Prof. Dr. Engin Beksaç'tan Edirne'nin Kırsal Mirası İçin Acil Koruma Çağrısı
Emekli arkeolog ve sanat tarihçisi Prof. Dr. Engin Beksaç, Edirne'nin Osmanlı ve öncesine dayanan kültürel mirasının, özellikle kırsal bölgelerde ciddi bir yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Beksaç, tarihi yapıların ve mezarlıkların korunması için şahsi çıkarlardan uzak, kapsamlı bir kültür politikasının uygulanması gerektiğini vurguladı.

Emekli arkeolog ve sanat tarihçisi Prof. Dr. Engin Beksaç, Edirne'nin Osmanlı dönemi ve öncesine uzanan zengin kültürel mirasının, özellikle kırsal alanlarda ağır tahribata uğradığını ifade ederek tarihi yapıların ve mezarlıkların korunması için çağrıda bulundu. Kentin yalnızca Osmanlı döneminden ibaret olmadığını, çok daha köklü bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Beksaç, kültürel mirasın korunması sürecinde kişisel hesaplaşmaların ve çıkarların ötesinde, bütüncül bir kültür politikasının yürütülmesinin şart olduğunu dile getirdi.
Kırsal bölgelerdeki Osmanlı dönemine ait han, hamam, saray ve dergâh kalıntıları ile mezarlıkların zamanla tahrip edildiğini ve bir kısmının tamamen silindiğini belirten Beksaç, bu değerleri korumanın sadece geçmişe sahip çıkmak değil, aynı zamanda gelecek nesillere karşı toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
İlgili haber: Tophane'deki Tarihi Bizans Galerileri İçin Restorasyon ve Kazı Çalışmaları Başladı
Edirne'nin tarihi önemine değinen Prof. Dr. Engin Beksaç, "Şimdi Edirne aslında çok önemli bir şehir. Yani sadece Osmanlı değil, onun Edirne’nin bir Osmanlı öncesi de var. Çok daha önceki süreçlere giden bir geçmişi var Edirne’nin. Fakat Edirne genellikle şahsi bazı ilgisizlikler ve bunun yanında şahsi hesaplaşmalar için kurban edilmiş bir şehir olarak karşımıza çıkıyor" dedi.
Tahribatın merkezden ziyade kırsalda yoğunlaştığını ifade eden Beksaç, "Çok enteresan bir politika var Edirne’de. Bunların hepsi merkezde toparlanmış durumda veya büyük yerleşmelerde. Esas büyük facia kırsal kesimde karşımıza çıkıyor. Yani bundan yaklaşık 20 yıl önce bizim kırsal kesimde tespit etmiş olduğumuz pek çok mezarlık ve diğer Osmanlı kültürel mirası şu anda yok oldu veya yok olmak üzere. Kırsal kesimde çok sayıda hamam, saray, han ve dergâh kalıntısı kendi haline terk edilmiş durumda" şeklinde konuştu.
Özellikle mezarlıklar ve hamamlardaki yıkıma dikkat çeken Beksaç, "En acı tahribatı biz hamamlar ve Osmanlı mezarlıklarında görebiliyoruz. Özellikle Osmanlı kara taşlı mezarlıkları her geçen gün sökülerek tarla sürülme bahanesiyle de kurban ediliyor. Merkezde bile sorunlar var. Defalarca haber yaptığımız, defalarca belirttiğimiz pek çok türbeden, yatırdan geriye kalan hiçbir şey yok" ifadelerini kullandı.
İlgili haber: Manavgat Belediyesi Lyrbe Antik Kenti Kazılarına Destek Veriyor
Kültürel mirası korumanın bir vefa borcu olduğunu belirten Prof. Dr. Engin Beksaç, "Edirne’deki en büyük sorun şahsi çıkarlardan uzak bir gerçek kültür politikasının izlenmesi, vatandaşın birbirine duyduğu kinleri de birbirine yansıtmadan kültürel mirasa sahip çıkmamız. Bu bize bırakılmış olan ecdad yadigârıdır ve bunları korumak sadece geçmişe değil, geleceğe karşı olan bir borcun ödenmesinden başka bir şey değildir. Bunun bilinciyle hareket etmek, milli şuura sahip çıkmak, ataya saygı duymak bizim için en önemli borçtur, görevdir" diyerek sözlerini tamamladı.











Yorum Yap