Giresun'da Nükleer Sanayi ve Yerli Teknoloji Fırsatları Masaya Yatırıldı
Giresun Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta, nükleer sanayinin Türkiye ve Giresun için sunduğu üretim ve mühendislik imkanları değerlendirildi. Prof. Dr. Ayhan Kara, yerli firmaların nükleer ekosisteme dahil olması için yüksek kalite standartları ve uzmanlaşmanın önemine dikkat çekti.

Giresun Üniversitesi Rektörlük Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu'nda, "Giresun’dan Geleceğin Teknolojilerine: Nükleer Sanayide Yeni Fırsatlar" başlıklı bir konferans gerçekleştirildi. Etkinlikte, nükleer sanayinin Türkiye genelinde ve özellikle Giresun özelinde yaratabileceği teknoloji, mühendislik ve üretim fırsatları detaylıca ele alındı.
Konferansta konuşan Giresun Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Nükleer Bilimler Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Kara, nükleer enerji teknolojilerinin çalışma prensiplerinden küresel tedarik zincirine kadar pek çok konuya değindi. Türkiye'nin nükleer enerjiye geçiş sürecinin sadece yeni bir enerji kaynağı edinmek değil, aynı zamanda yeni bir sanayi ve teknoloji alanının doğuşu olduğunu belirten Kara, nükleer santrallerin teknik işleyişini anlattı. Reaktörlerde uranyum-235 çekirdeklerinin parçalanmasıyla oluşan ısının, buhar ve türbinler aracılığıyla elektrik enerjisine dönüştürüldüğünü ifade eden Kara, bu sistemlerin binlerce mekanik ve elektronik parçadan oluşması nedeniyle güvenlik ve kalite standartlarının çok yüksek olduğunu vurguladı.
İlgili haber: BBVA ve Garanti BBVA, COP31 Zirvesi'ne Üst Düzey Katılım Sağlıyor
"Üretim yalnızca parça imalatı değildir"
Nükleer sanayideki parçaların zorlu çalışma koşullarına, yüksek basınca ve sıcaklığa dayanıklı olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ayhan Kara, uluslararası standartların kritik önem taşıdığını söyledi. Kara, "Nükleer sanayide üretim, yalnızca bir parçanın fiziksel olarak imal edilmesinden ibaret değildir. Üretim sürecinin her aşaması kayıt altına alınmalıdır. Kullanılan malzemenin özellikleri, üretim yöntemi, uygulanan testler ve kalite kontrol aşamaları ayrıntılı biçimde belgelenir" şeklinde konuştu. Parçaların sadece sağlam olmasının yetmediğini, teknik yeterliliğin bilimsel verilerle kanıtlanması gerektiğini ekleyen Kara, izlenebilirlik ve kalite güvencesinin sektörün temel taşları olduğunu dile getirdi.
Giresunlu firmalar için üretim fırsatları
Nükleer ekosistemin sadece reaktör üretimiyle sınırlı olmadığını; otomasyon, yazılım, malzeme teknolojileri, kontrol sistemleri, sensörler ve elektrik-elektronik gibi birçok alanı kapsadığını kaydeden Kara, Giresun'daki işletmelerin kapasitelerini geliştirerek bu zincire katılabileceğini belirtti. Özellikle vana, pompa bileşenleri, boru bağlantıları ve yardımcı ekipmanların üretilebileceğini söyleyen Kara, "Başlangıçta reaktörün en kritik parçalarını üretmek gibi bir hedef koymamalıyız. Bunun yerine reaktör dışındaki mekanik bileşenlere, yardımcı sistemlere, kontrol ve izleme teknolojilerine, mühendislik yazılımlarına odaklanabiliriz" ifadelerini kullandı. Giresun'un belirli alanlarda uzmanlaşarak uluslararası pazarlara açılabileceğini ve yüksek mühendislik değerli ürünlerin daha fazla katma değer sağlayacağını belirtti.
Küçük modüler reaktörler ve yeni teknolojiler
Küçük modüler reaktör (SMR) teknolojilerinin öneminin arttığını vurgulayan Prof. Dr. Ayhan Kara, bu sistemlerin daha düşük kapasiteli ve modüler yapıda olduğunu belirtti. Yapay zeka uygulamaları ve veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacının nükleer teknolojilere ilgiyi artırdığını ifade eden Kara, "Geleneksel nükleer santraller çok büyük tesisler olarak karşımıza çıkarken, küçük modüler reaktörler daha düşük kapasitede, modüler ve farklı kullanım alanlarına uygun şekilde geliştiriliyor. Özellikle büyük teknoloji şirketlerinin artan enerji ihtiyaçları, bu alandaki yatırımları hızlandırıyor. Veri merkezleri ve yapay zekâ uygulamaları için yüksek miktarda enerjiye ihtiyaç duyulması, alternatif enerji sistemlerine olan ilgiyi artırıyor. Ancak burada önemli bir noktayı vurgulamak gerekiyor: Reaktör küçüldükçe teknolojinin daha kolay hale geldiğini düşünmemeliyiz. Aksine, küçük modüler reaktörlerde güvenlik, verimlilik ve tasarım açısından daha ileri mühendislik çözümleri gerekebilir. Türkiye’de de bu alanda çalışmalar yürütülüyor. Yerli reaktör tasarımı geliştiren şirketlerimiz bulunuyor. Bu çalışmalar, ülkemizin nükleer teknoloji alanında kendi yetkinliklerini oluşturması açısından önem taşıyor" dedi.
İlgili haber: Yerli Bulut Teknolojileri Şirketlerinden Kesintisiz Hizmet Hamlesi
Üniversite-sanayi iş birliği çağrısı
Giresun'un bu alanda gelişebilmesi için üniversite, sanayi ve Ar-Ge ekiplerinin koordineli çalışması gerektiğini belirten Kara; firmaların üretim kapasitelerinin analiz edilmesi, uygun ürün gruplarının seçilmesi ve ortak projeler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Üretim sürecinden önce tasarım, simülasyon, dijital ikiz oluşturma, prototip üretimi ve test süreçlerinin önemine değindi.











Yorum Yap