtiyaçlarını karşılayan bir araç değil, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişimine yön veren stratejik bir güç olarak görüyoruz. Güçlü altyapımız, teknoloji birikimimiz ve mühendislik yetkinliklerimizle ülkemizin dijital geleceğini inşa ederken sürdürülebilirliği de iş stratejimizin merkezine yerleştiriyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızdan enerji verimliliği çalışmalarımıza, yerli Ar-Ge projelerimizden sürdürülebilir finansman uygulamalarımıza kadar tüm çalışmalarımızı gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle şekillendiriyoruz. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı COP31’de üstlendiğimiz sorumluluğu da bu vizyonumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Dünya Antalya’da konuşurken o konuşmayı taşıyan hat Türk Telekom hattı olacak. Teknolojinin sunduğu imkânları çevresel ve toplumsal faydaya dönüştürerek sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamayı sürdüreceğiz."
COP31'in dijital altyapısını uçtan uca hayata geçiren şirket, 1,1 milyon metrekarelik zirve alanında yüksek kapasiteli ve kesintisiz iletişim sağlamak amacıyla farklı güzergâhlardan yeni fiber optik bağlantılar tesis etti. Toplam 1,3 milyon metre fiber optik kablo kullanılarak, alanın dünyaya saniyede 400 gigabit kapasiteyle bağlanması sağlandı. Ayrıca, kapasite artırımına imkan tanıyan yedekli sistemlere sahip bir santral devreye alındı.
İlgili haber: Yunus Değirmenci, 8 Kasım KARDEMİR Direnişi'nin 32. Yıl Dönümünü Kutladı
Zirve alanında 1.800 kablosuz erişim noktası oluşturulurken, 5G teknolojisini de kapsayan mobil iletişim altyapısını güçlendirmek için yeni baz istasyonları kuruldu. Veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini içeren bütüncül bir sistemle, tüm katılımcılara güvenli ve yüksek kapasiteli bir iletişim deneyimi sunulması hedefleniyor. Dijitalleşmenin sunduğu fırsatları enerji verimliliği ve kaynakların etkin kullanımıyla birleştiren Türk Telekom, yeni nesil iletişim altyapılarında enerji tüketimini azaltmayı önceliklendirerek yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmaya devam ediyor.











Yorum Yap