Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM reformu çağrısı: Veto imtiyazı kaldırılmalı

Genel Yayın Yönetmeni22 Eylül 2026 08:07Ajans: TRT Haber0 görüntülenme6 dk okuma

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünya 5'ten büyüktür" çağrısının daha geniş bir sorumluluk anlayışına davet olduğunu belirterek, BM reformunun merkezinde veto imtiyazının kaldırılmasının bulunması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM reformu çağrısı: Veto imtiyazı kaldırılmalı

Bloomberg için "BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır" başlıklı makale kaleme alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son yıllarda dünyanın tanık olduğu salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmalar gibi trajedilerin, dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını gösterdiğini belirtti.

Küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğunu vurgulayan Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin hala İkinci Dünya Savaşı sonrasının yapısını yansıttığına işaret etti.

İlgili haber: Başbakan Üstel'den Muhalefete Sert Eleştiri: 'Türkiye ile Yapılan Projelere Rum Tarafı Gibi Yaklaşıyorlar'

Daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dahil etmek mecburiyetindeyiz. 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrımız, bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davettir. Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır. Çünkü Güvenlik Konseyine ayrıcalıklı yeni üyeler eklemek, karar alma gücünün birkaç devletin elinde toplanması sorununu çözmez ve imtiyazlı yapının kapsamını genişletir. Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır. Reform, aynı imtiyazın başka devletlere de tanınması anlamına gelemez. Genel Kurul bünyesinde, hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı olarak engelleme yetkisine sahip olmaması ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulmalıdır."

Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul arasındaki dengenin de yeniden kurulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şunları ifade etti:

"Genel Kurul'un yetkileri güçlendirilmeli, daimi üyeliklerin bulunmadığı, Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli süreler için dönüşümlü olarak seçildiği, yeniden görev almak isteyen ülkelerin seçimlerde üyelerin çoğunluğunun güvenini yeniden kazandığı bir yapıyla Güvenlik Konseyinin temsil kapasitesi ve Genel Kurul karşısındaki hesap verebilirliği artırılmalıdır. Geleceğin uluslararası düzenini geçmişin hiyerarşilerini muhafaza ederek kuramayız.

Dünya tarihi bakımından oldukça kısa sayılabilecek son çeyrek asırda yaşanan gelişmeler, hiçbir güç dengesinin ve hiçbir uluslararası nizamın baki olmadığını gösterdi. İnsanlığa barış, istikrar ve ortak refah vadeden sistem, yeni savaşları önlemekte, eşitsizlikleri azaltmakta ve değişen güç dengelerine cevap vermekte yetersiz kaldı."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiden güvenliğe, teknolojiden diplomasiye kadar yeni güç merkezleri ortaya çıkarken, uluslararası kurumların bu dönüşüme aynı hızla uyum sağlayamadığına işaret etti.

Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların, devletlerin güçlü kurumlara, dayanıklı ekonomilere ve caydırıcı savunma yeteneklerine sahip olmalarının önemini bir kez daha ortaya koyduğunun altını çizen Erdoğan, ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenlik ve sürdürülebilirliğinin daha belirleyici hale geldiğini belirtti.

Asya'nın ekonomik ağırlığı artarken, Afrika'nın da potansiyeliyle uyumlu daha güçlü bir temsil talep ettiğini, gelişmekte olan ülkelerin kendi önceliklerini daha yüksek sesle dile getirdiğini aktaran Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bazı bölgesel aktörlerin artan nüfuzu, kendi coğrafyalarında daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beraberinde getiriyor. Her bölgenin meselelerini dışarıdan belirlenen yöntemlerle çözmek mümkün değildir. İlgili ülkelerin iradesini, yerel şartları ve müşterek menfaatleri esas alan yaklaşımların daha kalıcı ve istikrarlı sonuçlar üreteceğine inanıyoruz. Diplomatik kapasitesi, ekonomik imkanları ve farklı taraflarla iletişim kurabilme kabiliyeti bulunan ülkelerin barışın ve istikrarın tesisinde daha etkin roller üstlenmesi, kaçınılmaz bir gerekliliktir.

