15 Yaşındaki Ceren Lösemiyi İlk Tedavide Yendi
Amasya'da yaşayan ve akut miyeloblastik lösemi (AML) teşhisi konulan 15 yaşındaki Ceren Türker, uygulanan kemoterapi tedavisiyle sağlığına kavuştu. İlk tedavinin ardından remisyona giren genç kız, kontrolleri altında takip edilmeye devam ediyor.

Amasya'da ikamet eden 15 yaşındaki Ceren Türker, temmuz ayında bacaklarında meydana gelen ağrılar, yürüme zorluğu ve hareket kısıtlılığı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvurdu. Şikayetlerin sürmesi üzerine Samsun Şehir Hastanesi'ne giden ailenin burada yapılan tetkikleri sonucunda, Ceren'e Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği'nde nadir görülen ve tedavisi güç olan akut miyeloblastik lösemi (AML) tanısı konuldu.
Yaklaşık iki ay süren tedavi sürecinde kemoterapi alan Ceren'in kan değerlerinde beklenen düşüş yaşandı. 28 günlük tedavi ve toparlanma evresinin ardından yapılan kemik iliği incelemelerinde, hastalığın gerilediği ve remisyona girdiği tespit edildi. Genetik incelemelerde başlangıçta pozitif çıkan bulguların tedavi sonrası negatifleştiği belirlendi. Şu an herhangi bir şikayeti bulunmayan Ceren, 18 yaşına kadar hastalığın tekrarlama riskine karşı düzenli olarak takip edilecek.
İlgili haber: Adana'da Polislerden Lösemili Çocuklara Moral Ziyareti
Tedavi sürecini anlatan Ceren Türker, "Sürecim iyi geçti. Bu sene 10. sınıfa geçecektim. Değerlerim düştüğü için hastaneye geldik. Hastalığı yendiğimi öğrendiğimde çok sevindim. İlk babamla paylaştım. Bacaklarımda ağrı vardı, yürüyemiyordum. Sonra ağzıma kaşık sokamadım. Şimdi bunlar yok, her şeyi yapabiliyorum. Benim gibi bu hastalıkla mücadele eden arkadaşlarım moralini yüksek tutsunlar. Kendimi hiç yormadım, üzmedim. Moralimi yüksek tuttum. Kardeşlerimle ve arkadaşlarımla vakit geçirdim. Bol bol eğlendim ve bu hastalığı yendim" ifadelerini kullandı.
Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Zuhal Keskin, Ceren'in bacak ve boyun bölgesindeki şişlik ile ağrı şikayetleriyle kliniğe geldiğini ve yapılan tetkiklerle AML tanısı koyduklarını belirtti. İlk tedavinin yaklaşık 8 gün sürdüğünü kaydeden Prof. Dr. Keskin, "Tedaviden sonra kan değerlerinde düşüş bekliyoruz. Nitekim kan değerlerinde düşüş oldu. Enfeksiyon gelişmedi, herhangi bir sıkıntı yaşamadı. Daha sonra kan değerleri toparladı. Bir miktar kan takviyesi yaptık. Kemoterapi sonrasında genetik sonucundaki pozitiflik de negatifleşti. İlk tedavisini henüz tamamlamışken, tedavinin hemen ardından remisyona girdi. Şu anda hastalığı yok. Hastalıksız şekilde takip ediliyor. İki ya da üç haftada bir tedavi almak için geliyor. Herhangi bir şikâyeti kalmadı" şeklinde konuştu.
Çocukluk çağında sık rastlanan kanser türlerinden biri olan lösemiyle ilgili aileleri uyaran Prof. Dr. Keskin, dikkat edilmesi gereken belirtileri şöyle sıraladı: "15-20 gün gibi kısa bir süre içerisinde ortaya çıkan ve ateş düşürücü ilaçlarla geçmeyen ciddi ateş, bacaklarda ağrı, yürüyememe şikâyeti, küçük çocuklarda dişlerini fırçalarken görülebilen küçük kanamalar, dilde daha büyük ve durdurulamayan kanamalar uyarıcı belirtilerdir. Ayrıca iştahsızlık ve halsizlik gibi şikâyetlerin artması da aileler için önemli işaretlerdir. Bu şikâyetlerle hastaneye başvuran çocuklarda yapılan tetkiklerle aynı gün içerisinde tanı koyabiliyoruz. Ardından kemoterapi tedavisine başlıyoruz".
İlgili haber: Kayseri Devlet Hastanesi'nde Gebe ve Anneler İçin Eğitim Seferberliği
Tedavi ve takip sürecinin uzun soluklu olduğunu belirten Prof. Dr. Keskin, hastalığı yenen çocukların çocukluk dönemi tamamlanana kadar kontrollere devam ettiğini ekleyerek, Lösemili Çocuklar Haftası vesilesiyle ailelere destek olmak ve toplumda farkındalık yaratmak amacıyla yanlarında olduklarını vurguladı.











Yorum Yap