Kızının Fedakarlığı Hayata Bağladı: 5 Yıllık Siroz Mücadelesi Mutlu Sonla Bitti
Antalya'da siroz teşhisi konulan 60 yaşındaki Hasibe İlhan, Avustralya'da eğitim gören 27 yaşındaki kızı Gökçem İlhan'ın karaciğer bağışıyla sağlığına kavuştu. Yaklaşık bir yıl önce gerçekleştirilen nakil operasyonuyla hayata tutunan anne, organ bağışının önemine dikkat çekti.

Antalya'da yaşayan emekli anestezi teknisyeni Hasibe İlhan (60), yaklaşık 5 yıl önce karın bölgesinde meydana gelen şişlik şikayetiyle gittiği hastanede siroz teşhisi aldı. Başlangıçta ilaçla tedavi edilen İlhan'ın durumunun iyileşmemesi üzerine doktorlar karaciğer nakli yapılmasına karar verdi. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Arif Aslaner ve ekibine başvuran İlhan, önce kadavradan organ nakli sırasına alındı. Ancak sağlık durumunun hızla kötüleşmesi üzerine canlı verici arayışına geçildi.
Annesinin durumunu öğrenen ve o dönem Avustralya'da eğitimine devam eden 27 yaşındaki Gökçem İlhan, karaciğerini bağışlamak amacıyla Türkiye'ye geldi. Yapılan tetkiklerin ardından, yaklaşık bir yıl önce Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirilen ameliyatla Gökçem İlhan'dan alınan karaciğer dokusu annesine nakledildi.
İlgili haber: Sık Ağrı Kesici Kullanımı Baş Ağrılarını Kronik Hale Getirebilir
Hastalık sürecinin zorluklarını anlatan Hasibe İlhan, tedaviye yanıt vermeyen dördüncü yılında ciddi sağlık sorunları yaşadığını belirtti. Karın bölgesinde 10 ila 15 litre sıvı birikmesi nedeniyle nefes almakta zorlandığını ifade eden İlhan, "Nakil kararı verildiği zaman ciddi bir potasyum yüksekliği yaşadım. Amonyağım yükselmişti. Bilinç kaybına uğradım. Ciddi bir bilinç kaybı oldu" şeklinde konuştu.
Süreç boyunca iki çocuğunun da yurt dışında olduğunu belirten İlhan, kadavradan organ beklediği dönemde bir kez çağrıldığını ancak organın daha acil olan başka bir hastaya verildiğini anlattı. Bu durumun kendisini çok üzdüğünü ifade eden İlhan, "Bunu öğrendiğim an gerçekten yıkıldım, çok üzüldüm. Ardından yaklaşık 6-7 ay daha kadavradan organ nakli bekledim. Bu süreçte, hayatını kaybeden bazı kişilerin organlarının, beden bütünlüğü bozulmasın düşüncesiyle bağışlanmadığını gördüm. Oysa organları bağışlanabilecek çok sayıda kişi olduğunu düşünüyordum" dedi.
Kendisinin de yaklaşık 30 yıl önce, kayıtların henüz kartlarla tutulduğu dönemde organ bağışında bulunduğunu hatırlatan İlhan, "Belki de bu yüzden Rabbim yüzüme baktı. Ben istemediğim hâlde kızım hiç tereddüt etmeden, büyük bir fedakârlıkla karaciğerini bana bağışladı" ifadelerini kullandı.
Kızının nakil kararını duyduğundaki tepkisini anlatan Hasibe İlhan, "Bana karaciğer nakli olmam gerektiği söylendiğinde haberi kızıma verdim. Kızımın ilk tepkisi, ’Anne hiç üzülme, ben ciğerimi sana veririm, sana feda ederim’ demek oldu. O sırada 26 yaşındaydı. Ben ise ’Yok kızım, ben bekleyeyim. Kadavradan organ çıkarsa ondan alırım. Sen çok gençsin’ diyerek başlangıçta kabul etmek istemedim. Ancak kızım yurt dışından geldi. Hastaneye yatışı yapıldı ve canlı verici olmaya uygun olup olmadığı değerlendirildi. Doktorlarımız en başından itibaren önceliğin her zaman vericinin sağlığı olduğunu, ona zarar verebilecek en küçük riskte bile organ almayacaklarını söylediler. Benim için de en doğru yaklaşım buydu. Kızımın zarar görmesi bir yana, acı çekme ihtimali bile beni endişelendiriyordu. Ama kızım o kadar içtenlikle istedi ki sonunda ’Peki’ dedim" diye ekledi.
Ameliyat sonrası yoğun bakımda uyandığında ilk olarak kızının durumunu merak ettiğini söyleyen İlhan, kızının da uyanır uyanmaz kendisini sorduğunu belirtti. Hastane personelinin ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getiren İlhan, çevresindekilerin gençleştiği yönündeki yorumlarına, "Genç ciğeri aldım, kendim gençleştim" diyerek yanıt verdi. Organ bağışına çağrıda bulunan İlhan, "Allah onun ayağına taş, gözüne yaş değdirmesin inşallah. En önemlisi, inşallah bütün insanlar organ bağışında bulunur. Düşünün, bir insan hayatını kaybettiğinde bedeni toprağa karışıyor. Oysa organları nakle uygunsa beş-altı insanın sağlığına kavuşmasına vesile olabilir. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Organların toprağa karışması yerine başka insanların yaşamasına katkı sağlaması kadar güzel bir şey olabilir mi?" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
İlgili haber: Ovapınar Köyü'nde Sağlıklı Yaşam ve Hareket Seferberliği
Annesine karaciğerini bağışlayan Gökçem İlhan ise bu fedakarlığıyla ilgili olarak, "Onun için kalbimi bile çıkarıp veririm" dedi.











Yorum Yap