Meme Kanseri Tedavisinde Hasta Konforunu Artıran Modern Cerrahi Yöntemler
Prof. Dr. Gürsel Remzi Soybir, meme kanseri cerrahisinde kullanılan robotik, endoskopik, onkoplastik cerrahi ve kriyoablasyon gibi yenilikçi yöntemleri açıkladı. Erken tanı ve kişiye özel tedavi planlamasıyla hastalığın tamamen iyileştirilebildiği vurgulandı.

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 2,4 milyon, Türkiye'de ise 30 bine yakın kadına meme kanseri teşhisi konuluyor. Erken teşhis ve doğru tedavi stratejileriyle hastalığın tamamen tedavi edilebilmesi umut verici bir tablo çiziyor. Prof. Dr. Gürsel Remzi Soybir, meme kanseri cerrahisinde uygulanacak yöntemin; hastalığın evresi, tümörün karakteristik özellikleri ve hastanın genel sağlık durumu gözetilerek belirlendiğini ifade etti. Güncel tedavi seçenekleri arasında robotik cerrahi, dondurarak tedavi (kriyoablasyon), endoskopik cerrahi ve onkoplastik cerrahi gibi modern yaklaşımlar yer alıyor.
Tek portlu robotik cerrahinin avantajlarına değinen Prof. Dr. Gürsel Remzi Soybir, "Robotik cerrahi teknolojileri, farklı cerrahi branşların ardından meme cerrahisinde de kullanılmaya başladı. Özellikle tek portlu robotik cerrahi, dar alanlarda sağladığı teknik kolaylık ve yüksek görüntü netliği ile meme cerrahisinde tercih edilen yeni teknolojiler arasında yer almaktadır. Tek port üzerinden gerçekleştirilen cerrahi ile daha küçük bir girişten meme dokusunun çıkarılabilmektedir. Zor ulaşılan alanlara robotik sistem ile kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Robotun sunduğu yüksek görüntü netliği ve büyütülmüş görüntü, cerrahın dokuları daha ayrıntılı değerlendirmesine ve hassas cerrahi işlemleri daha kontrollü gerçekleştirmesine imkan vermektedir" dedi. Soybir, robotik cerrahinin daha küçük yara, az kanama ve düşük doku hasarı sağladığını, bunun da daha az ağrı ve iyi kozmetik sonuçlarla hastanın erken taburcu olmasına imkan tanıdığını belirtti. Ayrıca, robotun işlemi kendi başına yapmadığını, cerrahın konsol üzerinden kontrolü sağladığını ve bu yöntemin her hasta için uygun olmadığını, tümör özellikleri ve sağlık durumuna göre seçilmesi gerektiğini ekledi.
İlgili haber: Diyarbakır'da Kamyon ve Taksi Çarpıştı: 1 Yaralı
Endoskopik cerrahinin iyileşme sürecine etkilerini anlatan Prof. Dr. Gürsel Remzi Soybir, "Bu teknikte küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletler yardımıyla meme dokusu görüntülenmekte ve ameliyat gerçekleştirilmektedir. Cerrah, monitöre yansıyan görüntüler eşliğinde gerekli cerrahi işlemleri tamamlamaktadır. Uygun hastalarda daha küçük kesilerle gerçekleştirilebilen endoskopik meme cerrahisi, yara izlerinin azaltılmasına ve ameliyat sonrası iyileşme sürecinin daha konforlu geçirilmesine katkı sağlamaktadır. Meme kanserinde cerrahi yöntemin belirlenmesinde tümörün boyutu ve yerleşimi, hastalığın evresi ve meme dokusunun özellikleri dikkate alınmaktadır. Endoskopik meme cerrahisi de bu değerlendirmeler doğrultusunda tercih edilebilen yöntemler arasında yer almaktadır" şeklinde konuştu.
Kriyoablasyon yani dondurarak tedavi yöntemi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Gürsel Remzi Soybir, "Bu yöntemde görüntüleme eşliğinde hedeflenen dokuya özel bir prob yerleştirilmekte ve çok düşük sıcaklıklarla dokudaki hücreler dondurularak tahrip edilmektedir. Önceleri bazı iyi huylu meme kitlelerinde kullanılan bu yöntem, artık seçilmiş meme kanserli hastalarda da tedavi seçenekleri arasında yer almıştır. Erken evre meme kanserinde de belirli şartlarda tedavi amaçlı gündeme gelen kriyoablasyonun kullanımı; tümörün özellikleri, hastanın genel sağlık durumu ve eşlik eden tedavi ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmektedir. İşlemin lokal anestezi altında ve küçük bir girişimle yapılabilmesi, ayrıca önemli bir tercih sebebi olmaktadır" ifadelerini kullandı.
İlgili haber: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nde Güneş Enerjisi Dönemi Başladı
Onkoplastik cerrahinin estetik katkılarına dikkat çeken Prof. Dr. Gürsel Remzi Soybir, "Meme kanseri cerrahisinde hedef yalnızca tümörün uygun cerrahi sınırlarla çıkarılması değil, aynı zamanda memenin doğal görünümünün de korunmasıdır" diyerek, onkoplastik cerrahinin kanser cerrahisi ile plastik cerrahi tekniklerini birleştirdiğini belirtti. Bu yaklaşım sayesinde tümör onkolojik güvenlik ilkelerine göre çıkarılırken, kalan meme dokusu hastanın isteğine göre yeniden yapılandırılıyor ve ameliyat öncesi mevcut olan bazı şekil bozukluklarının düzeltilmesine olanak sağlanıyor. Cerrahi planlama sürecinde tümörün özellikleri ve çıkarılacak doku miktarı temel kriterler olarak belirleniyor.











Yorum Yap