Son Dakika

02.11Datça (Muğla)'da 5.1 büyüklüğünde deprem04.10Sumbas (Osmaniye)'de 5.2 büyüklüğünde deprem24.09Karaköprü (Şanlıurfa)'da 5.4 büyüklüğünde deprem23.09Yeniden Refah’ın Fedakâr Neferi Ahmet Sivritepe’den Örnek Seferberlik: Hasta Yatağında Kargocuyu, Trafikte Sürücüyü Üye Yaptı!21.09Saimbeyli (Adana)'da 5.0 büyüklüğünde deprem11:40Demiryolu altyapısına 350 milyon euroluk dev destek11:37Adana'da 14 Katlı Binanın İstinat Duvarı Çökmek Üzere: Vatandaşlar Tedirgin11:37Büyükçekmece'de Yol Verme Kavgası Kanlı Bitti: Servis Şoförü Bıçaklandı11:37Brezilya'da Şiddetli Kasırga Havalimanını Vurdu: Uçuşlar Belirsiz Süreli Durduruldu11:37Bolvadin'de Okul Yöneticilerine Yönelik '2. Yönetici Akademileri' Programı Düzenlendi11:37Niğde'de Özel İhtiyaçlı Bireyler Gastronomi Kursuyla Sosyalleşiyor11:37Çamardı Foto Safari 2026 Yarışmasının Kazananları Belli Oldu11:37Organ Bağışı ile Yeni Bir Yaşam Mümkün11:37Cumayeri'nde Kurumlar Arası Voleybol Turnuvası'na Belediye Spor Damga Vurdu11:13YENİ Parti Genel Başkanı Özel, Bülent Ecevit’i anma törenine katıldı
Sağlık

Disleksi Hakkındaki Yanlış Bilgiler Çocukların Gelişimini Olumsuz Etkiliyor

Genel Yayın Yönetmeni5 Kasım 2026 11:100 görüntülenme4 dk okuma

Dr. Öğr. Üyesi Fırat Öz, disleksinin bir zekâ geriliği veya tembellik olmadığını, nörobiyolojik temelli bir öğrenme bozukluğu olduğunu vurguladı. Erken farkındalık ve doğru müdahalelerin, çocukların hem akademik başarısı hem de psikososyal gelişimi için kritik önem taşıdığı belirtildi.

Disleksi Hakkındaki Yanlış Bilgiler Çocukların Gelişimini Olumsuz Etkiliyor

Çocukluk döneminde görülen nörogelişimsel bir öğrenme bozukluğu olan disleksinin doğru yönetilebilmesi için erken farkındalık, isabetli değerlendirme ve bütüncül bir yaklaşım sergilenmesi büyük önem taşıyor. Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Fırat Öz, 1-8 Kasım Disleksi Farkındalık Haftası kapsamında yaptığı açıklamalarda, disleksinin genel zihinsel kapasiteden bağımsız olarak geliştiğini, yazılı dilin edinilmesi ve işlenmesindeki güçlüklerle kendini gösterdiğini ifade etti.

Disleksiyi, "Kelimeleri doğru ve akıcı biçimde tanıma, çözümleme, okuma hızı ve yazım becerilerinde güçlüklerle karakterize, nörobiyolojik temelli bir öğrenme bozukluğu" şeklinde tanımlayan Dr. Öğr. Üyesi Fırat Öz, şunları söyledi: "Araştırmalar, disleksinin özellikle fonolojik işlemleme, harf-ses ilişkilerinin kurulması ve kelimelerin otomatik olarak tanınması süreçlerindeki farklılıklarla ilişkili olduğunu göstermektedir. Disleksi çocukluk çağında sık karşılaşılan, bilimsel olarak tanımlanmış ve kapsamlı biçimde araştırılmış bir nörogelişimsel durumdur. Uygun, sistematik ve bireyselleştirilmiş eğitsel müdahalelerle okuma becerilerinde anlamlı gelişmeler sağlanabilmektedir."

İlgili haber: Antalya'da Muhtarlara Organ Bağışı Farkındalık Eğitimi Verildi

Ailelerin yoğun kaygı yerine erken farkındalık ve zamanında destek mekanizmalarına odaklanmasının daha yararlı olacağını belirten Öz, fark edilmeyen öğrenme güçlüklerinin akademik ve psikososyal açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceği konusunda uyardı. Öz ayrıca, özgül öğrenme bozuklukları kapsamında yazılı anlatım güçlüğü olan disgrafi ve matematiksel beceri sorunları ile seyreden diskalkulinin de yer aldığını hatırlattı.

Disleksinin toplumda sıklıkla zihinsel yetersizlik, tembellik veya ilgisizlik ile karıştırıldığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Fırat Öz, "Oysa güncel bilimsel veriler bu yaklaşımları desteklememektedir. Disleksisi olan bireylerin bilişsel profilleri heterojendir; sözel ifade, üretkenlik, görsel düşünme ve problem çözme gibi farklı alanlarda güçlü yönlere sahip olabilirler" dedi.

