Son Dakika

02.11Datça (Muğla)'da 5.1 büyüklüğünde deprem04.10Sumbas (Osmaniye)'de 5.2 büyüklüğünde deprem24.09Karaköprü (Şanlıurfa)'da 5.4 büyüklüğünde deprem23.09Yeniden Refah’ın Fedakâr Neferi Ahmet Sivritepe’den Örnek Seferberlik: Hasta Yatağında Kargocuyu, Trafikte Sürücüyü Üye Yaptı!21.09Saimbeyli (Adana)'da 5.0 büyüklüğünde deprem08:41Uşak'ta Hava Sıcaklıkları Düşüyor: Don ve Buzlanma Riski Var08:25Kuzey Kore'den Doğu Denizi'ne Çok Sayıda Füze Atışı08:25Gaziantep Merkezli 7 İli Kapsayan Turizm Koridoru Kuruluyor01:05Şampiyonlar Ligi'nin 4. Haftasında Heyecan Dolu Sonuçlar00:49Nişanlısına Ulaşamayan Genç Binanın Dış Cephesinden Üçüncü Kata Tırmandı00:32Erzincan İçin Zirai Don Alarmı03.11Tarihi Kızılkule 800. Yılını Görkemli Bir Etkinlikle Kutladı03.11Necmettin Erbakan'dan İslam Birliği ve Milli Görüş vurgusu03.11Esenyurt'ta 23 Yıl Hapis Cezası Bulunan Firari Yakalandı03.11İl Milli Eğitim Müdürü Akbaş'tan Öğretmenlerle İstişare Toplantısı
Gündem

İletişim Başkanı Duran: Milletin iradesi kendi siyasetçilerine er ya da geç sahip çıkmakla tecelli etmiştir

Genel Yayın Yönetmeni18 Eylül 2026 16:30Ajans: TRT Haber0 görüntülenme8 dk okuma

İletişim Başkanı Duran, "15 Temmuz'da tüm dünyaya gösterdiğimiz gibi Türkiye darbelere ve darbecilere, milli iradenin vesayet altına alınmasına, demokrasinin ve millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyecektir" dedi.

İletişim Başkanı Duran: Milletin iradesi kendi siyasetçilerine er ya da geç sahip çıkmakla tecelli etmiştir

İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığınca İstanbul Bölge Müdürlüğü'nde düzenlenen "Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi Paneli"nin açılışında yaptığı konuşmada, 17 Eylül'ün tarihin en karanlık ve en utanç verici sayfalarından birini işaret ettiğini söyledi.

17 Eylül ün merhum Başbakan Adnan Menderes'in şehit edildiği gün olduğunu dile getiren Duran, 16 Eylül'ün de Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam edilişinin 65. yıl dönümü olduğunu belirtti.

İlgili haber: Şehit Piyade Uzman Çavuş Oğuz Şahin Edirne'de Son Yolculuğuna Uğurlandı

Adnan Menderes'i, dava arkadaşlarını ve Türkiye'nin demokrasi mücadelesinin bütün kahramanlarını minnetle yâd eden Duran, bugünlere gelinebilmesinin her türlü vesayet odağına karşı onurlu bir duruş sergileyen kahramanlar sayesinde olduğunu anlattı.

Duran, "Siyasetçilere darağacını reva gören zihniyet, esasen Türk milletinin istikbalini, millî iradesini hedef almış bir zihniyettir. Lakin başka bir gerçek de var ki o da milletin sinesinde yer edinen liderlerin ve siyasi hareketlerin tarih sayfalarında yer almaya devam edeceğini, asıl darbecilerin lanetle anılacağını göstermektedir. Milletin iradesi kendi siyasetçilerine er ya da geç sahip çıkmakla tecelli etmiştir. Hepimizin bildiği gibi her darbe teşebbüsünden sonra aziz milletimiz darbecileri tarihin karanlık sayfalarına gömerken millî iradeyi temsil edenlere kendi gönlünde apayrı bir yer vermiştir." diye konuştu.

Yargılamaların yapıldığı Yassıada'nın yıllarca "yaslı ada" olarak adlandırıldığına dikkati çeken Duran, kayıplar geri getirilemese de burasının Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na dönüştürülerek onların anısına duyulan hürmetin gösterildiğini vurguladı.

