DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan'dan Somut Adım Çağrısı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM'deki grup toplantısında eğitimde şiddet, futboldaki yolsuzluklar ve barış süreci üzerine değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, kurulan komisyonların sonuçlarının görülmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerin ötesinde somut adımlar beklediklerini ifade etti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. dönem 5. yasama yılının ilk DEM Parti Grup Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, gündemdeki çeşitli konulara değindi.
Okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çeken Bakırhan, 8 öğrencinin yaralandığı bıçaklı saldırı nedeniyle yaralılara şifa diledi ve ailelerine geçmiş olsun dileklerini iletti. Okulların çocukların kendilerini en güvende hissetmesi gereken yerler olduğunu belirten Bakırhan, "Bugün yaşanan saldırı bu güvenin ne kadar kırılgan hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu. Okullarda gerekli tedbirlerin yeniden ele alınması gerekiyor. Bu saldırılarla birlikte önümüze büyük bir görev olarak çıktı. Ancak tek başına güvenlik önlemi almak yeterli değil. Her okula yeterli sayıda psikolojik danışman atanmalı. Yine bir grupta söylemiştik, yine tekrar ediyoruz. Umarım duyulur. Çocuklar arasında şiddet ve akran zorbalığına karşı kalıcı, önleyici programlar hayata geçirilmeli. Bu programlar eğitim sendikaları, aileler, öğrenciler ve uzmanlarla birlikte kurulmalıdır. Çocuklara yönelik koruyucu ve önleyici politikalar geliştirilerek hayati sorumluluğunu taşıyan herkesin öncelikli görevi budur" şeklinde konuştu.
İlgili haber: Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, partisinin Merkez İlçe 1. Olağan Kongresi’ne katıldı
Futbol dünyasındaki yolsuzluk iddialarına da değinen Bakırhan, Hakkari Türkiye Futbol Federasyonu temsilcisinin de toplantıda olduğunu belirterek, Türkiye Futbol Federasyonu'nun son 5 yılda bahis oynadıkları gerekçesiyle büyük kulüp yöneticilerinin de dahil olduğu 448 kişiyi disipline sevk ettiğini hatırlattı. Merkez Hakem Kurulu Başkanı'nın sahtecilik soruşturması kapsamında tutuklanmasına değinen Bakırhan, "Rantın milletin formasına, sevincine, futbol tutkusuna kadar sızdığını ortaya koyan bir rezaletle karşı karşıyayız. İnsan tuttuğu takımın formasına, hakemin düdüğüne, oyunun temizliğine inanmak istiyor. Ama bugün görüyoruz ki takımlarımız bile sahada değil, masada oynanan bir oyunun parçası haline getirilmiş" ifadelerini kullandı.
Toplumsal barış ve gelecek vizyonu hakkında konuşan Bakırhan, gençlerin hayatını kaybetmediği, annelerin çocuklarını toprağa vermediği, herkesin kimliği, dili ve inancıyla özgürce yaşayabildiği bir ülke hayali kurduklarını belirtti. Bakırhan, "Bu sorumluluğun büyüklüğünü biliyoruz. Tam da bu nedenle söylüyoruz, barış umudunu belirsizlik içinde tüketmeye, toplumun beklentisini sürekli ertelemeye kimsenin hakkı yoktur" dedi.
İlgili haber: MHP Lideri Bahçeli'den Meclis ve Reform Vurgusu
Çerçeve yasanın Meclis'ten 467 oyla geçtiğini ve bu kapsamda bir Koordinasyon Kurulu ile 4 alt komisyon oluşturulduğunu hatırlatan Bakırhan, sürecin ilerlemesi için somut sonuçlar beklediklerini vurguladı. Bakırhan, "Artık bu kurulan komisyonların çalışmalarını ve sonuçlarını görmek istiyoruz. Kürtçede bir söz var, ’Bir somut adım bin sözden iyidir’ diyorlar. Biz de artık sözler yerine somut adım beklediğimizi belirtmek istiyoruz" dedi. Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulunun etkin çalışmasının tarihi önem taşıdığını belirten Bakırhan, kurulun bir an önce Öcalan’ın koordinatörlüğünde çalışmalara başlaması gerektiğini savundu. Barışın matematiğini anlatan Bakırhan, "Tarihi deneyimlerin bize öğrettiği şey şudur, barışın terazisinin iki kefesi vardır. Bir kefeye silah bırakıldıysa diğer kefeye hukuk konulmalıdır. Çünkü silahsızlanma hukuki karşılığı olan bir meseledir. Demokratik hakların tanınmasının ve hukuki güvencelerin sağlanmasının önünde bariyerler konulamaz. Bir kefeye fesih konulduysa öbür kefeye hukuk, hukuki güvence ve siyaset konulmalıdır. Tek kefesine yük binen bir terazi doğru çalışmaz, doğru tartmaz. Eğer bir sorumluluk isteniyorsa o sorumluluğun yerine getirilebileceği şartlar da oluşturulmalıdır. Barışın matematiği budur. Bir sorumluluk isteniyorsa onun şartları oluşturulmalıdır. Barış sürecini ilerletmek gerçek bir kardeşlik sözleşmesinin de aynı zamanda önünü açacaktır. Demokrasi ve hukuk düzeninin tesisiyle ortaya çıkacak barış iklimi toplumsal sözleşmenin aynı zamanda kapısını aralayacaktır. Yani adım karşılığında adım üretir. Her karşılık yeni bir güven üretir. Güven arttıkça daha zor meseleler konuşulabilir bir hale gelebilir. Öcalan’ın özgür çalışma, görüşme ve iletişim şartları sağlanmalı; ilgili taraflarla düzenli temas kurabilmesinin" diyerek sözlerini tamamladı.











Yorum Yap