Son Dakika

04.10Sumbas (Osmaniye)'de 5.2 büyüklüğünde deprem24.09Karaköprü (Şanlıurfa)'da 5.4 büyüklüğünde deprem23.09Yeniden Refah’ın Fedakâr Neferi Ahmet Sivritepe’den Örnek Seferberlik: Hasta Yatağında Kargocuyu, Trafikte Sürücüyü Üye Yaptı!21.09Saimbeyli (Adana)'da 5.0 büyüklüğünde deprem11:34Çocuklarda Doğuştan Görülen Kasık Fıtığına Karşı Uyarı: Bebeklerde Ölümcül Risk Taşıyor11:33Bakan Bolat:" Yüksek Düzeyli Ticaret İstişare Mekanizmasının üçüncü toplantısını 2027 yılında Türkiye’de yapacağız"11:33Adıyaman Belediyesi iki yeni hizmet binasını açtı11:31Ankara Adliyesi'nde Gazeteciye Saldıran İki Kişiye Hapis Cezası11:31Adliye Koridorlarından Doğaya: Savcı Vedat Soğukpınar'ın Kuş Tutkusu11:31Şampiyonlar Ligi'nde 4. Hafta Heyecanı Başlıyor11:31Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ulusal Çıkarlarımız Doğrultusunda Tüm Seçenekleri Değerlendiriyoruz11:31Bolvadin İlçe Milli Eğitim Müdürü Keleş'ten Atatürk İlkokulu'na Ziyaret11:01Pakistan, ŞİÖ Bankalararası Konsorsiyumu Dönem Başkanlığını Devraldı10:34Çocuklar Cumhuriyet Değerlerini Tiyatroyla Öğrendi
Sağlık

Prof. Dr. Volkan Hazar: Çocukluk Çağı Lösemilerinde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

Genel Yayın Yönetmeni2 Kasım 2026 10:300 görüntülenme4 dk okuma

Çocukluk çağı kanserleri arasında en sık görülen tür olan lösemide, erken teşhis ve modern tedavi yöntemleri sayesinde yüksek başarı oranları elde ediliyor. Prof. Dr. Volkan Hazar, özellikle 2-5 yaş arası çocuklarda görülen belirtilerin dikkatle takip edilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Prof. Dr. Volkan Hazar: Çocukluk Çağı Lösemilerinde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Çocuk Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Volkan Hazar, çocukluk çağı kanserleri içerisinde löseminin ilk sırada yer aldığını belirtti. Hastalığın, kemik iliğindeki kan hücresi üretiminden sorumlu hücrelerin anormal ve kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla meydana geldiğini ifade eden Hazar, her yaşta görülebilse de özellikle 2-5 yaş grubundaki çocuklarda daha sık rastlandığını, bu nedenle ailelerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Çocukluk çağı lösemilerinin yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan akut lenfoblastik lösemi (ALL) vakalarında, modern tedavi yöntemleri ile önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Prof. Dr. Hazar, "Günümüzde uygun tedavi durumlarında akut lenfoblastik lösemi tanısı alan çocukların yaklaşık yüzde 85-90’ında uzun süreli sağkalım sağlanabiliyor. Bu başarıda modern kemoterapi protokolleri, hastanın risk grubuna göre düzenlenen tedaviler ve destekleyici bakım uygulamaları önemli rol oynuyor. Gerekli durumlarda hedefe yönelik tedaviler ve bağışıklık sistemine yönelik yöntemlerden de yararlanılabiliyor. Ancak tedavi başarısı, löseminin türüne, hastalığın biyolojik özelliklerine ve tedaviye verilen yanıta göre değişebiliyor" şeklinde konuştu.

İlgili haber: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi'nde Kalp Cerrahisi Kapasitesi Artırılıyor

Erken tanının tedavi sürecindeki belirleyici rolüne değinen Prof. Dr. Hazar, ailelerin şu belirtilere karşı duyarlı olması gerektiğini hatırlattı: Dinlenmeyle geçmeyen halsizlik, ciltte solukluk, nedeni bilinmeyen veya uzun süren ateş, vücutta kolayca oluşan morarmalar, sık tekrarlayan diş eti veya burun kanamaları, kemik ve eklem ağrıları, karın bölgesindeki şişlikler ile boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerindeki lenf bezlerinde büyüme.

