Antalya Büyükşehir Belediyesindeki Yolsuzluk Davasında Muhittin Böcek ve Oğlunun Tutukluluğu Sürüyor
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddialarının görüldüğü davada, Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Duruşmada sanıklar ve mağdur olduğu iddia edilen kişiler ifadelerini verirken, suçlamalar ve ödeme iddiaları tartışıldı.

Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden, Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' davasının 5'inci duruşmasının ikinci gününde mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, savunmasında, 15 aylık soruşturma sürecinde toplam 151 kişi olduklarını, ancak 149 kişinin tahliye edildiğini, sadece kendisi ve oğlunun tutuklu kaldığını belirtti.
41 sanık hakkında hazırlanan 702 sayfalık ana iddianamede 26 farklı eylem incelenirken, ek iddianamedeki 10 kişiden Serkan T. ana davada da sanık olarak yer aldı. Daha sonra 'suçtan zarar gören' olarak dinlenen 9 kişinin de sanık sıfatıyla dosyaya eklenmesiyle toplam sanık sayısı 50'ye ulaştı. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen duruşmaya tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, Gökhan Böcek ve bazı tutuksuz sanıklar katıldı.
İlgili haber: Manisa'da Yeni Nesil Tarım Teknolojileri TEKNOTARIM’26 ile Tanıtılıyor
'Ödemeseydim Antalya esnafını dolandırmış olacaktım'
'Rüşvet verme' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlarından yargılanan sanık Mehmet Salih A., Serik Kongre ve Kültür Merkezi'nin hakedişlerinin ödenmesi için kendisinden para istendiğini iddia etti. MASAK verilerine göre 2023-2025 yılları arasında Aktüel firmasına 4 milyon 250 bin lira ödeme yaptığı ve karşılığında 4 fatura aldığı belirtilen Mehmet Salih A., ifadesinde şunları söyledi: "Serik’te kongre merkezi Büyükşehir tarafından ihale edildi, ihaleyi şirketimiz aldı. 2019 yılında işi aldıktan 1 yıl içinde ödeme yapmadı belediye, 2020 yılında da aynı, üçüncü yıla geçtik, işin içinden çıkamadık. Belediye başkanından randevu istedik. Serkan T., mali işler daire başkanı ve Muhittin Böcek beni çağırdı, ’Parayı ödememiz için belediyeye katkıda bulunmanız lazım’ dediler. İşin içinden çıkamıyorum, param yok dedim. Muhittin Böcek, ’Bin 400 talebeye burs veriyorum, bir katkıda bulunmanız lazım’ dedi. ’Ne kadar katkıda bulunayım?’ dedim, ’500 bin TL’ dediler. Daha sonra genel sekreter yardımcısı ’2 buçuk milyon versin’ demiş. ’2 buçuk milyon veremem, 1 milyon 250 bin verebilirim’ dedim, fatura istedim. ’Faturayı keseceğiz’ dediler, parça parça ödeme yaptım".
35 bin dolarlık ödemeye ilişkin olarak ise Mehmet Salih A., "Yüklü bir alacağımız vardı, Genel Sekreter Yardımcısı Serkan T., ’Muhittin başkanın selamı var, 2 buçuk milyon verilmesi lazım’ demiş. ’Ben bu parayı ödeyemem’ dedim, Muhittin başkan ’Bu parayı vermezse parayı vermem’ demiş. Mecbur kaldım 35 bin dolar verdim kendisine. ’Hilton Otel’de düzenlenen CHP Akdeniz Bölge toplantısının faturası 35 bin dolar çıkıyor, bunu ödemen lazım’ dediler. Mecbur kaldım, Serkan T.’ye verdim. Bu konular meydana çıkınca Serkan bir kısmını Muhittin Böcek’e verdim demiş ama bana CHP Akdeniz bölge toplantısı olarak söylemişlerdi" şeklinde konuştu.
'Benim ASAT’ta hiçbir yetkim bulunmamaktadır'
İddianamede, 14 bin 500 avro değerindeki bir Rolex saatin Berkan G. adına fatura edildiği, ek iddianamede ise Serkan T.'nin hakediş ödemeleri için Berkan G.'den bu saat ve 40 bin avro talep ettiği öne sürülmüştü. 'İcbar suretiyle irtikap' suçundan cezalandırılması istenen Serkan T., Berkan G.'nin saati isteyen kişi olarak önce kendisini, ardından Muhittin Böcek'i gösterdiğini, etkin pişmanlık için ifadesini değiştirdiğini savundu. Berkan G. ve Ali A.'yı işletmelerini yıkmakla tehdit ettiği iddialarını reddeden Serkan T., "Benim ASAT’ta hiçbir yetkim bulunmamaktadır. Ben Büyükşehir Belediyesi personeliyim" dedi.
'Hiçbir yere kaçmayacağım, bu topraklarda öleceğim'
İlgili haber: Safranbolu Safranına Bilimsel ve Gastronomik Vizyon
Savunmasını sürdüren tutuklu sanık Muhittin Böcek, adli makamların sorularına samimi ve tutarlı yanıtlar verdiğini, gerçeklerin ortaya çıkması için sorumluluktan kaçmadığını ve hiçbir bilgiyi saklamadığını belirtti. Uzun süredir özgürlüğünden yoksun olduğunu vurgulayan Böcek, "Tutukluluğum yalnızca kendimi değil, ailemi de derinden etkiliyor. Üstelik bu süreçte kendimi yalnızca hukuki iddialara karşı değil, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan olumsuz kanaatlere ve gerçek dışı ithamlara karşı da savunmak zorunda kalıyorum. Oysa bir insanın suçu, kamuoyunda oluşturulan algılarla, kişisel husumetlerle veya siyasi değerlendirmelerle belirlenmez. Suçluluk ancak hukuka uygun delillerle ve bağımsız bir mahkemenin kararıyla ortaya konulabilir. Adaletin gücü, hakkında iddiada bulunulan kişiyi peşinen suçlu kabul etmesinde değil, en ağır iddialar karşısında dahi tarafsızlığını koruyabilmesindedir. Bu nedenle yargılama sürecinin her türlü dış etkiden, siyasi tartışmadan ve kişisel hesaplaşmadan uzak yürütülmesini bekliyorum" ifadelerini kullandı.











Yorum Yap