Çelik: Kurumlarımız çalışıyor, yanlış yapanlar hukuk önünde hesap verecek

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, fon krizi soruşturmasıyla ilgili "Bizim siyasetimizin, AK Partimizin, Cumhur İttifakımızın siyasetinin alfabesi her türlü yanlışla sonuna kadar ve tavizsiz mücadele etmektir. Yanlış yapanlar hukuk önünde hesap verecek" dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında AK Parti Beykoz İlçe Başkanlığı'nı ziyaret etti.
Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda, Teşkilat Başkanlığının koordinasyonunda "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" gerçekleştirdiklerini söyledi.
İlgili haber: Trump: İran'la daha fazla görüşme bekliyorum
Bu ay itibarıyla Türkiye'nin bütün illerindeki çalışmaları genel başkan yardımcıları, bakanlar, MKYK üyeleri, milletvekilleri ve kurumlardaki birçok arkadaşlarıyla birlikte kapsamlı bir şekilde gerçekleştirdiklerini belirten Çelik, çalışmalarla milyonlarca vatandaşa ulaşıp, milyonlarca haneye girdiklerini, ana kademe, kadın ve gençlik kollarının çalışmaları tam bir koordinasyon içerisinde başarılı bir şekilde gerçekleştirdiğini dile getirdi.
Çelik, bugün İstanbul'un bütün ilçelerinde buluşma gerçekleştirdiklerini anlatarak, bütün arkadaşlarının sahada olduğunu ve bütün ilçelerde çalışma yaptığını kaydetti.
Dünya ve Türkiye siyasetinin gündeminin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bütün açıklamalarını merkeze alan, o doğrultuda şekillenen pek çok boyutta ilerlediğini aktaran Çelik, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler (BM) ziyaretinde bir Türkiye rüzgarı estiğini, herkesin Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmek, dünya meselelerini istişare etmek için ne kadar yoğun bir çaba içerisinde olduğunu hep beraber gördüklerini dile getirdi.
Çelik, özellikle İsrail'in Gazze'de soykırımı başlatmasından bu yana insanlık için en büyük kötülüğün soykırım organizasyonu, soykırım şebekesi Netanyahu ve ekibi olduğunu dediklerini kaydederek, şunları söyledi:
"Bunun karşısında insan haysiyetini, onurunu koruyan insanlık ittifakının en gür sesi de Sayın Cumhurbaşkanımızdır diyoruz. Bir kere daha görüldü ki Sayın Cumhurbaşkanımız BM'de hitap ederken bütün salon dolup taştı. Yüksek bir ilgi ve alakayla hem ikili temaslar hem diğer toplantılar gerçekleştirildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajlar bir kere daha dünya siyaset sahnesinde ve dünyanın onurlu, haysiyetli insanlarının yaşadığı bütün başkentlerde, sokaklarda yankılandı. Ama kötülük şebekesinin, soykırım şebekesinin başında olan Netanyahu konuşurken salon terk edildi."
Netanyahu'nun bugün insanlık mahkemesi önünde, sanık kürsüsünde, insanlığa karşı işlediği suçlar, soykırım suçları ve insancıl hukuka karşı işlediği suçlar bakımından yargılanması gereken bir katil ve suçlu olduğunu ifade eden Çelik, "Sanık kürsüsünde olması gereken birinin BM kürsüsünde katliam propagandası yapması, BM kürsüsünü katliam ve soykırım propagandasının sahnesi haline getirmesi BM'nin de dünyanın da trajedisidir" ifadelerini kullandı.
Çelik, muhalefetin kendi haline bakmadan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın aday olup olamayacağını, aday olmasının şartlarının ne olduğunu, Cumhurbaşkanının aday olup olmaması konusunda AK Parti içerisinde tartışmalar olduğunu ifade ettiğini belirterek, "Muhalefetin sözlerini ciddiye almaya gerek yok ama daha önce de ifade ettim. AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bu konuda AK Parti en güçlü açıklamaları yapmıştır. İttifak ortağımız Sayın Devlet Bahçeli bu konuda son derece güçlü açıklamalar yapmıştır" dedi.
Adına kamuoyunda "fon krizi" denilen gündemle ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla ilk günden itibaren partinin kurullarının titizlikle çalıştığını kaydeden Çelik, "Burada AK Parti'nin ilkeleri nettir. Biz Türkiye'de temiz toplum ve temiz siyasetin öncüsü, adresi ve merkeziyiz. Bu bakımdan AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu net ilkelerle yürüyoruz. Usulsüzlük, yolsuzluk, istismar herhangi bir şekilde bunlara bulaşıp mağduriyet üretenlerin hepsinin hesap vereceğini ifade ediyoruz" diye konuştu.