Bu belirtilerin her zaman lösemiye işaret etmediğini, farklı çocukluk çağı hastalıklarından da kaynaklanabileceğini belirten Hazar, "Söz konusu şikayetler çocukluk çağında görülen farklı hastalıklardan da kaynaklanabilir. Ancak belirtilerin uzun sürmesi veya birden fazla şikayetin birlikte görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Erken değerlendirme, doğru tanıya ulaşılması açısından büyük önem taşıyor" dedi.

Löseminin bulaşıcı bir hastalık olmadığını ve ortaya çıkışında ailelerin veya çocukların geçmiş davranışlarının bir sorumluluğu bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Hazar, tedavi sürecinde tıbbi müdahalelerin yanı sıra psikososyal desteğin önemine dikkat çekti. Hazar, "Lösemi tedavisi yalnızca ilaçlardan ibaret değil. Enfeksiyonlardan korunma, dengeli beslenme ve psikososyal destek, tedavi sürecinin önemli parçaları arasında yer alıyor. Çocukların mümkün olduğunca eğitimlerinden, oyunlarından ve sosyal yaşamlarından koparılmaması, yaşam kalitelerinin korunmasına katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı.

İlgili haber: Kış Kapıda: Aktarlarda Bitkisel Ürünlere İlgi Artıyor

Toplumsal dayanışmanın tedaviye olan katkısını vurgulayan Prof. Dr. Hazar, kan, trombosit ve kök hücre bağışlarının hayati önem taşıdığını belirterek, "Lösemiyle mücadelede sağlık çalışanlarının, ailelerin ve toplumun birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor. Gönüllü kan, trombosit ve kök hücre bağışları, ihtiyaç duyan hastaların tedavi süreçlerine önemli katkı sunuyor. Çocuklarımızın tedavi sürecini daha güçlü geçirebilmeleri için toplumsal dayanışmayı artırmalı ve ailelerin bu zorlu süreçte yalnız olmadıklarını hissettirmeliyiz" dedi.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

Çocuklarda Doğuştan Görülen Kasık Fıtığına Karşı Uyarı: Bebeklerde Ölümcül Risk Taşıyor
Sağlık3 dk okuma

Çocuklarda Doğuştan Görülen Kasık Fıtığına Karşı Uyarı: Bebeklerde Ölümcül Risk Taşıyor

Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mithat Günaydın, doğuştan gelen kasık fıtığının zamanında teşhis edilmemesinin bebeklerde ölümcül sonuçlar doğurabileceği konusunda aileleri uyardı. Tedavisi yalnızca cerrahi müdahale ile mümkün olan bu rahatsızlığın, su fıtığı ile karıştırılmaması gerektiği vurgulandı.

Genel Yayın Yönetmeni
02 Kasım 2026 11:34
Midyat Devlet Hastanesi'nde Çocuklara Akülü Araba Sürprizi
Sağlık2 dk okuma

Midyat Devlet Hastanesi'nde Çocuklara Akülü Araba Sürprizi

Mardin'in Midyat ilçesindeki devlet hastanesinde, sünnet öncesi stres yaşayan çocuklar için akülü araba uygulaması başlatıldı. Hemşireler eşliğinde ameliyathaneye götürülen çocuklar, sağlık hizmeti sürecini daha keyifli bir deneyim olarak yaşıyor.

Genel Yayın Yönetmeni
02 Kasım 2026 11:31
Böbrek Hastalarında Bilinçsiz Protein Kısıtlamasının Riskleri
Sağlık3 dk okuma

Böbrek Hastalarında Bilinçsiz Protein Kısıtlamasının Riskleri

Böbrek yükünü azaltmak için uygulanan düşük proteinli diyetlerin, yanlış yönetildiğinde kas kaybı ve malnütrisyon gibi ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunuldu. Uzm. Dr. Sinan Erten, protein alımının hastanın klinik durumuna göre titizlikle belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Genel Yayın Yönetmeni
02 Kasım 2026 11:04
Gebe Hasta Hava Ambulansı ile Van'a Sevk Edildi
Sağlık1 dk okuma

Gebe Hasta Hava Ambulansı ile Van'a Sevk Edildi

Van'ın Bahçesaray ilçesinde tedavi gören 31 haftalık gebe hasta, ileri tetkikler için helikopter ambulansla nakledildi. 28 yaşındaki hasta, SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildi.

Genel Yayın Yönetmeni
02 Kasım 2026 11:01

Bunlari da Okuyun