Filo Jet Faciasında Adalet Arayışı: Ailelerden Mersin'de Suç Duyurusu
Girne açıklarında 30 Ağustos'ta meydana gelen ve 28 kişinin yaşamını yitirdiği Filo Jet gemi kazasında, hayatını kaybedenlerin yakınları sorumluların yargılanması için Mersin Adliyesi'ne başvurdu. Aileler, ihmaller zincirinin sadece mürettebatla sınırlı kalmayıp şirket yönetimini ve denetim süreçlerini de kapsayacak şekilde araştırılmasını talep ediyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne açıklarında 30 Ağustos tarihinde Filo Jet yolcu gemisinin batması sonucu 28 kişinin hayatını kaybettiği facianın ardından, mağdur ailelerin adalet mücadelesi sürüyor. Türkiye'nin çeşitli şehirlerinden Mersin'e gelen kazazedeler ve hayatını kaybedenlerin yakınları, Akdeniz ilçesindeki Özgür Çocuk Parkı'nda bir araya geldi. Ellerinde pankartlar ve kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarıyla toplanan aileler, olaydaki sorumluların tespit edilerek yargı önüne çıkarılmasını istedi.
Aileler adına basın açıklamasını gerçekleştiren avukat Berkan Aydoğan, facianın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini vurgulayarak, "Bu faciada yakınlarını kaybeden ailelerin ve kazazedelerin vekili olarak bugün Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağız. Başvurumuzun amacı yalnızca geminin son dakikalarında yaşananlar değil, geminin o sefere çıkarılmasına kadar uzanan bütün karar ve sorumluluk sürecini ortaya çıkarmaktır" dedi.
İlgili haber: Formula 1'in Türkiye'ye Dönüşü WTM Londra Turizm Fuarı'nda Duyuruldu
Suç duyurusunda geminin işletme, yönetim, bakım ve denetim süreçlerindeki sorumluların araştırılmasının istendiğini belirten Aydoğan, "Talebimiz sorumluluğun yalnızca kaptan ve mürettebatla sınırlandırılmamasıdır. Karar gemide alınmışsa gemide, şirket merkezinde alınmışsa şirket merkezinde, bakım ve denetim sürecinde alınmışsa o süreç de araştırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Aydoğan, suç duyurusunda Türkiye'deki Filo Gemi Acentalığı, Lojistik ve Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi'ndeki yöneticilik ve temsil görevleri ile KKTC Filo Denizcilik Şirketi'ndeki hissedarlık bağlantıları nedeniyle S.İ.'ye; Türkiye'deki şirketin merkez yönetimi ve müdürler kurulu kapsamındaki yetkileri nedeniyle A.D.'ye; KKTC Filo Denizcilik Şirketi'nde hissedar olduğu belirtilen M.C.D.'ye, aynı şirkette direktör ve hissedar olduğu belirtilen A.Ö.'ye ve şirket sekreteri ile hissedar olduğu belirtilen S.D.'ye yer verdiklerini açıkladı.
Türkiye ve KKTC'deki ilgili şirketlerin diğer ortaklarının, müdürlerinin, fiili karar yetkililerinin, gemi kaptanı ve mürettebatının yanı sıra teknik denetim ve belgelendirme süreçlerinde görev alanların cezai sorumluluklarının incelenmesini talep eden Aydoğan, şunları ekledi: "İstediğimiz her bir kişinin olay tarihindeki görevinin, yetkisinin, bildiği risklerin, aldığı kararların ve varsa yerine getirmediği yükümlülüklerin somut delillerle ortaya çıkarılmasıdır. Kim bakıp kararını verdi? Kim teknik uyarıları aldı? Kim hangi eksikliği biliyordu? Kim müdahale edebilirdi? Kim hangi kararıyla ve ihmaliyle bu sonuca katkıda bulundu? Bu soruların hiçbirinin cevapsız kalmasını istemiyoruz"
Faciada yaşamını yitiren Özgür Gönül'ün Tarsus'ta defnedildiğini hatırlatan Aydoğan, KKTC'den gelen istinabe kararı doğrultusunda mezarın adli inceleme için açılacağını bildirdi. Öte yandan, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden olan 3 yaşındaki Asel Hilaloğlu'nun hala kayıp olduğuna dikkat çeken Aydoğan, "3 yaşındaki Asel, facianın üzerinden 2 ayı aşkın süre geçmesine rağmen hala bulunamadı. Asel’in ailesi için bekleyiş bitmedi. Bir haber beklemek, ne olduğunu bilememek, arama çalışmalarının hangi aşamada olduğunu öğrenmeye çalışmak bu ailenin her gün yaşadığı yeni bir gerçektir. Asel’in akıbetinin açıklığa kavuşturulmasını, arama faaliyetlerine ilişkin bilgilerin aileye düzenli olarak paylaşılmasını ve mevcut teknik imkanların bu amaçla değerlendirilmesini istiyoruz" diyerek, "Hiçbir kayıt işlemi ’Asel nerede’ sorusunun yerine geçemez" şeklinde konuştu.
Asel için yürütülen arama çalışmalarının durdurulduğu iddialarına değinen Aydoğan, KKTC Ulaştırma Bakanı'nın bir televizyon programında, 10 Ekim'de 650 metre derinlikte yapılan son aramanın ardından çalışmaların sonlandırıldığını açıkladığını belirtti. KKTC'deki yargı sürecini takip ettiğini söyleyen Aydoğan, soruşturmanın çok yavaş ilerlediğini ve bilgi paylaşımının yetersiz olduğunu savunarak, "Bilgi de verilmiyor, soruşturma inanılmaz yavaş devam ediyor" dedi.
İlgili haber: Felsefeci Enis Doko'dan Kasım İndirimleri Uyarısı: "İndirimde Diye Almak Tasarruf Değil İsraftır"
Olayla ilgili Türkiye'de de soruşturma yürütülmesini isteyen Aydoğan, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına yaptıkları başvuruyla şirket yöneticilerinin sorumluluklarının araştırılmasını talep ettiklerini belirtti. Faciada hayatını kaybeden Özgür Gönül'ün babası Gökmen Gönül ise, oğlunun mezarında bulunan cenazenin kendisine ait olmadığını düşündüğünü belirterek, "Ben Özgür Gönül’ün babası olarak o mezarda fethi kabir istedik. Yani oğlumun kendi mezarında olmadığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.











Yorum Yap