Yusufeli Barajı'ndaki Gecikmenin Ekonomik Maliyeti 50 Milyar Lirayı Buldu

Türkiye'nin en yüksek gövdeli barajı olan Yusufeli Barajı ve HES, enerji üretimiyle ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaya devam ediyor. CHP'nin itirazları ve Danıştay kararıyla yapımı 7 yıl geciken projenin, bu süreçte ülke ekonomisine yaklaşık 50 milyar lira zarar verdiği değerlendiriliyor.
Türkiye'nin en yüksek gövdeli barajı olma özelliğini taşıyan Yusufeli Barajı ve HES, enerji üretimi kapasitesiyle ülke ekonomisine destek vermeyi sürdürüyor. 275 metre yüksekliğiyle dünyanın en yüksek barajları arasında yer alan ve 2,13 milyar metreküp depolama hacmine sahip olan yapı, enerji ve su yönetimi açısından kritik bir rol üstleniyor. 2022 yılında su tutma işlemi gerçekleştirilen ve 2023'teki testlerin ardından elektrik üretimine başlayan baraj, hizmete girdiği günden bu yana yaklaşık 5,5 milyar kWh enerji üreterek ekonomiye 15 milyar TL'nin üzerinde katkı sağladı. Yıllık katkısının yaklaşık 6 milyar lira olduğu belirtilen baraj, tek başına Türkiye'deki hidroelektrik santrallerinin toplam üretiminin yüzde 3,5'ini karşılıyor.
Artvin, Çoruh nehri üzerindeki Muratlı, Borçka, Deriner ve Artvin barajlarının ardından tamamlanan Yusufeli Barajı ile bölge önemli bir enerji merkezi haline geldi. Artvin'de bugüne kadar üretilen toplam 60 milyar kilovatsaatin üzerindeki elektrik enerjisinin ülke ekonomisine sağladığı katkı 165 milyar lirayı aşarken, Çoruh havzasındaki barajlar Türkiye'nin toplam hidroelektrik enerji üretiminin yüzde 10'unu karşılıyor.
İlgili haber: Vodafone Sürdürülebilirlikte Üst Üste Üçüncü Kez Platin Madalya Aldı
Ancak projenin hayata geçiş süreci ciddi gecikmelerle geçti. 2005 yılında ihalesi yapılan barajın inşaatı, karşı çıkan grupların mahkemelere başvurması, CHP'nin itirazları ve Danıştay'ın durdurma kararı nedeniyle 7 yıl gecikmeli olarak başladı. İnşaat sürecinin 9 yıl sürdüğü projede, kaybedilen bu yılların ülke ekonomisine maliyetinin 50 milyar TL'ye yakın olduğu öngörülüyor.
Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trabzon Artvinliler Derneği Başkanı Ahmet Külekçi, kendisinin de Yusufeli doğumlu olduğunu belirterek şunları söyledi: "Annem, babam hâlâ orada. İlçemizde toplamda 7-8 kere taşınma mecburiyeti oluştu. Şu anda da yeni yerinde yeni bir sayfa açtık. İlçemizin baraj olmadan önceki tartışmalarını iyi hatırlamak gerekir. Ciddi bir kesim, Yusufeli Barajı’nın yapılmaması noktasında bir tavır ortaya koydu. Bu tavırlar bize ne kazandırdı, ne kaybettirdi; bunu çok iyi analiz etmek lazım. Yusufeli Barajı bugün Türkiye’ye çok ciddi anlamda elektrik enerjisi kazandırdı. Boşa giden, boşa akan bir nehri artık enerjiye çevirdik. Dünyada ülkelerin kalkınması, büyümesi, marka olması noktasında enerjiye çok büyük ihtiyaç var. Yani enerjisiz olmuyor. Kendi yerel enerji kaynaklarını sağlayan, bu işi çözen ülkeler daha hızlı büyüyor".
İlgili haber: MediaMarkt Türkiye, Koru Florya'daki Yeni Mağazasını Açtı
Enerji yatırımlarında çevre ve insan faktörünün korunmasının önemine değinen Külekçi, "Elbette bunu yaparken insanlar ve çevre mağdur olmamalı, doğa zarar görmemeli ama var olan enerji kaynaklarını ülke ekonomisine kazandırmak çok önemli. Yusufeli Barajı dünyanın üçüncü büyük barajı. Ülkemiz açısından çok büyük prestij oldu. Ancak bugüne geliş noktasında belki de zaman kaybı yaşadık. Keşke zamanında daha aklıselim bir fikir ortaya konmuş olsaydı, daha fazla birliktelik sağlanmış olsaydı bugün çok daha farklı bir noktada olurduk diye düşünüyorum. Tabii çok şey kaybettik. Bir kere en başta bu belirsizlik bizi göçe sürükledi. Yani insanlar göç etmek zorunda kaldı. Bugün kendi topraklarını bırakıp Türkiye’nin değişik illerine gitmek zorunda kalan insanlar oldu. Bir taraftan göç oldu, bir taraftan enerji kaybı oldu. Bu kayıpları da iyi analiz etmek lazım, iyi irdelemek lazım. Ne kazandık, ne kaybettik? O tartışmaları daha sağlıklı, daha aklıselim yapabilmiş olsaydık; ülkenin kendi çıkarlarının ne anlama geldiği" ifadelerini kullandı.











Yorum Yap