Gaziantep'te Atıklar Mozaik Sanatıyla Yeniden Hayat Buluyor

Kültür Bakanlığı mozaik sanatçısı Gülçin Sökücü, atık cam ve seramik parçalarını ileri dönüşüm yöntemiyle dekoratif eserlere dönüştürüyor. Jale Tekinalp Yücel Kültür ve Sanat Merkezi'nde gençlere ve sanatseverlere eğitimler veren Sökücü, bu sanatın hem kültürel bir miras hem de bir terapi yöntemi olduğunu vurguluyor.
Gaziantep'te 49 yaşındaki Gülçin Sökücü, işlevini yitirmiş cam ve kırık seramik parçalarını mozaik sanatı aracılığıyla yeniden kullanılabilir aksesuarlar ve dekoratif eşyalar haline getiriyor. Kurduğu Jale Tekinalp Yücel Kültür ve Sanat Merkezi'nde yaklaşık 10 kişilik bir ekiple çalışmalarını sürdüren Sökücü, özellikle gençlere ve sanatseverlere mozaik sanatını tanıtmayı amaçlıyor. Mozaiğin sadece bir sanat dalı değil, aynı zamanda geçmişten günümüze uzanan hikayeleri aktaran evrensel bir iletişim aracı olduğunu belirten Sökücü, bu uğraşın insanlara terapi sağladığını ve günlük stres ile yorgunluktan uzaklaştırdığını ifade etti.
Sanata yönelme sürecini anlatan Sökücü, "Yaklaşık 20 yıl önce başladım. İlk Zeugma mozaiklerinin bulunduğu zamanlarda eski müzede çalışmaları gördüğümde etkilendim ve hayatımın en önemli noktasında olması gerektiğine karar verdim. Daha sonra eğitimler alarak hayalim olan bu eğitim merkezini kurdum. Mozaik sanatı, birbirinden farklı materyallerin bir araya gelerek resim oluşturması sanatıdır. Tarihte doğal taşlarla yapılmış fakat aynı zamanda bir hikaye sanatıdır. İçinde insana dair birçok hikaye barındırır. Aşklar, siyaset, edebiyat, devletler, savaşlar, düğünler, şölenler hepsini içinde barındırır. Dolayısıyla tarihin ilk piksel sanatı olması ve insana dair bu hikayeler beni çok etkiledi. Ben de hikayelerimizi bu dille anlatabileceğimize inandım. Sanat evrensel bir iletişim aracı. Gaziantep’in vitrininde bu sanatı sergileyelim, şehrimizi, kültürümüzü, sanatımızı ve insanımızı anlatalım düşüncesiyle yola çıktık" dedi.
İlgili haber: Bolvadin'de Kapsamlı Temizlik Çalışmaları Yeni Mahalle'de Sürüyor
Özellikle genç nesillere ulaşmayı hedeflediklerini belirten Sökücü, meslek liseleri ve yüksekokul öğrencileriyle yoğun çalıştıklarını dile getirdi. Mozaik sanatının ileri dönüşümle olan ilişkisine dikkat çeken sanatçı, "Mozaik aynı zamanda bir ileri dönüşüm ve terapi sanatı. İleri dönüşüm şu anda dünyanın en çok önem verdiği konulardan biri. Dünyayı çöplerle yok ediyoruz. Bugün ileri dönüşümün en güzel örneklerinden biri mozaik sanatı. Kırık seramik parçaları, tabak parçaları ve işlevini yitirmiş birçok materyali bir araya getirerek tekrar kullanılabilir aksesuarlar ve eşyalar haline getiriyoruz. Üretimin önüne geçmemiz, dünyayı kurtarmak için de bu sanata daha çok önem vermemiz gerekiyor. Tarihte doğal taşlarla yapılmış ama cam hamurları da kullanılmış. Dünyada farklı materyallerle mozaik sanatı yapılabiliyor. İnsanlar bu sanatı yaptıkları zaman çok rahatladıklarını söylüyorlar. Hikayelerini anlatabiliyorlar. Saatlerce bir masada oturup hangi taşı nereye koyacaklarını düşünürken günün stresinden ve yorgunluğundan uzaklaşabiliyorlar. Bununla ilgili ciddi geri dönüşler alıyoruz" şeklinde konuştu.
Çingene Kızı mozaiğinin eksik parçalarının Türkiye'ye iadesi sürecindeki katkılarına da değinen Sökücü, "Bundan 60 yıl önce Çingene Kızı’nın etrafındaki kayıp parçalar ABD’deki Ohio’ya, bir üniversitede sergilenmek üzere götürülmüş. Kültür ve Turizm Bakanlığı yıllarca bunun için çaba sarf etmiş. Bir anlaşma protokolüne vardılar. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ohio’daki bu parçaların gelmesi için mozaiklerin taklitlerinin yapılarak oraya gönderilmesini istedi. Biz de bu merkezde Fatma Şahin’in talimatıyla o mozaiklerin taklitlerini yaptık ve gönderdik. Asılları, gerçekleri buraya o şekilde getirildi. Bu, ülke için ciddi bir katkıdır" ifadelerini kullandı.
İlgili haber: Denizli'de Çevre ve İklim Değişikliği ile Mücadele İçin Yeni Meclis Kuruldu
Merkezin Türkiye'nin en büyük, dünyanın ise ilk beş eğitim merkezinden biri olduğunu belirten Gülçin Sökücü, yaz dönemlerinde farklı üniversitelerin güzel sanatlar fakültesi öğrencilerini ağırladıklarını söyledi. Doğal taş ve ileri dönüşüm çalışmalarının yanı sıra, kendi geliştirdiği "gastro mozaik" yöntemiyle yiyecekler kullanarak eserler oluşturduklarını ve bunları festivallerde sergilediklerini ekledi.











Yorum Yap