Özel, Mansur Yavaş’ı aday yapar mı?

Son dönemde her seçim çok bilinmeyenli bir denkleme dönüştü. İkinci tura kalmadan açık ara farkla iki adaylı, iki partili bir seçim artık çok zor... Geçen seçimde 6'lı masalar oluşmasına rağmen küçük milliyetçi bir çevrenin adayı olan Sinan Oğan seçimi ikinci tura bırakmayı başar
Son dönemde her seçim çok bilinmeyenli bir denkleme dönüştü. İkinci tura kalmadan açık ara farkla iki adaylı, iki partili bir seçim artık çok zor... Geçen seçimde 6'lı masalar oluşmasına rağmen küçük milliyetçi bir çevrenin adayı olan Sinan Oğan seçimi ikinci tura bırakmayı başardı. Bugün durum geçen seçime göre daha belirsiz... Kaç adaya çıkacağını bile kestirmek zor. Kilit isim ise kaç yıldır siyaseten hiçbir şey söylemediği hâlde, "kazanacak" aday diye pompalanan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş... Yavaş, CHP'den istifa edip bağımsız kaldı. İrtifa kaybetmeye başlayan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel de bu fırsatı kaçırmayıp "sahiplendiğine dair" bir selam gönderdi: "Mansur Yavaş gibi bir siyasetçinin, seçimsiz gelmiş, iktidar tarafından atanmış butlan yönetiminin kaprisleriyle terbiye edilmesi, oranın siyasetine alet edilmesi söz konusu olamaz." Aslında Özel açısından değişen bir şey yok. Bugüne kadar İmamoğlu'yla hatta kendisiyle kıyaslandığında nasıl üvey evlat muamelesi çektiyse yine aynı yerde duruyor ve Yavaş'ı Yeni Parti'nin kapsama alanında tutma siyaseti izliyor. Kapısını aralıyor ama açmıyor. Çünkü Yeni Parti, Özgür Özel ve İmamoğlu partisidir. O parti üzerinden Mansur Yavaş'ın cumhurbaşkanı adayı olmasını en başta İmamoğlu istemez. Özgür Özel de Yeni Parti'nin tek hâkimi olarak cumhurbaşkanı adayı olacağı için istemez. Ama Yavaş'a da sürükleyeceği seçmen ve küçük milliyetçi partileri getirme potansiyeli nedeniyle ihtiyacı var. Son ana kadar Yavaş'a sahip çıkmayı sürdürecek. Tıpkı iki santrfor hikâyesini sürdürdüğü gibi. Özel ve ekibinin şöyle bir gerekçeleri daha var: "Yavaş, Yeni Parti'nin adayı olduğunda DEM Parti seçmeninden oy alamayız." Herhâlde Yavaş da CHP'yi şaibeli kurultayla ele geçiren, Bizans oyunlarıyla kendisini bile oyalayan ekibin bu hesabını görüyor ve ona göre bir hazırlık yapıyor. Seçime daha çok var ama bu, Ankara kulislerinde her gece farklı bir senaryo kurulmasını engellemiyor. Yavaş'ın bir gün Yeni Parti'ye, bir gün AK Parti'ye geçeceği, bir başka gün ise bağımsız kalacağı konuşuluyor. Aslında Türkiye'nin küresel yürüyüşü açısından milliyetçi bir aktör olarak Yavaş'ın olması gereken yer Cumhur İttifakı. Ama onun bugüne kadarki tavrı, bu küresel yürüyüşün pek de farkında olmadığını gösteriyor. Böyle bir tavrı hayli şaşırtıcı olur. Bu arada birilerinin hâlâ Yavaş'ın "müdebbir" yani ihtiyatlı bir siyasetçi olarak gemiyi -bu hangi gemi ya da partiyse- kazaya belaya uğratmadan bir limana ulaştıracağına inanıyor olması da bir hayli ilginç... Gerçeğin ne olacağını şimdiden kestirmek zor. Ama Yavaş'ın eninde sonunda içinde ukde kalmasın diye birkaç milliyetçi partinin desteğiyle cumhurbaşkanı adayı olması çok daha güçlü görünüyor. DEM Parti kendi adayını çıkarır mı bilemem ama Başkan Erdoğan, Özgür Özel ve Mansur Yavaş'lı bir seçim olacağı güçlü bir ihtimal.
Fon skandalının arka planında küresel finans merkezinin ne kadar etkisi var bilinmez ama içerideki felaket tellalları yine harekete geçti ve fon skandalı üzerinden de siyaset devşirmeye kalktılar. Bu skandaldan da tıpkı 6 Şubat depremi gibi siyasete bir şey çıkmaz. Olay daha çok borsa ve para piyasasının işleyişiyle ilgili. Olayın sıcaklığı devam ederken finans uzmanı Metin Yüksel'le konuştum. Sürecin aslında 2021 yılında fon sisteminin parayı borsaya yönlendirmek amacıyla başlatıldığını ama kötüye kullanıldığını söylüyor. Bir getiri fetişizmi oluşturulduğunu belirtiyor ve şöyle diyor: "Ben bunları o zaman kostümlü foncular olarak niteledim. Eskiden piyasada olan kişilerin fon adı altında birtakım manipülatif işler yaptıklarını, bir Çin Duvarı olmadan bunun yapılmasının gelecekte sakıncalara yol açacağını söyledim." Sonra da skandalın püf noktasına dikkat çekti: "İşin başındaki 11 kişiden söz ediliyor. Hem para piyasası hem fon ellerinde hem de karar verici onlar. Bu 11 kişi bir süre sonra 43 bin kişiye çıkıyor. Akıl almaz bir yükseliş yaşanıyor. Aylık bazda rakamlar uçuyor. 4 bin kat yukarı çıkıyor. Bu kısırdöngü daha fazla gidemezdi. Bu matematiğin sürmesi için satışı yapanların parasının fonda kalması gerekirdi. İşte o paralar fonda kalmadı, yatlara, katlara, lüks arabalara ya da başka yerlere gitti." Bir ucunda açgözlülük, diğer ucunda çıkar ortaklığı var.
İlgili haber: Beylikdüzü Belediyesindeki Şüpheli Ölümün Ardından Yıllar Sonra Gelen İtiraf ve Suçlamalar
İlgili haber: Şanlıurfa TEKNOFEST Güneydoğu İçin Geri Sayımda










Yorum Yap