Duran, adanın milletin demokrasi mücadelesinin kalıcı bir sembolü haline getirildiğini, müzeler, anıtlar ve sosyal alanlarla imar edildiğini aktararak şöyle devam etti:

"Bizlere düşen geçmişte yaşananları unutmadan, unutturmadan aynı acıların bir daha yaşanmaması için demokrasimize, millî iradeye kararlılıkla sahip çıkmaktır. 15 Temmuz'da tüm dünyaya gösterdiğimiz gibi Türkiye darbelere ve darbecilere, millî iradenin vesayet altına alınmasına, demokrasinin ve millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyecektir. Milletimiz o gece sokaklara, meydanlara, köprülere ve Cumhurbaşkanımızı karşılamak için havalimanına giderek bu vesayet dönemini inşallah bir daha geri gelmeyecek şekilde sona erdirmiştir."

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin son 60 yıllık siyasi hayatında, 1960 darbesiyle başlayan darbeler sürecinin, müteakip on yıllarda da tekrarlandığını, millî irade ne zaman filizlenip yeşerse kurulmuş saat gibi müdahalelerin devreye girdiğinin görüldüğünü söyledi.

Bu müdahalelerin bir siyasi mühendislik projesi olduğunu, milletin bu projelere asla cevaz vermediğini, devleti kendi ideolojik ve dar çıkarları doğrultusunda şekillendirmek isteyen bu oligarşinin eninde sonunda başarısızlığa uğradığını belirten Duran, bu nedenle seçilmiş iktidarlara karşı gayrimeşru girişimlerin asla bir iktidar mücadelesi olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti.

Duran, Türkiye'deki vesayet girişimlerinin uluslararası boyutunu da bu nedenle hep göz önünde bulundurmak gerektiğine işaret ederek "Bu yüzdendir ki Türkiye'de ne zaman bir darbe veya girişim olsa demokrasi havariliği yapan birçok ülkenin, uluslararası basın ve medya kuruluşlarının darbeyi meşrulaştırmaya çalıştığını görürüz. Açıkçası, bu müdahalelerin arkasında stratejik akıl da bulunuyor. Bunların içeride 'orduyu göreve çağıran', 'tankları alkışlayan' tarzındaki işbirlikçilerinin Türkiye'yi kendi tarihsel köklerinden, medeniyet değerlerinden ve gelecek hedeflerinden koparmayı amaçladığı da açıktır." diye konuştu.

Bağımsızlık ve egemenliği küresel statükonun çıkarları uğruna hiçe sayan bu anlayışın Türkiye'yi ekonomik, kültürel, siyasal ve toplumsal açıdan dışa bağımlı, kendi kararlarını alamayan uydu bir ülke haline getirmeyi istediğinin altını çizen Duran, bu süreçte yalnızca devlet adamlarının değil, Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ ile Şakir Zümre gibi vatan için sorumluluk alan öncülerin vesayet odaklarının gadrine uğradığına işaret etti.

Duran, milletin öz güvenini kırmaya ve millî kalkınmayı durdurmaya yönelik bu sabotajların siyasi tarihe kara lekeler olarak geçtiğini ancak bu darbe geleneğinin milletin sinesinden çıkan güçlü bir iradeyle durdurulduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde gerçekleştirilen siyasi ve toplumsal mücadele ile vesayet odaklarının bir daha geri dönmeyecek şekilde ortadan kaldırıldığını belirten Duran, şu ifadeleri kullandı:

"Elbette vesayetçiler Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük yürüyüşünü durdurmak için çok sayıda hamle yaptılar. 28 Şubat karanlığını bin yıl sürdürme gayretinde olanlar, 2007'de e-muhtırayla siyasete deyim yerindeyse yeniden ayar vermeye kalkmışlardı. 7 Şubat MİT Krizi'nde devleti ve devletin en kritik kurumlarını felç etmeye yönelmişlerdi. 17-25 Aralık kumpaslarıyla yargı ve emniyet içindeki hücrelerini harekete geçirmişlerdi. Gezi kalkışmasında sokak terörüyle hükûmeti devirmeyi hedeflemişlerdi. Bu karanlık girişimlerden sonuç alamayanlar, uluslararası ekonomik saldırılarla ülkemize bedel ödetmeye, Türkiye'yi istedikleri hizaya sokmaya çabaladılar. 15 Temmuz gecesi dış mihrakların taşeronu olan FETÖ ihanet şebekesi eliyle devleti işgal etmeye, milleti kendi tankları ve uçaklarıyla katletmeye cüret ettiler. Şükürler olsun ki başaramadılar, başaramayacaklar."

