Yerel

Şanlıurfa'da Geleneksel Marangozluk Teknolojik Dönüşüme Karşı Direniyor

Genel Yayın Yönetmeni8 Kasım 2026 11:490 görüntülenme2 dk okuma

Şanlıurfa'da el emeğiyle üretim yapan marangoz ustaları, seri üretim ve teknolojik gelişmelere rağmen geleneksel sanatlarını yaşatmaya çalışıyor. Ustalar, ürünlere olan ilginin sürdüğünü ancak çırak yetişmemesi ve fabrikalaşma nedeniyle mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

Şanlıurfa'da Geleneksel Marangozluk Teknolojik Dönüşüme Karşı Direniyor

Şanlıurfa'da geleneksel marangozluk zanaatını sürdüren ustalar, teknolojik ilerlemeler ve seri üretimin yaygınlaşmasına rağmen el emeği ürünler ortaya koymaya devam ediyor. Ekmek ve doğrama tahtalarından oklavaya, süs eşyalarından tahta beşiklere, işlemeli kapılardan çeyiz sandıkları ve aynalara kadar geniş bir yelpazede üretim yapan zanaatkarlar, mesleğin geleceği konusunda endişeli. Özellikle yeni çırakların yetişmemesi, sanatın gelecek kuşaklara aktarılmasında en büyük engel olarak görülüyor.

Çarşı esnaflarından Bedih Karataş, 1976 yılında girdiği ve 56 yılı aşkın süredir çalıştığı çarşının tarihi önemine değinerek, burada her zaman el işçiliğinin ön planda olduğunu vurguladı. Ürettiği tüm ürünlerin kendi el emeği olduğunu belirten Karataş, "Bugüne kadar iyi gittik. Fakat bundan sonraki süreçte fabrikalaşma oldu. Teknoloji geliştikçe el işi geri planda kaldı. Çin, işi neredeyse artık insana ihtiyaç kalmayacak noktaya getirdi. Bundan dolayı ister istemez gün gün işlerimiz düşüyor. Biz kendi gücümüzle katlanabildiğimiz kadar katlanacağız, işimizi, gücümüz yettiğince sürdüreceğiz. Üretmeye devam ederek, gidebildiğimiz kadar gideceğiz" ifadelerini kullandı.

İlgili haber: Hendek'in Yüksek Kesimleri Kar Altında Kaldı

Marangoz ustası Mehmet Aleş, ekmek tahtası, merdane ve el yapımı çerezlik tabaklar ürettiklerini belirterek, "Şimdi eskisi gibi çırak yetişmiyor fakat el yapımı ürünler yine de rağbet görüyor, memnunuz, şükür ediyoruz" dedi.

İlgili haber: Talas'ın Tarihi Mirası ASAR Projesi ile Dijitalleşiyor

Bir diğer usta Ahmet Demir ise mesleğin zorluklarına rağmen duydukları tutkuyu dile getirerek, "Eskisi gibi çırak yetişmiyor. Bu mesleğimiz tozlu, dumanlı fakat bizim için eğlenceli geçiyor. Kıyma tahtası, kürsü, ekmek tahtaları, çocuk beşiklerini zevkle yapıyoruz. Müşteri ne isterse biz onu yapıyoruz" şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

Bunlari da Okuyun