Fatih Erbakan'dan 'Fon Canavarı' Tepkisi: 'Milletin 20 Milyar Doları Nerede?'
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, faiz, israf ve imtiyazlı holdinglerin ardından 'fon canavarı'nın da milletin kaynaklarını tükettiğini savundu. Erbakan, borsadaki fon soruşturması kapsamında 214 kişilik listenin açıklanmasını ve mağdur vatandaşların zararlarının karşılanmasını talep etti.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin Aylık Olağan İl Başkanları ve İl Sorumluları Toplantısı'nda; dış politika, fon soruşturması, hayat pahalılığı, bütçe, sanayi, tarım ve COP31 Zirvesi üzerine değerlendirmelerde bulundu.
**"Milletin Kanını Emen Dördüncü Canavar: Fonlar"**
İlgili haber: CHP Sözcüsü Müslim Sarı: 'Mahkeme Kararı Kesinleşince Özgür Özel'in Posterlerini İndireceğiz'
Borsadaki fon soruşturmasını "yüzyılın dolandırıcılığı" olarak tanımlayan Erbakan, faiz, israf ve imtiyazlı holdinglerin yanına "fon canavarı"nı da ekledi. Yaklaşık 1 trilyon liralık fon kaybı yaşandığını ve 455 bin vatandaşın doğrudan mağdur olduğunu öne süren Erbakan, Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul yetkilileri ve ekonomi yönetiminin müdahalede geç kaldığını savundu. Borsadaki şirket değerlerinin son altı ayda 480 milyar dolardan 300 milyar dolara gerilediğini belirten Erbakan, hisselerdeki düşüş öncesi içeriden bilgi alarak 188 milyar liralık vurgun yaptığı iddia edilen 214 kişi ve tüzel kişiliğin listesinin açıklanmasını istedi.
Erbakan, "Milletin buharlaşan 20 milyar doları nerede? Sakın ola ki bu fon canavarının açtığı bu kara deliği Ziraat Bankası’nın hazinenin 86 milyonun vergilerine yükleyip de milletin sırtına yıkmaya kalkmayın. Milletin alın terini bu fon canavarına yedirmek, çalanlardan, soyanlardan, hortumlayanlardan söke söke alacaksınız bu mağdur vatandaşlarımızın ana paralarını ve tıkır tıkır hesaplarına yatıracaksınız. Hem de bir gün dahi geciktirmeden, biz Yeniden Refah Partisi olarak bu soygunun en yakın takipçisi olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
**"Türkiye Çatışmanın Tarafı Değil, Arabulucu Olmalı"**
TBMM'de kabul edilen Mekke Anlaşması'na Yeniden Refah Partisi olarak ret oyu verdiklerini hatırlatan Erbakan, bu anlaşmanın Türkiye'yi İran ve Yemen ile karşı karşıya getirme riski taşıdığını savundu. Türkiye'nin İslam dünyasındaki krizlerde taraf olmak yerine arabuluculuk rolünü üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Erbakan, ABD yönetiminin ve Donald Trump'ın anlaşmaya verdiği desteğin sorgulanması gerektiğini belirtti.
Erbakan, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Amerika ve İsrail, İran ve müttefiklerine karşı istediği neticeyi alamayınca Müslüman ülkeleri birbirlerine karşı vekil güç olarak kullanmak istiyor. Türkiye’yi de İran ve müttefiklerine karşı çatışmanın içerisine çekmek istiyor. Türkiye’yi barışın, çözümün bir parçası değil, sorunun bir parçası hâline getirme anlaşması olarak görüyoruz."
**"İstikamet Washington Değil, Mekke Olmalı"**
ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Mısır'ın ittifaka katılmayacağı yönündeki açıklamalarını eleştiren Erbakan, bağımsız dış politika söylemiyle bu durumun bağdaşmadığını ifade etti. Ayrıca İsrail'in Somaliland bölgesinde askeri üs kurma girişimlerine değinen Erbakan; Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı ve İslam dünyasının ticaret yollarının güvenliği için hangi ortak tedbirlerin alındığını sordu. Gazze'deki insani felakete dikkat çeken Erbakan, bölge güvenliğini sağlama iddiasındaki ülkelerin tutumlarını eleştirdi.
Müslüman ülkelerin bağımsız bir ittifak kurmasına destek verdiğini belirten Erbakan, "Biz elbette ki Müslüman ülkelerin bir ittifak yapmasına itiraz etmiyoruz. Müslüman ülkelerin kendi ajandaları doğrultusunda bağımsız bir ittifakı gerçekleştirmelerinden biz memnun oluruz. Ama biz kurulan ittifakların Amerika ve İsrail çıkarlarına hizmet edecek şekilde kurgulanması ihtimaline karşı çıkıyoruz. Bizim arzumuz Müslüman ülkeler birbirinin karşısında değil, birbirinin yanında dursun. Bunun yolu da Amerika’nın çizdiği güvenlik haritalarından değil, Millî Görüşün yıllar önce ortaya koyduğu, Erbakan Hocamızın yıllar önce ortaya koyduğu D-8 projesinden geçmektedir." dedi.
İlgili haber: Başbakan Üstel: Türkiye ile Aynı Hedef ve Yol Üzerindeyiz
İslam dünyasının güvenliğinin Washington planlarıyla değil, kendi iradesiyle sağlanabileceğini savunan Erbakan, "Mekke’nin adını taşıyan bir anlaşmanın istikameti de Washington değil, doğrudan doğruya Mekke olmalıdır." şeklinde konuştu.











Yorum Yap