Rize'nin Gastronomi Vizyonu: Tarladan Sağlığa Sürdürülebilir Dönüşüm
Rize, tescilli bal ve satsuma mandalinası gibi yerel değerlerini agroturizm ve sağlıklı yaşam ekonomisiyle birleştiren yeni bir gastronomi vizyonu hayata geçiriyor. Sıfır atık ve döngüsel ekonomi modellerini benimseyen kent, tarımsal üretimi sürdürülebilir bir turizm deneyimine dönüştürmeyi hedefliyor.

Rize, yerel zenginliklerini agroturizm ve sağlıklı yaşam ekonomisiyle harmanlayan yeni bir gastronomi stratejisi uyguluyor. Tescilli bal ve satsuma mandalinası gibi ürünlerin ön plana çıkarıldığı bu vizyon, çay atıklarının geri dönüştürüldüğü sıfır atık ve döngüsel ekonomi modeliyle üretimi tarladan sofraya sürdürülebilir bir değere dönüştürmeyi amaçlıyor. Renkli görüntülerle devam eden 6. GastronomiRize Günleri kapsamında, GastronomiRize 2026 etkinliği "Sofrada Yaşayan Miras" mottosuyla tarladan sağlığa uzanan süreci kentin merkezine taşıyor. Bu yaklaşım; hikâyeyi tarlada, yaylada, arı kovanında, çay ve mandalina bahçelerinde başlatıp tabağa, turizme, ekonomiye ve sağlıklı yaşama kadar ulaştırıyor.
Kentin güçlü üretim kültürünü turizm ve sağlık ekonomisiyle buluşturan bütüncül model, gastronomi kimliğini sadece tüketim üzerinden değil; üretim yöntemleri, yaşam biçimi ve geleceğe aktarılan değerler üzerinden tanımlıyor. Bu vizyonun en dikkat çekici unsurlarından biri bal üretimi. Anzer'den Ayder'e kadar farklı rakım ve flora kuşaklarında, kestaneden orman gülüne kadar pek çok endemik bitkiyle birbirinden farklı karakterde ballar üretiliyor. Coğrafi işaretli Anzer balının yanı sıra, Kafkas melezi arılarla üretilen ve kestane ile multifloral çiçek balı özellikleri taşıyan Ayder Balı da tescilli bir menşe adı olarak öne çıkıyor.
İlgili haber: Hekimler Sağlıklı Yaşam İçin Pedal Çevirdi
Rize'nin temel hedefi, balı sadece bir gıda maddesi olarak değil, yüksek katma değerli bir yaşam ürünü olarak konumlandırmak. Rize Arıcılar Birliği ve Rize Belediyesi'nin destekleriyle, Anzer ve Ayder ballarının bilimsel veriler, izlenebilirlik, kalite standartları ve premium ambalajlama ile "longevity" (uzun ömür) ve sağlıklı yaşam ekonomisinin üst segment ürünleri arasında yer alması planlanıyor.
Gastronomi deneyimi artık restoranların ötesine geçerek tarlalara taşınıyor. Yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip Satsuma bahçeleri, alternatif bir tarımsal değer ve deneyim alanı olarak yeniden keşfediliyor. "Turist Bahçede" programı ile ziyaretçiler kentin beslenme kültürünü yerinde deneyimliyor. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nin çalışmalarıyla tescil edilen RTEÜ Yıldızı, Rizem, Pazarın Yıldızı, Senem, İyiderem, Derepazarım, Kuzey Yıldızı, Erten ve Derin isimli 9 farklı Satsuma mandalinası çeşidi için 2026 yılında sertifikalı fidan üretiminin temelleri atıldı. Gelecekte turistlerin çay bahçelerine gitmesi gibi mandalina bahçelerini ziyaret etmesi, meyveleri dalından tatması, yerel mandalina yemeklerini denemesi ve üreticilerle hasat sürecine katılması hedefleniyor.
Agroturizm ile gastronomiyi aynı tarlada buluşturan bu modelde turistler; önce toprağa dokunup üreticinin hikâyesini dinleyecek, ardından ürünün tabağa dönüşüm sürecine tanıklık edecek. Bu sayede "tarladan sofraya" yaklaşımı gerçek bir turizm deneyimine dönüşecek.
İlgili haber: Kayseri'de Gastronomi Şöleni: Ev Hanımları ve Çocuklar Yarışacak
Sürecin son halkasını ise ÇAYKUR tarafından yürütülen "Çaykopit" projesi oluşturuyor. Çay işleme sürecinde ortaya çıkan liflerden geliştirilen yerli çaykopit, topraksız tarımda kullanılan ve büyük oranda ithal edilen hindistan cevizi kabuğu bazlı kokopite alternatif olarak sunuluyor. ÇAYKUR Çay Araştırma Enstitüsü ve üniversite akademisyenlerinin iş birliğiyle; kabak, fasulye ve domates gibi ürünlerde denenen çaykopit ile serada ilk ürünler alınmaya başlandı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, projeyi "Yurt dışına giden o dövizleri Türkiye içinde tutmak" hedefiyle özetleyerek, bu girişimin Rize'nin gastronomi hikâyesine döngüsel ekonomi boyutunu eklediğini belirtti.











Yorum Yap