Yozgat'ta İki Asırlık Tarihi Konak Anadolu Misafirperverliğini Yaşatıyor
Yozgat'ın Sorgun ilçesinde bulunan ve 'Hocanın Mehmet'in Odası' olarak bilinen yaklaşık iki asırlık konak, geleneksel ahşap işçiliğiyle dikkat çekiyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde korunan yapı, geçmişte çevre köylerden gelen misafirlerin ve pazarcıların konaklama noktası olarak kullanılmış.

Yozgat’ın Sorgun ilçesi Çiğdemli beldesi Duralidayılı Mahallesi’nde yer alan ve 'Hocanın Mehmet’in Odası' adıyla tanınan yaklaşık iki asırlık tarihi konak, köklü gelenekleri ve özgün ahşap işçiliğiyle ön plana çıkıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olan yapının tavanındaki özel ahşap işlemeler, Kur'an-ı Kerim'den ayetler ve özlü sözler, konağın tarihi dokusunu yansıtıyor. Geçmişte çevre köylerden gelen pazarcıların ve misafirlerin ağırlandığı bu oda, Anadolu'nun misafirperverlik kültürünün canlı bir örneğini sunuyor.
Mahalle sakinlerinden 79 yaşındaki Emine Alıç, köy odasının geçmişteki işlevlerini anlatarak, "Çekerek’in köylerinden çarşamba günü gelirlerdi, perşembe pazarına giderlerdi, cuma günü yine buraya gelirlerdi. Burada yatıp, yiyip içip giderlerdi. Eskiden atlık dedikleri ayrıca yerleri olurdu, oraya atı eşeği çekerlerdi. Misafir olanlara yatak yorganı, yiyeceklerini ev sahipleri getirirdi. Ev sahipleri hayvanların yemini suyunu verirlerdi. Gece gündüz misafir eksik olmazdı. Ama şimdi misafirler kesildi, arabalar çoğaldı. Cirit olacağı zaman haber verilirdi. Yarış ederlerdi, güreş ederlerdi" şeklinde konuştu.
İlgili haber: Cezaevinde Cumhuriyet Coşkusu: Şehzadeler Belediyesi'nden Anlamlı Konser
Konağın tarihçesine değinen Emine Alıç’ın torunu Yasin Alıç, yapının 150-200 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ancak kesin tarihin bilinmediğini belirtti. Alıç, "Burası ’Hocanın Mehmet’in Odası’ diye bilinir, kendisi dedemdir. Ailemize Hocagil derler. Daha öncesinde burası iki katlıymış. Buranın altında atlık, üstünde de bu şekilde odaymış ama tavanı bu şekilde yapılmamış. Dedem 1960 yılında bitirilecek şekilde burayı yaptırmış. Çiğdemli’den duvar ustası ve ahşap ustasına yaptırılmış" dedi.
Köy odalarının buğday ekiminden sonra açıldığını ifade eden Yasin Alıç, sosyal yaşamın merkezinde olan bu alanlarda insanların toplandığını ve sohbet ettiğini aktardı. Alıç, "Misafir ağırlanıyor sürekli sohbetler yapılıyor, insanlar toplanıyor. Köyümüzde her sülalenin bir odası vardı eskiden. İnsanlar dağ köylerinden pazara giderken bir gün öncesinde geliyorlar, burada konaklıyorlar. Hane sahipleri önce hayvanlarını içeriye bağlar, yemler. Konaklayanlara yemeklerini yedirir daha sonra da yataklarını buraya getirir her odaya sererler ve misafir ederler. Sabah kahvaltılarını yaptıktan sonra sabah erkenden Sorgun’a giderler" ifadelerini kullandı.
İlgili haber: Filistin'in Dramı 'Evdeki Yabancı' Oyunuyla Sahneye Taşındı
Konağın güncel durumu ve mimari detayları hakkında bilgi veren Alıç, yapının çamur sıva ile inşa edildiğini ve şu an duvarlarında çatlaklar olduğunu belirtti. Konağın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilme nedenlerinden birinin tavan süslemeleri olduğunu vurgulayan Alıç, "Konak Vakıflar’a geçti. Buraya müdahale şansımız kalmadı. Vakıflar’a geçme sebeplerinden bir tanesi tavandaki ahşap işçiliği. Ahşap işçiliğini o dönemin en iyi marangozlarından Hacı Ömer Usta yapmış ve öğütler yazılmış. Kur’an-ı Kerim’den ayetler var, özlü sözler var. Tavanın ortasında da ahşaptan eskiden lüks lambaların takıldığı göbek yapılmış" diye ekledi.











Yorum Yap