Hastalıklardan Korunmada El Hijyeninin Kritik Önemi

Prof. Dr. Reşit Mıstık, 15 Ekim Dünya El Yıkama Günü kapsamında el hijyeninin bulaşıcı hastalıklardan korunmadaki hayati rolüne dikkat çekti. Mikroorganizmaların büyük çoğunluğunun eller yoluyla taşındığını belirten Mıstık, doğru yıkama tekniklerinin önemini vurguladı.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Reşit Mıstık, 15 Ekim Dünya El Yıkama Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, el hijyeninin hastalıklardan korunmada merkezi bir rol oynadığını ve mikroorganizmaların önemli bir kısmının eller aracılığıyla taşındığını belirtti. Çevrenin ve insan vücudunun çok sayıda mikroorganizma ile çevrili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Reşit Mıstık, bu mikroorganizmalarla temasın kaçınılmaz olduğunu söyledi. Günlük yaşamda birçok yüzeye temas eden ellerin; farkında olmadan göze, ağıza ve yüze götürülmesiyle hastalık etkenlerinin vücuda girdiğini kaydeden Mıstık, el hijyeninin sağlık açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
El hijyeninin; su ve sabun, antiseptik sabunlar veya alkol bazlı antiseptik solüsyonlar kullanılarak ellerin uygun şekilde temizlenmesi olduğunu belirten Mıstık, uygulama alanına göre farklı yöntemlerin bulunduğunu dile getirdi. El hijyeninin sosyal, hijyenik ve cerrahi olmak üzere üç farklı yöntemle uygulandığını aktaran Mıstık, sosyal el yıkamanın ev ve sosyal alanlarda yapıldığını ve bu yöntemde ellerin 10-15 saniye yıkanmasının öngörüldüğünü belirtti. Antimikrobiyal sabunlar veya alkol bazlı antiseptiklerle gerçekleştirilen hijyenik el yıkamanın, özellikle hastanelerde ve hasta bakımında uygulandığını ve temas süresinin en az 30 saniye olması gerektiğini ifade etti. Cerrahi el yıkamanın ise cerrahlar tarafından ameliyat ve girişimsel işlemler öncesinde, özel tekniklerle uygulanan daha kapsamlı bir temizlik yöntemi olduğunu kaydetti.
İlgili haber: Tadelle'den Meme Kanseri Farkındalığı İçin Yapay Zeka Destekli Kampanya
Eller aracılığıyla taşınan mikroorganizmaların çeşitli hastalıklara yol açabildiğini belirten Prof. Dr. Reşit Mıstık, el hijyenine dikkat edilmediğinde tifo ve dizanteri gibi sindirim sistemi hastalıklarının yanı sıra nezle ve grip gibi solunum yolu enfeksiyonlarının da bulaşabileceğini ifade etti. Öksürme ve hapşırma sırasında çevreye yayılan virüslerin ellere bulaştığını, ardından ellerin yüze, buruna, ağza veya göze götürülmesiyle enfeksiyon riskinin oluştuğunu anlatan Mıstık, "nezle virüsünün sanılanın aksine yüzde 50 oranında eller aracılığıyla bulaştığına" dikkat çekti.
İlgili haber: Bilecik'te Çocuklara Sağlıklı Yaşam Eğitimi Verildi
El yıkama alışkanlıklarına dair verileri paylaşan Mıstık, el yıkamanın gerekli olduğu durumlarda uyum oranının kadınlarda yüzde 52, erkeklerde ise yüzde 48 olduğunu belirtti. Bu oranların genç erişkinlerde yüzde 30'lara, çocuklarda ise yüzde 20'lere kadar düştüğünü ifade eden Mıstık, el hijyeninin günlük yaşamda yeterince uygulanmadığına işaret etti. Hastalık yapıcı mikroorganizmaların yayılımını önlemek için ellerin uygun şekilde yıkanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Reşit Mıstık, el hijyeninin bulaşıcı hastalıklardan korunmadaki temel uygulamalardan biri olduğunu kaydetti.











Yorum Yap