Çocuklarda Doğuştan Görülen Kasık Fıtığına Karşı Uyarı: Bebeklerde Ölümcül Risk Taşıyor
Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mithat Günaydın, doğuştan gelen kasık fıtığının zamanında teşhis edilmemesinin bebeklerde ölümcül sonuçlar doğurabileceği konusunda aileleri uyardı. Tedavisi yalnızca cerrahi müdahale ile mümkün olan bu rahatsızlığın, su fıtığı ile karıştırılmaması gerektiği vurgulandı.

Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mithat Günaydın, anne karnındaki gelişim sürecinden kaynaklanan ve çocuklarda doğuştan görülebilen kasık fıtığına ilişkin kritik uyarılarda bulundu. Teşhisin gecikmesinin bebeklerde hayati risk oluşturabileceğini belirten Günaydın, kasık bölgesinde meydana gelen şişliklerin önemli bir belirti olduğunu ifade etti. Tedavi edilmeyen vakalarda, erkek çocuklarında bağırsakların, kız çocuklarında ise yumurtalıkların fıtık kesesi içerisinde sıkışabileceğini ve bu durumun ölümcül sonuçlara yol açabileceğini söyledi.
Annelerin, çocuklarının altını değiştirirken kasık bölgesini dikkatle kontrol etmeleri gerektiğini belirten Doç. Dr. Mithat Günaydın, teşhis konulduğu andan itibaren cerrahi operasyonun zorunlu olduğunu vurguladı. Kasık fıtığının kendiliğinden iyileşmediğini hatırlatan Günaydın, süreci şu sözlerle açıkladı: "Çocuk doğmadan önce anne karnındayken yumurtalar karın içerisindedir. Doğuma yakın kasıklardan geçerek torbaya iner. Bu iniş olduktan sonra bir karın zarı kasık kanalını kapatır. Bu zarın kapanması sonucunda fıtık dediğimiz olay meydana gelir. Kasık fıtığı doğuştan oluşan bir hadisedir. Karın içi organlar fıtık kesesi içine girdiği zaman kasık bölgesinde şişlik olur. Daha sonra çocuk rahat hale geldiği zaman kendiliğinden geçer. Ya da bağırsak sıkışır ve o bölgede sert bir yumru oluşur. Bu şekilde fıtık tespit edilebilir. En başta anneler çocuğun altını açtıklarında kasık bölgesini kontrol ederek tespit edebilirler. Fıtığın tedavisi cerrahidir. Kendiliğinden geçen bir hastalık değildir."
İlgili haber: Gebe Hasta Hava Ambulansı ile Van'a Sevk Edildi
Tedavi yöntemlerine değinen Günaydın, geçmişte önerilen kasık bağı gibi yöntemlerin tıbbi bir karşılığı olmadığını belirterek şunları ekledi: "Kasık fıtığı ameliyat edilmezse açık kalan zarın içine karın içi organların girme riski vardır. Öksürme, ıkınma, koşma ve oynama gibi durumlarda erkek çocuklarında bağırsak, kız çocuklarında ise yumurtalık fıtık kesesine girer, sıkışıp kalır ve fıtık boğulması dediğimiz hadise meydana gelir. Bu durum son derece tehlikelidir. Küçük bebeklerde ölümcül olabilir. O yüzden fıtık tespit edildiğinde en kısa zamanda ameliyat edilmelidir."
Kasık fıtığının, halk arasında su fıtığı olarak bilinen hidrosel ile karıştırılmaması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Mithat Günaydın, iki durumun tedavi süreçlerinin farklı olduğunu belirtti. Günaydın, "Açık kalan zardaki açıklık bağırsakların girişine müsaade edecek kadar genişse bu fıtıktır. Açıklık geniş değilse karın içindeki peritoneal sıvı dediğimiz sıvı içeri girer. Bu durumda halk arasında su fıtığı yani hidrosel dediğimiz hadise meydana gelir. İkisinin arasındaki en büyük fark, kasık fıtığının en kısa sürede ameliyat edilmesi gerekirken su fıtığı 1-2 yaşına kadar kendiliğinden kapanıp geçebilir. 2 yaşından sonra kapanmıyorsa su fıtığı da ameliyat programına alınmalıdır" şeklinde konuştu.
İlgili haber: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi'nde Kalp Cerrahisi Kapasitesi Artırılıyor
Ailelerin özellikle bebeklerin altını değiştirirken kasık bölgesini ve testisleri kontrol etmelerinin önemini vurgulayan Günaydın, "Anneler çocuklarının altını açtığı zaman kasık bölgesinde bir şişlik görmüş olup o şişliğin geçtiğini görmesi fıtığın teşhisi için son derece önemlidir. Anne çocuğunun altını açtığında testislerine, kasık bölgelerine dikkat etmeli. İnmemiş testis ve fıtık bu şekilde annelerin dikkati ile yakalanır" ifadelerini kullandı.











Yorum Yap