Eyüpsultan'daki Taksici Cinayetinde İlk Duruşma: İhanet İddiaları ve Çelişkili Savunmalar
İstanbul Eyüpsultan'da taksici Sefer Kaya'nın öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşmasında, 7'si tutuklu toplam 9 sanık yargılandı. Maktulün yakını sanıklardan birinin tuzağı kurduğunu iddia ederken, duruşma 4 Şubat tarihine ertelendi.

İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde taksici Sefer Kaya'nın aracında silahla öldürülmesiyle ilgili açılan davanın ilk duruşması İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi. Toplam 9 sanıktan 7'si tutuklu olarak yargılanırken, 2 sanık firari durumda bulunuyor. Duruşmaya tutuklu sanıklar Abdulkerim Kurani, Enver Alp, Muhammed Elibrahim, Osman Alp Yaş, Yusuf Torak, Tuna Şahin ve Tayyip Akgün ile müşteki taraf ve avukatlar katıldı; firari sanıklar Bedir Karaoğlan ve Mehmet Eser ise hazır bulunmadı. Sanıklar 'tasarlayarak kasten öldürme' ile 'ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma veya taşıma' suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı.
Sanık Enver Alp savunmasında, olay günü Sefer Kaya'nın kendisini 'iyi bir müşteri' olduğu gerekçesiyle aradığını ve beraber gittiklerini belirtti. Alp, "O gün beni Sefer aradı, güzel bir müşteri var beraber gidelim dedi. Ben de kabul ettim. İki araçla gittik. Gittiğimiz yol tek taraflıydı, bir tarafında ben, bir tarafında Sefer bekleyecekti. Daha sonra ben kendi tarafımda beklerken silah sesi duydum. Korktum, arabamla hemen Sefer’in tarafına geldim. Aracımdan indiğimde onun öldüğünü gördüm. Korktuğum için geri aracıma binerek kaçtım." ifadelerini kullandı.
İlgili haber: Kuşadası'ndaki Silahlı Saldırı: Yardım Eden 2 Kişi Tutuklandı
Korsan taksicilik yaptığını belirten sanık Tuna Şahin ise suçlamaları reddederek, Tayyip Akgün'ün kendisinden araç istediğini ve daha sonra Muhammed ile birlikte bir konuma gittiklerini anlattı. Şahin, "Abi kaputta poşet var, versene dedi. Baktım, kaputa siyah poşet sarılı. Açmadılar poşeti, nedir ne değildir bilmiyorum. Bir konum daha geldi, o konuma gittik. Poşetin içinde ne olduğunu bilmiyorum, tahmin ettim metale benziyordu." şeklinde savunma yaptı.
Sanık Tayyip Akgün, Tuna Şahin'in iddialarına karşı çıkarak HTS kayıtlarının incelenmesini istedi. Akgün, "Ben Tuna’dan araba falan almadım. Diyor ki Tayyip Suriyeli şahsa ayakkabı verdi, yok böyle bir şey. Ben telefon almaya gidecektim, Tuna abiye de söyledim. Tamam, 600 TL’ye götürürüm dedi. Akşam 20.00-21.00 gibi çıktık. Ben telefonu aldıktan sonra bana, ‘Yakınlarda müşteri var, onu alayım, onu da bırakayım’ dedi. Müşteriyi de 10-15 dakikalık bir mesafeden aldık. Benim önceki verdiği ifadede Rejat diye biriyle konuştuğumu söylüyor, şimdi de dikkat etmedim diyor. Ben oturan çocuğa falan da hiç bakmadım, telefonla uğraşıyordum. Bu müşteri araca binerken kamera görüntülerinde Tuna Şahin silahı nereye koyuyor? Döndüğümüzde de ben direkt dükkana gittim. Benden neden korktuklarını bilmiyorum, bunu da Tuna abiden öğrendim. Benim dükkanıma geliyor, yazlığıma geliyor, benden nargile parası istiyor. Korkan insan bunu yapar mı?" diyerek ekledi: "Ben Tuna’ya konum atmadım, onun telefonunun şarjı yoktu, o kendi telefonundan bana konum attı. Benim de iki çocuğum var, benim bunlarla bir alakam yok."
Maktulün eşi Rabia Kaya, olay günü ailesinin yanında tatilde olduğunu ve eşinin ölüm haberini aldığında büyük yıkım yaşadığını belirterek, "Olay günü ben evde değildim, eşimin ailesinin yanına tatile gitmiştim. Eşimin fenalaştığını söylediler, hemen gittim. Sonra eşimin öldüğünü gördüm. Çocuklarım da onu öyle gördü. Ben sonuna kadar davacıyım. Ben olayla ilgili hiçbir şey bilmiyorum. Eşim sabah çıkar, 12.00’de dönerdi. Benim iki çocuğum yetim kaldı. Benim eşim size ne yaptı?" şeklinde konuştu.
Maktulün kardeşi Sinan Kaya ise Enver Alp'in ağabeyini tuzağa düşürdüğünü iddia ederek, "O gece abimin o noktada olacağını Enver’den başka kimse bilemezdi. Enver abimi oraya tuzağa çekti. Gaziosmanpaşa’daki suç örgütlerine çalışır Enver. Enver’in çocuğu olmazken benim abim onunla hastane hastane giderdi. İnsan arkadaşını satar mı, insan arkadaşını ölüme götürür mü? Abim can çekişirken o mesajlaşmaları siliyor. Adalet istiyoruz. Yeter ki adalet yerini bulsun." dedi.
Tanık Mustafa Türkmen ise sanıklardan sadece Enver Alp'i tanıdığını ve olay anında evde olduğunu belirtti. Türkmen, "Olayı kardeşimden öğrendim. Maktulün gasp edildiğini, hastaneye götürüldüğünü de telefonla öğrendim. Bunun üzerine ben de hastaneye gittim. Enver’i o sırada karakol çağırmıştı, ben o gün görmedim onu. Olaydan 2-3 gün sonra maktulün kardeşi Sinan’la konuştuğumuzda o bana, ‘Kameradaki sana benziyor’ dedi. Ben de o sırada evde olduğumu söyledim. Daha sonra görüntüleri görünce görüntülerdeki kişinin Enver olduğunu anladım." şeklinde beyanda bulundu.
İlgili haber: Afyon'daki Katliamda Kırşehirli 3 Esnaf Hayatını Kaybetti
Mahkeme, duruşmayı 4 Şubat tarihine erteledi.











Yorum Yap