Harfleri ters yazmanın tek başına ayırt edici bir belirti olmadığına dikkat çeken Öz, okuma-yazma sürecinin ilk yıllarında bu durumun sık görülebileceğini, asıl önemli olanın bu durumun beklenen süreden sonra da devam edip etmediği ve okuma akıcılığını etkileyip etkilemediği olduğunu belirtti. Türkçe'de güçlüğün genellikle ters yazmaktan ziyade okuma hızı ve akıcılığında ortaya çıktığını ifade eden Öz, şu uyarılarda bulundu: "Bir yandan disleksinin tek bir belirtiye, örneğin harf ters yazmaya indirgenmesi ya da güçlüğün ‘tembellik’ veya ‘isteksizlik’ olarak yorumlanması, gerçek bir öğrenme güçlüğünün fark edilmesini geciktirebilir. Bunun yanı sıra çocuğa yönelik ‘çabasız’ ya da ‘yetersiz’ gibi yargılar, akademik güçlüklere ek olarak olumsuz benlik algısının gelişmesine, özgüven kaybına ve okul yaşantısının olumsuz etkilenmesine yol açabilir. Bu nedenle yanlış inanışların düzeltilmesi, çocuğun doğru zamanda fark edilmesi ve doğru biçimde desteklenmesi açısından önemlidir."

İlgili haber: Genç Emre'nin Organları İki Hastaya Yeni Bir Hayat Verdi

Erken dönem belirtilerine ilişkin bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Fırat Öz, okul öncesi dönemde kesin tanı koymak zor olsa da bazı risk göstergelerinin fark edilebileceğini söyledi. Bu göstergeler arasında konuşmanın gecikmesi, kelime bulma zorlukları, sesleri ayırt etmede güçlük, harf ve renk adlarını öğrenmede zorlanma, sıralı bilgileri akılda tutamama ve ailede benzer bir öykünün bulunması yer alıyor. İlkokul birinci ve ikinci sınıflarda ise harf-ses ilişkisini kurmada zorlanma ve yaşıtları akıcı okumaya geçerken heceleyerek okuma gibi belirtilerin öne çıktığını ekledi.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

Organ Bağışı ile Yeni Bir Yaşam Mümkün
Sağlık3 dk okuma

Organ Bağışı ile Yeni Bir Yaşam Mümkün

Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik, organ bağışının böbrek yetmezliği çeken hastalar için hayati önem taşıdığını vurguladı. Toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Çelik, beyin ölümü ile koma arasındaki farkın doğru anlaşılmasının önemine dikkat çekti.

Genel Yayın Yönetmeni
05 Kasım 2026 11:37
Konya'da Organ Bağışı Farkındalık Buluşması: Binlerce Hasta Umut Bekliyor
Sağlık4 dk okuma

Konya'da Organ Bağışı Farkındalık Buluşması: Binlerce Hasta Umut Bekliyor

Konya Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen etkinlikte, organ nakli bekleyen hastalar, bağışçı aileleri ve nakil sonrası hayata tutunanlar bir araya geldi. Programda, Türkiye genelinde 33 bin kişinin organ nakli beklediği vurgulanarak kadavradan bağışların artırılması için çağrı yapıldı.

Genel Yayın Yönetmeni
05 Kasım 2026 11:10
Bu tırda 3 kadına meme kanseri tanısı konuldu
Sağlık2 dk okuma

Bu tırda 3 kadına meme kanseri tanısı konuldu

Bilecik’te Mobil Kanser Tarama Aracı erken teşhis için ilçe, ilçe köy, köy dolaşarak, bu yıl 3 kadına meme kanseri tanısı konuldu. Bilecik İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Mobil Kanser Tarama Aracı, vatandaşlara yerinde kanser tarama hizmeti sunmaya devam ediyor. 2026 yılında gerçekleştirilen mamografi taramaları sonucunda ileri tetkike yönlendirilen 83 kadından 3’üne meme kanseri tanısı konuldu. "2 bin 6 kişiye kanser ve kanser taramaları hakkında eğitim verildi" İl Sağlık Müdürü Fer

Genel Yayın Yönetmeni
05 Kasım 2026 10:51
Medical Point’te organik tarım buluşması
Sağlık3 dk okuma

Medical Point’te organik tarım buluşması

İEÜ Medical Point Hastanesi, sağlık ve organik tarım dünyasını aynı platformda buluşturarak koruyucu sağlık anlayışına farklı bir perspektif kazandırdı. "Topraktan Sağlığa" adlı seminerde toprağın korunması, sürdürülebilir tarım, güvenilir gıda ve insan sağlığı arasındaki ilişki disiplinler arası bir yaklaşımla ele alındı. Tarım ve Orman Bakanlığının, Organik Tarımın Yaygınlaştırılması ve Kontrolü Projesi kapsamında düzenlenen "Topraktan Sağlığa" semineri İEÜ Medical Point Hastanesi ev sahipliği

Genel Yayın Yönetmeni
05 Kasım 2026 10:48

Bunlari da Okuyun