Küreselleşmenin refahı yayacağı yönündeki beklentiler tam anlamıyla karşılanmadı. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler derinleşirken teknoloji ve ekonomik bağımlılıklar yeni rekabet alanlarına dönüştü. Bu değişen koşullarda küresel adaletin temini için mesuliyetler hakkaniyetle paylaşılmalı, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkı ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimi güvence altına alınmalıdır."

Böylesi bir değişimin geniş bir uluslararası iradenin ortaya konulmasını zaruri kıldığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin güçlü küresel ilişkileri ve çok taraflı diplomasi tecrübesini bu reform arayışının hizmetinde kullanmaya devam edeceğini vurguladı.

Veto imtiyazının kaldırılması, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerinde daha fazla ağırlık kazanması ve Genel Kurul'un rolünün güçlendirilmesi yönündeki çabayı desteklediklerinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

İlgili haber: Suriye ve Suudi Arabistan Arasında Askeri İşbirliği Genişleyebilir

"Farklı bölgelerden ülkelerin bu müşterek zeminde buluşması, uluslararası sistemin meşruiyetini ve temsil kabiliyetini güçlendirecektir. Bugünün dünyasında kalıcı barışın, birbirinden kopuk ve birbiriyle konuşmayan blokların çoğalmasıyla kurulamayacağı açıktır. 'Daha adil bir dünya' için farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini ortak bir zeminde buluşturmalıyız. Türkiye, köklü devlet geleneği, diplomatik kapasitesi ve farklı coğrafyalarla kurduğu güçlü ilişkilerle bu reform arayışında üzerine düşen sorumluluğu üstlenmeye devam edecektir."

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

Krakow'daki Kanlı Saldırının Şüphelisinin Evinde 3 Ceset Bulundu
Dünya2 dk okuma

Krakow'daki Kanlı Saldırının Şüphelisinin Evinde 3 Ceset Bulundu

Krakow'da 6 kişinin ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırının failinin evinde yapılan aramada 3 ceset tespit edildi. Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, saldırının ardından 8-9 Kasım tarihlerini milli yas ilan etti.

Genel Yayın Yönetmeni
08 Kasım 2026 03:55
ABD Ordusu Umman Körfezi'nde İran Ablukasını Delmeye Çalışan Gemiyi Vurdu
Dünya1 dk okuma

ABD Ordusu Umman Körfezi'nde İran Ablukasını Delmeye Çalışan Gemiyi Vurdu

ABD Merkez Komutanlığı, Umman Körfezi'nde İran'a yönelik deniz ablukasını ihlal etmeye çalışan St. Kitts bayraklı M/V Huda isimli ticari geminin hareket kabiliyetini engelledi. Operasyon kapsamında geminin arka kısmına hassas güdümlü mühimmat ateşlendiği bildirildi.

Genel Yayın Yönetmeni
08 Kasım 2026 03:39
Tiran'da Hükümet Karşıtı Protestolar: Polis Tazyikli Su ve Gazla Müdahale Etti
Dünya1 dk okuma

Tiran'da Hükümet Karşıtı Protestolar: Polis Tazyikli Su ve Gazla Müdahale Etti

Arnavutluk'un başkenti Tiran'da eğitim ve yaşam koşullarını iyileştirmek isteyen öğrencilerin başlattığı protestolar şiddetli çatışmalara dönüştü. Başbakan Edi Rama'nın istifasını talep eden göstericiler ile polis arasında yaşanan gerginlik, tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz müdahalesiyle sonuçlandı.

Genel Yayın Yönetmeni
07 Kasım 2026 23:49
İsrail'de Hükümeti Kurma Görevi Gadi Eisenkot'a Verildi
Dünya2 dk okuma

İsrail'de Hükümeti Kurma Görevi Gadi Eisenkot'a Verildi

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, siyasi temsilcilerle yaptığı görüşmelerin ardından hükümeti kurma görevini Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot'a teslim etti. Eisenkot'un yarın düzenlenecek törenle görevi resmen devralması bekleniyor.

Genel Yayın Yönetmeni
07 Kasım 2026 23:49

Bunlari da Okuyun