Konya'da Organ Bağışı Farkındalık Buluşması: Binlerce Hasta Umut Bekliyor
Konya Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen etkinlikte, organ nakli bekleyen hastalar, bağışçı aileleri ve nakil sonrası hayata tutunanlar bir araya geldi. Programda, Türkiye genelinde 33 bin kişinin organ nakli beklediği vurgulanarak kadavradan bağışların artırılması için çağrı yapıldı.

Konya Şehir Hastanesi Organ Nakli Bölümü'nün organize ettiği "Organ Bağışı Hayat Kurtarır" programı, organ nakli bekleyen hastaları, organlarını bağışlayan aileleri ve nakil sayesinde sağlığına kavuşan kişileri aynı platformda buluşturdu. Etkinlik kapsamında organ bağışının kritik önemi üzerinde durulurken, özellikle beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılan bağışların artırılmasına yönelik toplumsal farkındalık mesajları verildi. Programa Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, Antalya Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Nejat Huni, Konya Şehir Hastanesi Organ Nakil Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Akif Yazar'ın yanı sıra çok sayıda sağlık çalışanı ve hasta katıldı.
Kadavradan yapılan nakillerde başarı oranını artırmak için vatandaş desteğinin şart olduğunu belirten İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, "Şu anda ülkemizde organ nakli bekleyen 33 bin hastamız var. Bunların 26 bini böbrek nakli bekliyor. Peki, bu hastalar neyi bekliyor dersek bir dokunuşu, bir cana can katılmayı bekliyor. Biz burada cana can katabilir miyiz, kadavradan nakilleri artırabilir miyiz, halkımızı bilinçlendirebilir miyiz, bugün bunun için buradayız. Biz 26 bin böbrek nakli bekleyen hastamızı nasıl diyalizden kurtarırız, haftada üç gün, bazen dört günü bulan diyaliz seanslarından nasıl kurtarırız bunun için buradayız. Biz bugün cana can katmak için buradayız. Halkımızı bilinçlendirmek, bu konuda başımıza gelmeden insanların derdine derman olmak, derdine derman olduktan sonra da böyle bir durumun başımıza gelmemesi için dua etmek amacıyla buradayız. Aslında canlı nakillerde dünya birincisiyiz. Biz canlıyken birbirimizin canına can katıyoruz. Bu konuda çok iyi bir milletiz. Canımızı bile yakınımıza verebiliyoruz. Ancak nedense kadavradan nakillerde, yani beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılan nakillerde aynı başarıyı gösteremiyoruz. İnsanlara derdimizi anlatabilir, bu konudaki bağışları artırabilirsek dünyada önemli bir yere gelebiliriz asıl derdimiz bu" şeklinde konuştu.
İlgili haber: Antalya'da Muhtarlara Organ Bağışı Farkındalık Eğitimi Verildi
Beyin ölümü vakalarındaki artışa dikkat çeken Doç. Dr. Yusuf Yavuz, 2024 ve 2025 yıllarında 50 vaka tespit ettiklerini, 2026 yılının Kasım ayına kadar ise bu sayının 87'ye yükseldiğini ifade etti. Yavuz, "Yani beyin ölümü vakalarında neredeyse iki katına yakın bir artış yaşandı. Fakat biz bunu bağış konusunda ikna kabiliyetimize yansıtamıyoruz. Halkımızı ikna edemiyoruz. Biz kadavradan, yani artık beyin ölümü gerçekleşmiş hastalardan organ nakli yapıyoruz. Biz beyin ölümünü tespit ediyoruz. Ancak bundan sonraki süreçte iş, halkımıza düşüyor. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hastalarımızın organ bağışı konusunda önceden beyanı varsa organlarını alabiliyoruz. Ancak böyle bir beyan yoksa organlarını alamıyoruz. 2025 yılında bir yönetmelik çıktı. Bu yönetmelik bize şunu söylüyor: e-Nabız üzerinden, e-Devlet’e girerek organlarımızı kendimiz bağışlayabiliyoruz tüm halkımızı organ bağışına davet ediyoruz" dedi.
İlgili haber: Genç Emre'nin Organları İki Hastaya Yeni Bir Hayat Verdi
Etkinlikte, 19 yaşındaki oğlunu beyin kanaması nedeniyle kaybeden ve organlarını bağışlayarak üç kişiye yaşam şansı veren Ali Temizer de duygularını paylaştı. Temizer, "Vefatından bir ay öncesine kadar bütün değerleri normaldi. Birdenbire evde beyin kanaması geçirdi. Ben de evdeydim aynı zamanda ilk yardım sertifikam var, ilk yardım biliyorum. Kendi çocuğuma kalp masajı yapmam gerekti. Böyle bir deneyimi ilk defa yaşamış oldum. Yaklaşık 9 dakika boyunca kalp masajına devam ettim. Sonra ambulans geldi sonraki süreçte tedavisi Şehir Hastanesi’nde devam etti. Hocalarımız sağ olsun, kalbi çalıştırmak için 1 buçuk saat uğraştılar. Kalp çalıştıktan sonra MR ve tomografi çekildi. Bu süreçte zaten beyin kanaması olduğu ortaya çıktı. Zorunlu süre olan 48 saati bekleyeceğimiz, uyandırmayı deneyecekleri söylendi. Ancak evladımız uyanamadı. Daha sonra yoğun bakımın reanimasyon bölümündeki hocalarımız bizimle iletişime geçti. Bize, ’Böyle bir durumumuz var hastamızın beyin ölümü gerçekleşti. Organ bağışında bulunmak ister misiniz’ diye sordular. Biz de içtenlikle, ’Bulunuruz’ dedik. Eşimle özellikle birlikte istişare ettik. Çocuğumuz doğduğu günden beri başka hastalıklarla da mücadele etti. Biz bunları da gördüğümüz için çocuğumuzun çok acı çektiğine şahit olduk. 19 yaşındaydı. 19 yaşına kadar belki de bir insanın ömrüne sığdıramayacağı kadar acılar çekti. Biz de başka insanlara umut olalım düşüncesiyle böyle bir karar verdik. İşlemimizin gerçekleştiği daha sonra organ nakil koordinatörlüğü tarafından bize iletildi. Üç hastaya umut olduğumuzu öğrendik" ifadelerini kullandı. Oğlunun organları sayesinde üç kişinin hayata tutunmasının kendilerini mutlu ettiğini belirten anne Ülkü Hanım da sürece destek verdi.











Yorum Yap