Bakan Gürlek: Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet Toplumun Vicdanına Saldırıdır

İstanbul Sarıyer'de düzenlenen Tıp ve Adalet Sempozyumu'na katılan Adalet Bakanı Akın Gürlek, sağlık çalışanlarının güvenliğinin temel öncelikleri olduğunu vurguladı. Bakan Gürlek, sağlıkta şiddetin kırmızı çizgileri olduğunu belirterek hukuki güvenceler ve yaptırımlar hakkında açıklamalarda bulundu.
İstanbul Sarıyer'de bir otelde, Sağlık Bakanlığı'nın öncülüğünde ve Adalet Bakanlığı'nın destekleriyle Tıp ve Adalet Sempozyumu gerçekleştirildi. İki gün sürecek olan etkinliğe Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit ile sağlık ve adalet teşkilatlarından çok sayıda temsilci ve davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile açılışı yapılan sempozyumda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türk hekimlerinin ve sağlık personelinin zorlu koşullar altında büyük bir özveriyle çalıştığını ifade etti.
Bakan Gürlek, bu emeğin hukuk düzeni içerisinde doğru tanımlanmasının kritik olduğunu belirterek, "Bu emeğin ve üstlenilen sorumluluğun hukuk düzeni içinde doğru anlaşılması büyük önem taşımaktadır. Hukuk devleti ilkesi kapsamında, sağlık hizmetlerinin sunumu sırasında hekimlerimizin, diğer sağlık çalışanlarımızın, hastaların ve hasta yakınlarının haklarının hukuki güvence altına alınması; sürdürülebilir, adil ve kaliteli sağlık hizmetinin en temel şartıdır" şeklinde konuştu.
İlgili haber: Sinop Atatürk Devlet Hastanesi'nde Çocuklara Özel Kan Alma ve Günübirlik Ünite Açıldı
Sağlık hizmetinin yüksek dikkat ve sorumluluk gerektiren bir kamu hizmeti olduğunu hatırlatan Gürlek, "Anayasamızda, devletin herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlü olduğu açıkça yer almaktadır. Hastaların hakları ile sağlık çalışanlarının mesleki ve hukuki güvenceleri, birbirini dışlayan değil, birlikte korunması gereken değerlerdir. Sağlık hizmetlerinden doğan iddialara ilişkin soruşturma usulü de bu hassasiyetle değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda, hasta hakları ile sağlık çalışanlarının hukuki güvencelerini korumaya yönelik olarak 2022 yılında mevzuatımızda önemli bir düzenleme yaptık. Sağlık meslek mensuplarının tıbbi işlem ve uygulamalarından doğan ceza soruşturmalarında, kanunda öngörülen kapsam ve şartlar çerçevesinde, Mesleki Sorumluluk Kurulu üzerinden işleyen bir izin usulü getirdik" dedi.
Mesleki Sorumluluk Kurulu'nun tıbbi uzmanlığın değerlendirmeye katkı sunmasını hedefleyen bir usul güvencesi olduğunu kaydeden Bakan Gürlek, bu sürecin yargı mercilerinin araştırma yetkisini ortadan kaldıran bir dokunulmazlık alanı oluşturmadığını belirtti. Her tıbbi müdahalenin beklenen sonucu vermemesinin hekimin kusurlu olduğu veya suç işlediği anlamına gelmediğini vurgulayan Gürlek, kamuda çalışan sağlık personeline ödenen tazminatların rücu edilmesini özel şartlara bağlayarak mali bir güvence sağladıklarını ve böylece hekimlerin tazminat endişesi taşımadan karar verebilmelerini desteklediklerini açıkladı.
Sağlık çalışanlarının asılsız ihbarlar nedeniyle görevlerini yapamaz hale getirilmesine izin vermeyeceklerini belirten Bakan Gürlek, "Sağlık çalışanlarımızın mesleki sorumluluklarının adil biçimde değerlendirilmesi kadar, görevlerini şiddetten uzak ve güvenli bir ortamda yerine getirebilmeleri de temel önceliğimizdir. Sağlık çalışanlarımıza yöneltilen şiddet, yalnızca bir bireye değil, sağlık hizmetinin bütününe ve toplumun vicdanına yöneltilmiş bir saldırıdır. Vatandaşımızın sağlık hizmetine güven içinde erişimini de zedelemektedir. Sağlık çalışanlarımıza yönelen şiddet, bizim kırmızı çizgimizdir" ifadelerini kullandı.
İlgili haber: Aydın'ın Dağlarından Gelen Şifa: Alıç Meyvesi Tezgahlarda
Sağlıkta şiddete karşı kararlılıkla mücadele ettiklerini ve yaptırımları güçlendirdiklerini söyleyen Gürlek, "Sağlık çalışanlarımızın can güvenliğini korumak, kamu hizmetinin sürekliliğini korumaktır. Bu nedenle, sağlık çalışanlarımızın hem mesleki hem de hukuki güvencelerini aynı kararlılıkla gözetiyoruz. Hasta haklarını korurken sağlık çalışanlarımızı da haksız isnatlar karşısında yalnız bırakmıyoruz. Sağlık çalışanlarımızın mahremiyetini ve güvenliğini koruyoruz. Sağlıkta şiddete karşı yaptırımları güçlendirdik. 2020 yılında yaptığımız düzenlemeyle, kamu ve özel sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personeline görevleri nedeniyle yönelen kasten yaralama suçunu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda tutuklama nedeninin var sayılabildiği suçlar arasına aldık" diyerek sözlerini tamamladı.











Yorum Yap