Sonbahar Yorgunluğu Kansızlık Belirtisi Olabilir
Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Eser, sonbaharda artan halsizliğin her zaman mevsim geçişine bağlanmaması gerektiği konusunda uyardı. Uzman, benzer şikayetlerin kansızlık kaynaklı olabileceğini belirterek erken teşhisin önemine dikkat çekti.

Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Eser, sonbahar mevsiminde havaların soğuması ve yaşam temposundaki değişimlerle birlikte sıkça görülen yorgunluk ve halsizlik hissinin her zaman mevsimsel geçişlerle açıklanmaması gerektiğini, kansızlığın da bu tür şikayetlere yol açabileceğini belirtti. Birçok kişinin bu dönemde kendisini enerjisiz hissettiğini ifade eden Doç. Dr. Ali Eser, şikayetlerin uzun sürmesi veya günlük hayatı kısıtlaması durumunda temel nedenlerin araştırılmasının şart olduğunu ve kansızlığın toplumda sık rastlanan ancak genellikle ihmal edilen bir sorun olduğunu vurguladı.
"Her yorgunluğu mevsim değişikliğine bağlamamak gerekiyor" diyen Doç. Dr. Ali Eser, "Mevsim geçişlerinde uyku düzenindeki değişiklikler, günlük aktivitenin azalması ve yaşam alışkanlıklarındaki farklılıklar kişilerin kendilerini daha yorgun hissetmesine neden olabilir. Ancak halsizlik uzun süre devam ediyor, kişinin günlük işlerini yapmasını zorlaştırıyor veya beraberinde başka belirtiler görülüyorsa bunu yalnızca mevsim değişikliği olarak değerlendirmemek gerekir. Kansızlık da bu şikâyetlerin önemli nedenlerinden biri olabilir" şeklinde konuştu.
İlgili haber: Iğdır'da Tırın Hafif Ticari Aracı Takip Edip Çarptığı Anlar Kameraya Yansıdı
Kansızlığın, kandaki hemoglobin düzeyinin yaş ve cinsiyete göre olması gereken seviyenin altına düşmesiyle oluştuğunu ve özellikle demir eksikliğinin bu durumun temel nedenlerinden biri olduğunu kaydeden Doç. Dr. Ali Eser, "Kansızlıkta dokulara taşınan oksijen miktarının azalmasına bağlı olarak halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, baş dönmesi, baş ağrısı, çarpıntı ve dikkat dağınıklığı gibi şikayetler görülebilir. Bazı kişilerde ciltte solukluk ve efor kapasitesinde azalma da dikkat çekebilir. Bu belirtilerin şiddeti kansızlığın derecesine ve gelişme hızına göre değişebilir" ifadelerini kullandı.
Halsizliğin tek başına kansızlık tanısı için yeterli olmadığını ve benzer belirtilerin farklı sağlık sorunlarında da görülebileceğini hatırlatan Doç. Dr. Eser, "Kişinin kendisini sürekli yorgun hissetmesi tek başına kansızlık anlamına gelmez. Ancak halsizlik ve çabuk yorulma uzun süredir devam ediyorsa, istirahatle geçmiyorsa, günlük yaşamı etkiliyorsa veya nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi gibi şikâyetler eşlik ediyorsa hekim değerlendirmesi önemlidir. Gerekli görüldüğünde yapılacak kan tetkikleriyle kansızlık olup olmadığı ve varsa nedeninin araştırılması mümkündür" dedi.
Özellikle yoğun adet kanaması olan kadınlarda demir eksikliğinin ciddi bir sorun teşkil edebileceğine değinen Doç. Dr. Ali Eser, tekrarlayan kan kayıplarının demir depolarını tüketerek kansızlığa yol açabileceğini belirtti. Doç. Dr. Ali Eser, "Kansızlık tespit edildiğinde yalnızca hemoglobin değerini yükseltmeye odaklanmak yeterli değildir. Kansızlığın nedeninin ortaya konulması gerekir. Demir eksikliği varsa bunun neden geliştiği, beslenme yetersizliği mi yoksa devam eden bir kan kaybı mı olduğu değerlendirilmelidir. Özellikle erişkinlerde açıklanamayan demir eksikliği mutlaka araştırılmalıdır" şeklinde ekledi.
İlgili haber: Demirözü'nde 2027 Yılı ÇKS Başvuru Süreci Sürüyor
Sonbaharda görülen ve süreklilik arz eden halsizliğin görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Eser, kişilerin doktor kontrolü olmadan kendi başlarına vitamin veya demir takviyesi kullanmamaları gerektiğini hatırlattı. Doç. Dr. Ali Eser, "Halsizlik vücudun verdiği önemli bir sinyal olabilir. Mevsim geçişlerinde yaşanan geçici yorgunluk ile altta yatan bir sağlık sorununa bağlı halsizliği birbirinden ayırmak gerekir. Uzun süren veya tekrarlayan şikâyetlerde gerekli değerlendirmelerin yapılması, hem kansızlığın hem de kansızlığa yol açabilecek nedenlerin erken dönemde ortaya çıkarılmasına yardımcı olur" diyerek sözlerini tamamladı.











Yorum Yap