"Adalet Bakanlığımızın, Hazine ve Maliye Bakanlığımızın, bütün kurumlarımızın tam koordinasyonuyla ve Cumhurbaşkanımızın 'Yanlış yapan kim olursa olsun hesap sorulacaktır.' ilkesi esas alınarak bütün bu meselelerin üzerine gidilecektir. Bundan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızın tabii ki durumları titizlikle ele alınacaktır. Bütün bu süreç ayrıca AK Parti'de, partideki yetkili kurullarımız tarafından titizlikle takip edilecektir. Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkanımızın 'Sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır.' ifadesi bu meseleye yaklaşımımızın yegane pusulasıdır. Burada her türlü yanlışa karşı tavizsiz hareket edeceğimizin bir kere daha altını çiziyoruz."
Yanlış yapanların hukuk önünde hesap vereceğini vurgulayan Çelik, hukuki sonuçları hep beraber göreceklerini ifade etti.
Çelik, muhalefetin Türk ekonomisine ve finansal sisteme dönük olarak birtakım iftiralar ortaya koyduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Finansal sistemimiz ve Türkiye ekonomisi açısından sistemik bir risk yoktur. Bu, sermaye piyasasının sınırlı bölümünde belli bir fon merkezli olarak ortaya çıkmış bir krizdir. Bu çerçevede bunun üzerine gideceğiz, sorumlular hesap verecek hangi alanda olursa olsun. Aynı zamanda da bir daha bunların tekrar edilmemesi için idari, adli bütün tedbirlerin alınması için çalışmaları biz başlatmış oluyoruz. Tüm denetim kurumları görevlerinin başındadır. Şeffaflık, denetim, hesap verilebilirlik ilkeleri çerçevesinde millete, milletin emanetine sahip çıkmak konusunda taviz, istisna, kararsızlık yoktur. Biz milletin emanetine sonuna kadar sahip çıkarız ve bu konuda da gereken neyse yapmaktan çekinmeyiz. Bizim siyasetimizin, AK Partimizin, Cumhur İttifakımızın siyasetinin alfabesi her türlü yanlışla sonuna kadar ve tavizsiz mücadele etmektir."
Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın görevden affını istemesiyle ilgili soruyu şu şekilde cevapladı:
"Fatma Betül hanım ortaya çıkan gündemle ilgili olarak MYK ve MKYK üyeliklerinden affını talep etmiştir. Bu da Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız tarafından kabul edilmiştir. Fatma Betül Hanım şu anda MYK ve MKYK üyemiz değildir. Biz spekülasyonlarla hareket etmeyiz. Dediğim gibi, bir siyasi sorumluluk tarafı var, bir de hukuki sorumluluk tarafı var. Biz siyasi sorumluluk tarafında atılması gereken adımları göstermek bakımından Cumhurbaşkanımızın ABD dönüşü gazetecilere ifade ettikleri ilkeler çerçevesinde pusulamızı, yol haritamızı oluşturduk. Adalet Bakanlığımız ve Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere bütün kurumlarımız tam bir koordinasyon içerisinde çalışıyorlar. Partideki, Cumhurbaşkanımızın talimatıyla oluşmuş kurul, bütün yetkili kurumlarımız da bu süreci titizlikle takip ediyorlar."
Çelik, temiz toplum ve temiz siyasetin adresi olduklarını belirterek, şunları söyledi:
"Bu sadece bahsettiğim gibi belli bir partiye dönük değildir. Bizim buradaki yaklaşımımız ilkeseldir, sistemiktir. Partimizin programı, tüzüğü açıktır. Tabii ki biz masumiyet karinesine inanırız. Soruşturmanın selameti açısından yapılacak şeyler vardır, onları yapıyoruz. Arkadaşlarımız da bu siyasi sorumluluğu gösteriyorlar. Yarın hukuki durum netleştiğinde de yapacağımız şeyler var. Ona o zaman geldiği zaman karar vereceğiz. Ama şu anda siyasi sorumluluk olarak üzerimize düşenleri yapmak açısından bir tereddüdümüz yoktur. Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın talimatı nettir."
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, bu konu özelinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik söylemlerinin sorulması üzerine Çelik, şunları dile getirdi:
İlgili haber: Katil İsrail, Gazze'de sivil araca saldırdı: 1 Filistinli hayatını kaybetti
"Yeni Parti Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'in hayatta yapacağı en son iş demeyeceğim, hiç yapmayacağı iş Cumhurbaşkanımızı eleştirmek olmalı. Atatürk'ün emaneti dediği CHP'yi yolsuzluk şebekelerine, hırsızlık organizasyonlarına kaptırmış ve bunu üstelik kendi yönetimi altında yapmış. Kendisi ve ekibi partiyi yönetirken, hırsızlık şebekeleri, yolsuzluk organizasyonları her gün 'Atatürk'ün emaneti' dedikleri CHP'yi çalmış. Özgür Özel bunlara göz yummuş, bunlar karşısında aciz davranmış, hiçbir şey yapmamış. Bunlarla yüzleşmek yerine gelmiş, Cumhurbaşkanımızı eleştirmeye kalkıyor. Yani Özgür Özel'in bu konuda söyleyecek tek kelime bir sözü olmaması gerekir."










Yorum Yap