Enfeksiyon Tedavisinde Bilinçsiz Antibiyotik Kullanımına Dikkat
Mevsim geçişlerinde artan üst solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotiklerin her durumda çözüm olmadığı ve yanlış kullanımın direnç gelişimini tetiklediği vurgulanıyor. Uzmanlar, doğru tanı konulmadan kullanılan ilaçların gelecekteki tedavi etkinliğini azalttığına dikkat çekiyor.

Mevsim geçişleri beraberinde burun tıkanıklığı, akıntı, boğaz ağrısı, öksürük ve yüz bölgesinde basınç gibi yaygın sağlık sorunlarını getiriyor. Ancak benzer belirtilerle seyreden her üst solunum yolu enfeksiyonunun nedeni aynı olmayabiliyor. Bu durum, özellikle antibiyotik tedavisi planlanırken enfeksiyon kaynağının doğru tespit edilmesini kritik hale getiriyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2025 küresel sürveyans raporu, 2023 yılında dünya genelinde laboratuvarla kanıtlanmış yaygın bakteriyel enfeksiyonların yaklaşık altıda birinin antibiyotiklere dirençli olduğunu ortaya koydu. WHO, bu direnç gelişiminin temel nedenleri arasında aşırı ve uygunsuz antimikrobiyal kullanımını gösteriyor.
Üst solunum yolu enfeksiyonlarında yapılan en büyük hatalardan biri, belirtilerin şiddetli olmasının doğrudan antibiyotik gereksinimi olduğu düşüncesidir. Oysa antibiyotikler sadece bakterilere karşı etkilidir; soğuk algınlığı gibi virüs kaynaklı enfeksiyonlarda bir fayda sağlamazlar. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Özlem Atmış, "Üst solunum yolu enfeksiyonlarında burun tıkanıklığı, akıntı, öksürük, boğaz ağrısı ve yüz bölgesinde basınç gibi belirtiler oldukça sık görülüyor. Ancak bu belirtilerin varlığı tek başına bakteriyel bir enfeksiyon olduğu ya da antibiyotik kullanılması gerektiği anlamına gelmiyor. Sinüzitte de durum aslında aynı. Her burun akıntısı, her yüz ağrısı ya da birkaç gündür geçmeyen tıkanıklık bakteriyal sinüzit demek değil. Bizim için asıl önemli olan, hastalığın nasıl başladığı, ne kadar sürdüğü ve belirtilerin zaman içinde nasıl değiştiğidir. Viral, post viral ve bakteriyal tabloları birbirinden ayırmadan antibiyotiğe karar vermek doğru değil. EPOS gibi saygın tedavi rehberlerinde akut rinosinüzit vakalarında antibiyotiklerin hastalığın seyri üzerindeki etkisinin sınırlı olduğu, bakteriyel akut rinosinüzit düşünülen seçilmiş hastalarda ise antibiyotik tedavisinin değerlendirilebileceği belirtiliyor. Bu nedenle antibiyotik kararının hastanın klinik durumuna göre verilmesi, gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesi açısından önem taşıyor. Doğru tanı ve uygun tedavi yaklaşımı, hem hastanın sağlığı hem de antibiyotiklerin gelecekte etkinliğinin korunması açısından önemli. Yani mesele antibiyotiği doğru hastada, doğru zamanda kullanmak" dedi. Dr. Atmış ayrıca, "Gerektiğinde antibiyotikten kaçınmak ne kadar yanlışsa, gerekmediği halde kullanmak da o kadar yanlış. Çünkü gereksiz kullanılan her antibiyotik yalnızca o gün ki tedavimizi ilgilendirmiyor; antibiyotiklerin etkisini de azaltıyor. Tedavi de oldukça önemli ve değerli olan antibiyotikler direnç gelişimi ile etkisiz kalır ve gerçekten ihtiyacımız olduğunda tedaviye cevap veremezler" şeklinde konuştu.
İlgili haber: Bayburt'ta Şap Hastalığı Nedeniyle Hayvan Hareketliliğine Yasak Getirildi
Sinüzit (rinosinüzit) vakalarında da belirtiler benzer olsa dahi hastalığın nedeni ve seyri farklılık gösterebiliyor. Avrupa Rinoloji Derneği’nin EPOS 2020 dokümanı, akut rinosinüzitlerin çoğunda antibiyotiklerin etkisinin sınırlı olduğunu, ancak bakteriyel akut rinosinüzit şüphesi olan seçilmiş hasta gruplarında etkili olabildiğini belirtiyor. Bu sebeple, gereksiz ilaç kullanımını önlemek adına doğru hasta seçiminin önemi vurgulanıyor. Özellikle şiddetlenen, tekrarlayan veya uzun süren şikâyetlerde kişilerin kendi kendine tedavi uygulamak yerine bir sağlık profesyoneline başvurması gerektiği ifade ediliyor.
İlgili haber: Serebral Palside Erken Tanı ve Rehabilitasyonun Kritik Önemi
Üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüs sağlığı ve bilinçli tedavi yöntemleri, 23-25 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 7. Fonksiyonel Tıp Kongresi'nin gündem maddeleri arasında yer alacak. Yaklaşık 300 hekim, 300 eczacı ve diyetisyenlerin katılımıyla düzenlenecek kongrede; koruyucu sağlık, mikrobiyota, bağışıklık sistemi, kronik hastalık yönetimi ve güncel sağlık yaklaşımlarının yanı sıra antimikrobiyal direnç ile bilinçli ilaç kullanımı farklı disiplinlerden uzmanlarca değerlendirilecek.











Yorum Yap