Bursa'nın Gastronomi Mirasına Yeni Bir Lezzet: Bursa Suluşu

Osmanlı saray mutfağının meyveli et geleneği, Şef Bülent Barış tarafından geliştirilen 'Bursa sulusu' ile esnaf lokantası kültürüne taşındı. Kentin coğrafi işaretli ürünlerinin kullanıldığı bu özel yemek, Bursa'nın zengin mutfak mirasına yeni bir soluk getiriyor.
Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmış olan ve saray mutfağının zenginliğini günümüze taşıyan Bursa, gastronomi kültürüne özgün bir lezzet daha ekledi. Kebap, cantık ve pideli köfte gibi geleneksel tatlarıyla tanınan şehir, bu kez Osmanlı damak tadını esnaf lokantası konseptiyle buluşturan tencereli bir yemekle dikkat çekiyor. Bursalı şef Bülent Barış tarafından geliştirilen "Bursa sulusu", kentin coğrafi işaretli simge ürünlerini Osmanlı saray mutfağının meyveli et yemeği geleneğiyle aynı tencerede birleştiriyor.
Uludağ'ın doğal kaynak sularıyla pişirilen bu özel tarif; dana etinin yanı sıra bölgenin tescilli kestanesi, cevizi, bademi ve gün kurusu kayısısının fırında harmanlanmasıyla hazırlanıyor. Kentin köklü mutfak mirasına gurme bir dokunuş katan bu lezzet, özellikle şehri ziyaret eden yemek tutkunlarının yoğun ilgisini çekiyor.
İlgili haber: Başkan Altay'dan 13. Konya Kitap Günleri'ne Davet
"Osmanlı’nın meyveli et geleneğini esnaf lokantasına taşıdık" diyen şef Bülent Barış, geleneksel esnaf lokantası anlayışına yeni bir yaklaşım getirdiklerini ve kentin ziyafet kültürünü tencere yemeğine dönüştürdüklerini belirtti. Ziyaretçilerin genellikle iskender döner ve pideli köfteye yöneldiğini, bu nedenle kente özgü nitelikli bir sulu yemek ihtiyacı hissettiklerini ifade eden Barış, şunları kaydetti: "Bursa sulusu, kentin coğrafi işaretli ürünlerini bir araya getiren çok özel bir lezzet. Yemeğimizde yöremizin dana eti, cevizi, bademi, kestanesi ve berrak Bursa dağ suyu yer alıyor. Lezzet katması için içine Osmanlı mutfak kültüründe de sıkça kullanılan gün kurusu kayısıyı ekledik. Önce kestane, badem, ceviz ve kuru kayısıyı tavada hafifçe soteliyoruz. Ardından özel hazırlanmış dana etimiz ve Bursa suyu ile buluşturarak tepsimizi fırına veriyoruz. Yaklaşık 20-25 dakikalık pişme süresinin ardından servise hazır hale getiriyoruz. Osmanlı’nın meyveli et geleneğini esnaf lokantasına taşıdık."
İlgili haber: Kayseri'de Bilim ve Teknoloji Rüzgarı: 8. Bilim Festivali Tamamlandı
Esnaf lokantalarının yalnızca öğle saatlerinde hizmet verdiği alışkanlığını değiştirmek istediklerini belirten Barış, akşamları da açık olan lokantalarında misafirlerine saray mirası lezzetler sunduklarını aktardı. Şehir dışından gelen gastronomiseverlerin, klasik kebap seçeneklerinin ötesinde böyle aromatik ve farklı bir sulu yemekle karşılaşmaktan memnuniyet duyduklarını sözlerine ekledi.











Yorum Yap