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, içeride millî irade gerçekleştiğinde Türkiye'nin dışarıdaki sahada ve masada güçlü olma konumunun da ortaya çıktığını, kendine vurulmak istenen prangalardan kurtulan millî iradenin temsilcilerinin Türkiye'yi dünyada aktif rol alan ve birçok krizde etkili bir güce dönüştürdüğünü anlattı.

Orta Doğu'da derinleşen insani krizlerde Türkiye'nin yürüttüğü diplomasiyle küresel vicdanın sesi olduğunu belirten Duran, "Gazze'de eşi benzeri görülmemiş soykırım ve katliamlar karşısında uluslararası kurumların sessizliğine inat, dünya halklarının zaman içerisinde harekete geçmesini sağlayan en gür seda yine Cumhurbaşkanımızdan, Türkiye'den çıkmıştır. Bunun anlamı çok nettir. Zalimin karşısında, mazlumun yanında durmak bize elbette tarihimizin ve medeniyetimizin yüklediği bir sorumluluktur. Ancak bunu seslendirebilmek için vesayetlere karşı mücadeleyi de başarmış olmak gerekir." değerlendirmesini yaptı.

İletişim Başkanlığı olarak en önemli sorumluluklarından birinin Türkiye'nin haklı mücadelesinin dünyaya duyurulması olduğuna, bunun için de çok sayıda çalışmaya imza attıklarına dikkati çeken Duran, bu kapsamda düzenlenen panelin ve hazırlanan kitabın çok anlamlı olduğunu sözlerine ekledi.

Duran, etkinlik kapsamında düzenlenen "Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs" başlıklı fotoğraf sergisini de gezdi.

Açılış konuşmasının ardından Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Arslan'ın moderatörlüğünde panel yapıldı.

İlgili haber: Okul Bahçesindeki Ağacı Yakıp Poz Veren 2 Öğrenci Gözaltına Alındı

Panele, Türkolog, dil bilimci ve akademisyen Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevfik Erdem, Polis Akademisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ülkü Nur Zengin ile Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş konuşmacı olarak katıldı.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

Esenyurt'ta 23 Yıl Hapis Cezası Bulunan Firari Yakalandı
Gündem1 dk okuma

Esenyurt'ta 23 Yıl Hapis Cezası Bulunan Firari Yakalandı

İstanbul'da organize bir suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonla, hakkında 23 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan M.S. yakalandı. Yurt dışına kaçma hazırlığında olduğu belirlenen şüpheli, Esenyurt'taki bir hücre evinde gözaltına alındı.

Genel Yayın Yönetmeni
03 Kasım 2026 22:32
Ankara’da Karabağ Zaferi’nin 6. yılı kutlandı
Gündem3 dk okuma

Ankara’da Karabağ Zaferi’nin 6. yılı kutlandı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Azerbaycan’ın 8 Kasım Zafer Günü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen resepsiyonda, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da iş birliğimizi ve kardeşlik bağlarımızı her alanda en üst seviyelere çıkarmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Azerbaycan’ın Karabağ’ı işgalden kurtarmasının 6’ncı yıl dönümü dolayısıyla Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği tarafından Gazi Orduevi’nde resepsiyon düzenlendi. Türkiye ve Azerbaycan’ın milli marşlarının okunmasıyla başlayan

Genel Yayın Yönetmeni
03 Kasım 2026 22:03
Aksaray'da Eski Eşini Katleden Şahıs Tutuklandı
Gündem1 dk okuma

Aksaray'da Eski Eşini Katleden Şahıs Tutuklandı

Aksaray'da eski eşi Şefika Yeşildağ'ı 15 bıçak darbesiyle öldüren Osman O. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay sonrası kendisini ihbar eden zanlı, adliyeye sevk edilirken pişman olmadığını iddia etti.

Genel Yayın Yönetmeni
03 Kasım 2026 21:10
7 Kişinin Öldüğü Fabrika Yangını Davasında İki Sanığa Tahliye
Gündem3 dk okuma

7 Kişinin Öldüğü Fabrika Yangını Davasında İki Sanığa Tahliye

Kocaeli'nin Dilovası ilçesindeki kozmetik fabrikasında meydana gelen ve 7 kişinin yaşamını yitirdiği yangınla ilgili davada 8 tutuklu sanıktan 2'si tahliye edildi. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5. celsesinde, belediye ve şirket yetkililerinin de aralarında bulunduğu toplam 23 sanık yargılandı.

Genel Yayın Yönetmeni
03 Kasım 2026 21:10

Bunlari da Okuyun