6. Uluslararası Aşı Bilimi Kongresi'nde Yerli Üretim ve Toplum Sağlığı Vurgusu

Konya Selçuk Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen 6. Uluslararası Aşı Bilimi Kongresi'nde, yerli aşı üretimi ve pandemi deneyimleri masaya yatırıldı. Bilim insanları, aşı karşıtlığıyla mücadelenin önemine ve Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığını artırması gerektiğine dikkat çekti.
Konya Selçuk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 6. Uluslararası Aşı Bilimi Kongresi; aşı geliştirme süreçleri, yerli üretim kapasitesi, pandemi dönemi tecrübeleri ve 'Tek Sağlık' yaklaşımının kritik önemi gibi konuların ele alındığı bir platform oldu. Sultan Alparslan Kültür Merkezi Malazgirt Salonu'nda düzenlenen etkinliğe davetli konuşmacı olarak katılan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu'nun yanı sıra; Aşı Bilimi Derneği Başkanı Prof. Dr. Adnan Yüksel Gürüz, Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ateş Kara, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katılım sağladı.
Kongrenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Yerel Kongre Başkanı ve Selçuk Üniversitesi Aşı Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Osman Erganiş, aşılamanın salgınlarla mücadeledeki en pratik ve ekonomik yöntem olduğunu belirtti. COVID-19 pandemisi sürecinde tedarik zincirinde yaşanan aksaklıkların yerli üretimin önemini kanıtladığını ifade eden Erganiş, TURKOVAC'ın geliştirilmesine ve Türkiye'nin veteriner aşı altyapısının kullanılmasına değinerek, kurumlar arası iş birliğinin ve bilim insanlarına verilen desteğin artırılması gerektiğini vurguladı.
İlgili haber: Tadelle'den Meme Kanseri Farkındalığı İçin Yapay Zeka Destekli Kampanya
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, aşıların salgın hastalıklara karşı geliştirilen en etkili bilimsel çözümlerden biri olduğunu ve yaklaşık 70 milyon insanın hayatını kurtardığını belirtti. Pandeminin teknolojik bağımsızlık ihtiyacını ortaya koyduğunu söyleyen Hacımüftüoğlu, dışarıdan ham madde tedariki kesildiğinde Türkiye'nin ilaç üretim kapasitesinin 28-29 günle sınırlı kaldığını belirterek dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca mRNA ve yapay zeka destekli antijen tasarımları gibi yeni teknolojilere değinen Hacımüftüoğlu; kanser, Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara yönelik terapötik aşı çalışmalarının yeni araştırma alanları açtığını kaydetti.
Aşı Bilimi Derneği Başkanı Prof. Dr. Adnan Yüksel Gürüz, aşı karşıtlığının toplum sağlığı için ciddi bir risk oluşturduğunu ve pandemi döneminde dünya genelinde 7,5 milyon insanın hayatını kaybettiğini hatırlattı. Meslek hayatının 41. yılında bu kayıplardan derin üzüntü duyduğunu belirten Gürüz, toplumdaki soru işaretlerinin devam ettiğini ve koruyucu hekimlik adına Türkiye'nin kendi aşı teknolojilerini geliştirmesinin şart olduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı, TÜSEB, TÜBİTAK, üniversiteler ve araştırmacıların iş birliğinin önemine değinen Gürüz, "Biz başardık, daha da iyisini yapmaya devam edeceğiz!" şeklinde konuştu.
Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ateş Kara, pandemi döneminin bilim karşıtlığının zirveye ulaştığı bir süreç olduğunu ve sosyal medyadaki gerçek dışı söylemlerin aşı tereddüdünü artırdığını belirtti. 2026 yılına kadar resmi verilere göre kızamık nedeniyle altı çocuğun yaşamını yitirdiğini ifade eden Kara, Osmanlı dönemindeki 'aşıcılar' geleneğine değinerek Türkiye'nin köklü bir birikime sahip olduğunu anlattı. Geçmişteki bilimsel kapasitenin korunması gerektiğini vurgulayan Kara, aşı geliştirme süreçlerinde multidisipliner çalışmanın önemine dikkat çekti.
İlgili haber: Bilecik'te Çocuklara Sağlıklı Yaşam Eğitimi Verildi
Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz ise aşı çalışmalarının hem insan hem de hayvan sağlığının korunması açısından hayati olduğunu belirtti. İnsan, hayvan ve çevre sağlığının bir bütün olduğunu ifade eden Yılmaz, Selçuk Üniversitesinde yürütülen iki COVID-19 aşı projesinin Dünya Sağlık Örgütü'nün izleme listesinde yer aldığını açıkladı. TÜBİTAK destekli projelerle farklı hastalıklara karşı yeni aşılar geliştirilmesinin hedeflendiğini belirten Yılmaz, genç bilim insanlarının desteklenmesi ve bilimsel iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.











Yorum Yap