Kütahya'da Tespih Tutkusu Ek Gelire Dönüştü
Torununun isteğiyle tespih koleksiyonculuğuna başlayan emekli Muammer Ay, 2 bini aşkın parçaya ulaştığı hobisini antika pazarında ticarete döktü. Ay, piyasadaki fiyat dengesizliklerine dikkat çekerek tüketicileri bilinçsiz alışveriş konusunda uyardı.

Kütahya'da yaşayan emekli Muammer Ay, torununun tespihlere olan ilgisi sayesinde başladığı hobiyle zaman içerisinde 2 bini aşan geniş bir koleksiyon oluşturdu. Başlangıçta tespih çekmeye ilgi duymayan Ay, torununun talepleri üzerine bu ürünleri incelemeye ve biriktirmeye başladı. Koleksiyonunun hacmi artınca antika pazarında tezgâh açan Ay, bu uğraşı hem emeklilik döneminde bir meşgale hem de aile bütçesine katkı sağlayan bir ek gelir kapısına dönüştürdü. Ürünlerini belirli bir kâr marjıyla satışa sunduğunu belirten Ay, tespihlerin sadece bir aksesuar olmadığını; kimileri için ibadet sonrası dua aracı, kimileri için sabır ve rahatlama yöntemi, kimileri içinse bir hobi olduğunu ifade etti. Ayrıca tespih çekmenin parmak uçlarına masaj yapma özelliği taşıdığını ve koleksiyonculukla birlikte bu ürünlere olan ilginin farklı bir boyuta ulaştığını dile getirdi.
Tespih piyasasındaki fiyatlandırmalar konusunda uyarılarda bulunan Muammer Ay, ürünlerin gerçek değerinin çok üzerinde satılabildiğini savundu. Malzeme, yaş ve işçiliğin maddi değeri belirleyen temel unsurlar olduğunu vurgulayan Ay, yeterli bilgiye sahip olmayan kişilerin mağduriyet yaşayabileceğini belirtti. Piyasada aynı ham maddeden üretilen ürünlerin farklı satıcılar tarafından çok farklı fiyatlarla sunulduğunu söyleyen Ay, vatandaşların sadece satıcı beyanına güvenmemesi gerektiğini vurguladı. "500 liralık tespih 15 bin liraya satılabiliyor" diyerek piyasadaki uçuruma dikkat çeken Ay, bir müşterisinin 500 lira değerindeki bir malzeme için 13 bin 500 lira ödediğini anlattığını aktardı.
İlgili haber: Diyarbakır’da doğa tutkunları yürüyüş etkinliğinde buluştu
Bazı satıcıların yeni üretim tespihleri Osmanlı dönemi veya antika ürünler gibi tanıtabildiğini öne süren Ay, ürün geçmişinin mutlaka araştırılması gerektiğini kaydetti. "Her eski görünümlü tespih Osmanlı dönemi ürünü değil" diyerek, özellikle 1900'lerin başında geliştirilen ve endüstriyel alanlarda kullanılan bakalit malzemenin tespih üretiminde de yer aldığını, ancak bu ürünlerin tarihî geçmişi hakkında yanlış bilgiler verilebildiğini anlattı. Sıkma tespihlerin de endüstriyel malzemelerden üretildiğini, zamanla renk değiştirip yaşlandıklarını ancak bu durumun tek başına Osmanlı dönemine ait olduğunun kanıtı sayılamayacağını belirtti. Gerçek Osmanlı dönemi tespihleri için kuka, fildişi ve doğal reçineden yapılan damla tespihleri örnek gösteren Ay, tarihî değerin belirlenmesinde malzeme ve geçmişin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
İlgili haber: Denizli'nin Yaban Hayatı Fotokapanlarla Kaydedildi
Kendi satış stratejisini paylaşan Muammer Ay, tespihleri 150 liradan başlayıp bin liraya kadar olan fiyatlarla sattığını, yüksek fiyatlı ürün ticaretine girmediğini ve temel amacının hobisini sürdürürken aile bütçesine destek olmak olduğunu ifade etti.











Yorum Yap