Bel Fıtığı Sandığı Ağrıların Nedeni Tam Tıkanmış Ana Damar Çıktı

Zonguldak'ta bel fıtığı ameliyatına hazırlanan 73 yaşındaki hastanın, vücudunun alt kısmına kan taşıyan ana damarının tamamen tıkalı olduğu tespit edildi. Kardiyoloji uzmanının elle muayenesiyle teşhis edilen durum, ameliyatsız bir yöntemle 30 dakikada tedavi edildi.
Zonguldak'ın Karadeniz Ereğli ilçesinde yaşayan 73 yaşındaki E.K., yaklaşık bir yıldır yaşadığı bel, kalça ve bacak ağrıları nedeniyle ciddi yürüme güçlüğü çekiyordu. Farklı branşlarda tedavi gören ve şikayetleri nedeniyle önce beyin cerrahisine başvuran hastaya bel fıtığı şüphesiyle fizik tedavi uygulandı. Ardından ortopedi bölümünde diz problemleri üzerine yoğunlaşılarak diz içi enjeksiyon ve fizik tedavi yöntemleri denendi ancak hastanın şikayetleri azalmadı. Sürecin sonunda hasta, bel fıtığı ameliyatı olmayı kabul edecek noktaya geldi.
Uzun süreli sigara kullanımı nedeniyle damar tıkanıklığı ihtimali üzerinde durularak kardiyoloji bölümüne başvuran hastanın durumu, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Yaman tarafından gerçekleştirilen fiziksel muayene ile netleşti. Her iki kasık bölgesindeki nabızların çok zayıf olduğunu fark eden Prof. Dr. Yaman, herhangi bir ön tetkike gerek duymadan damar probleminden şüphelendi ve altın standart tanı yöntemi olan anjiyografiyi uyguladı.
İlgili haber: Tadelle'den Meme Kanseri Farkındalığı İçin Yapay Zeka Destekli Kampanya
Anjiyografi sonuçlarına göre, hastanın hem kalp damarlarında hem de karın bölgesinde tıkanıklıklar olduğu belirlendi. Özellikle göbek altı seviyesinde, vücudun alt kısmına kan taşıyan ana damarın yüzde 100 tıkalı olduğu tespit edildi. Prof. Dr. Mehmet Yaman, hastanın yaşadığı diz, kalça ve bel ağrılarının asıl kaynağının bu damar tıkanıklığı olduğunu belirtti.
Tedavi süreciyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Mehmet Yaman, "Hastamız 71 yaşında erkek hasta. Yaklaşık 1 yıl önce yürüme güçlüğü, bacak ağrısı, kalça ağrısıyla başlayan şikayetleri olmuş. Hasta bu şikayetlerinden dolayı artık ciddi bir yürüme güçlüğü yaşamış ve ilgili branşlara başvurmuş. İlk başvurduğu klinik beyin cerrahisi olmuş, bel fıtığından şüphelenilmiş ve fizik tedavi önerilmiş. Hastamız bir süre fizik tedavi almış ama fizik tedaviyle şikayetleri gerilememiş. Daha sonra ortopediye gitmiş. Ortopedide de dizle ilgili problemler olabileceğine dair diz içi enjeksiyon ve yine fizik tedavi önerilmiş. Hasta bunlardan da rahatlayamamış." diyerek süreci anlattı.
Önceki teşhislerin yanlış olmadığını, hastanın yaşına bağlı eklem dejenerasyonu ve bel problemlerinin de mevcut olduğunu vurgulayan Yaman, tanı anını şu sözlerle aktardı: "Bu sırada hastamız, ’Acaba uzun süre sigara içiciliği var, damar tıkanıklığı olabilir mi? Ya da bu bel ağrılarının karınla ilgili bir sebebi olabilir mi?’ düşüncesiyle tarafımıza başvurdu. Biz hastanın muayenesinde hiçbir tetkik yapmadan, sadece her iki kasığını elle muayene ederek hastanın aslında iki kasık nabzının da olmadığını, nabızlarının çok zayıf olduğunu gördük. Hiçbir test yapmadan hastaya gönül rahatlığıyla, ’Sizin karnınızın içerisinde bir yerde, göbek altı kısmına kan taşıyan damarda bir problem var’ dedik."
Anjiyografi sonrası durumu detaylandıran Yaman, "Hastanın hem kalp anjiyosunu hem bacak anjiyosunu yaptığımızda kalp anjiyosunda da damar tıkanıklığını tespit ettik. Aynı zamanda karında, her iki böbrek damarı çıktıktan hemen sonra, yani göbekten hemen sonrasının her iki kalçaya, bacak tarafına ve parmak ucuna kadar olan kısmında, tabiri caizse vücudu ikiye ayıracak bir seviyede, vücudun alt kısmına kan taşıyan damarın yüzde 100 tıkalı olduğunu tespit ettik. Hastanın aslında bütün şikayetlerinin, yani diz şikayetlerinin, kalça şikayetlerinin, bel şikayetlerinin hepsinin kaynağının buradaki damarın tıkanıklığı olduğunu tespit ettik." ifadelerini kullandı.
İlgili haber: Bilecik'te Çocuklara Sağlıklı Yaşam Eğitimi Verildi
Cerrahi operasyona gerek kalmadan gerçekleştirilen tedavi için özel bir yöntem izlendiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Yaman, "Oradaki darlığın görüntülerini alarak üç boyutluya çevirdik. Buraya özel bir ’graft stent’ dediğimiz, yani yapay bir damar ürettirdik. Biz bu yapay damarı getirttik. Hiçbir ameliyat yapmadan, sadece bir iğne ile kasıktan özel bir yöntemle girerek oraya o graft yapay damarı yerleştirdik." şeklinde konuştu. İşlemin ardından hastanın bir yıldır süren şikayetlerinin yaklaşık yarım saat içinde ortadan kalktığı bildirildi.











Yorum Yap