Son Dakika

02.11Datça (Muğla)'da 5.1 büyüklüğünde deprem04.10Sumbas (Osmaniye)'de 5.2 büyüklüğünde deprem24.09Karaköprü (Şanlıurfa)'da 5.4 büyüklüğünde deprem23.09Yeniden Refah’ın Fedakâr Neferi Ahmet Sivritepe’den Örnek Seferberlik: Hasta Yatağında Kargocuyu, Trafikte Sürücüyü Üye Yaptı!21.09Saimbeyli (Adana)'da 5.0 büyüklüğünde deprem12:40Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ve Güney Kore Arasındaki Nükleer Enerji Mutabakatı Önemli Bir Zemin Oluşturuyor12:40Sultandağı'nda Güvenlik ve Asayiş Toplantısı Yapıldı12:40Bursa'nın Fethinin 700. Yılına Özel Hat ve Minyatür Sergisi Kapılarını Açtı12:40Kerkük'te Elektrik Zammı İsyanı: Şehir Karanlığa Gömüldü12:40Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü'nden 'Tek Sağlık' Vurgusu12:40Şehit Uzman Çavuş Oğuz Şahin Memleketine Uğurlandı12:40Eskişehir'de Geyiklerin Tek Sıra Halindeki Yürüyüşü İzleyenleri Hayrete Düşürdü12:40Marmaris'te Cumhuriyet Kupası Finali Heyecanı12:40Elazığ'da Yeni Personellere KBRN Eğitimi Verildi12:40MHP Lideri Devlet Bahçeli Grup Toplantısında Konuştu
Kültür-Sanat

Yozgat'ta İki Asırlık Tarihi Konak Anadolu Misafirperverliğini Yaşatıyor

Genel Yayın Yönetmeni3 Kasım 2026 11:140 görüntülenme3 dk okuma

Yozgat'ın Sorgun ilçesinde bulunan ve 'Hocanın Mehmet'in Odası' olarak bilinen yaklaşık iki asırlık konak, geleneksel ahşap işçiliğiyle dikkat çekiyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde korunan yapı, geçmişte çevre köylerden gelen misafirlerin ve pazarcıların konaklama noktası olarak kullanılmış.

Yozgat'ta İki Asırlık Tarihi Konak Anadolu Misafirperverliğini Yaşatıyor

Yozgat’ın Sorgun ilçesi Çiğdemli beldesi Duralidayılı Mahallesi’nde yer alan ve 'Hocanın Mehmet’in Odası' adıyla tanınan yaklaşık iki asırlık tarihi konak, köklü gelenekleri ve özgün ahşap işçiliğiyle ön plana çıkıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olan yapının tavanındaki özel ahşap işlemeler, Kur'an-ı Kerim'den ayetler ve özlü sözler, konağın tarihi dokusunu yansıtıyor. Geçmişte çevre köylerden gelen pazarcıların ve misafirlerin ağırlandığı bu oda, Anadolu'nun misafirperverlik kültürünün canlı bir örneğini sunuyor.

Mahalle sakinlerinden 79 yaşındaki Emine Alıç, köy odasının geçmişteki işlevlerini anlatarak, "Çekerek’in köylerinden çarşamba günü gelirlerdi, perşembe pazarına giderlerdi, cuma günü yine buraya gelirlerdi. Burada yatıp, yiyip içip giderlerdi. Eskiden atlık dedikleri ayrıca yerleri olurdu, oraya atı eşeği çekerlerdi. Misafir olanlara yatak yorganı, yiyeceklerini ev sahipleri getirirdi. Ev sahipleri hayvanların yemini suyunu verirlerdi. Gece gündüz misafir eksik olmazdı. Ama şimdi misafirler kesildi, arabalar çoğaldı. Cirit olacağı zaman haber verilirdi. Yarış ederlerdi, güreş ederlerdi" şeklinde konuştu.

İlgili haber: Cezaevinde Cumhuriyet Coşkusu: Şehzadeler Belediyesi'nden Anlamlı Konser

Konağın tarihçesine değinen Emine Alıç’ın torunu Yasin Alıç, yapının 150-200 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ancak kesin tarihin bilinmediğini belirtti. Alıç, "Burası ’Hocanın Mehmet’in Odası’ diye bilinir, kendisi dedemdir. Ailemize Hocagil derler. Daha öncesinde burası iki katlıymış. Buranın altında atlık, üstünde de bu şekilde odaymış ama tavanı bu şekilde yapılmamış. Dedem 1960 yılında bitirilecek şekilde burayı yaptırmış. Çiğdemli’den duvar ustası ve ahşap ustasına yaptırılmış" dedi.

Köy odalarının buğday ekiminden sonra açıldığını ifade eden Yasin Alıç, sosyal yaşamın merkezinde olan bu alanlarda insanların toplandığını ve sohbet ettiğini aktardı. Alıç, "Misafir ağırlanıyor sürekli sohbetler yapılıyor, insanlar toplanıyor. Köyümüzde her sülalenin bir odası vardı eskiden. İnsanlar dağ köylerinden pazara giderken bir gün öncesinde geliyorlar, burada konaklıyorlar. Hane sahipleri önce hayvanlarını içeriye bağlar, yemler. Konaklayanlara yemeklerini yedirir daha sonra da yataklarını buraya getirir her odaya sererler ve misafir ederler. Sabah kahvaltılarını yaptıktan sonra sabah erkenden Sorgun’a giderler" ifadelerini kullandı.

İlgili haber: Filistin'in Dramı 'Evdeki Yabancı' Oyunuyla Sahneye Taşındı

Konağın güncel durumu ve mimari detayları hakkında bilgi veren Alıç, yapının çamur sıva ile inşa edildiğini ve şu an duvarlarında çatlaklar olduğunu belirtti. Konağın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilme nedenlerinden birinin tavan süslemeleri olduğunu vurgulayan Alıç, "Konak Vakıflar’a geçti. Buraya müdahale şansımız kalmadı. Vakıflar’a geçme sebeplerinden bir tanesi tavandaki ahşap işçiliği. Ahşap işçiliğini o dönemin en iyi marangozlarından Hacı Ömer Usta yapmış ve öğütler yazılmış. Kur’an-ı Kerim’den ayetler var, özlü sözler var. Tavanın ortasında da ahşaptan eskiden lüks lambaların takıldığı göbek yapılmış" diye ekledi.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

Bursa'nın Fethinin 700. Yılına Özel Hat ve Minyatür Sergisi Kapılarını Açtı
Kültür-Sanat1 dk okuma

Bursa'nın Fethinin 700. Yılına Özel Hat ve Minyatür Sergisi Kapılarını Açtı

Bursa'nın fethinin 700. yılı kutlamaları kapsamında düzenlenen hat ve minyatür sergisi, 2-7 Kasım tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor. Tayyare Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinlikte geleneksel Türk-İslam sanatlarının seçkin örnekleri sergileniyor.

Genel Yayın Yönetmeni
03 Kasım 2026 12:40
Karabük'te Uluslararası Demir Çelik Sempozyumu Düzenlenecek
Kültür-Sanat2 dk okuma

Karabük'te Uluslararası Demir Çelik Sempozyumu Düzenlenecek

KARDEMİR, kuruluşunun 90. yılı kapsamında Karabük Üniversitesi ile iş birliği yaparak Uluslararası Demir Çelik Sempozyumu gerçekleştirecek. 3-4 Nisan 2027 tarihlerinde düzenlenecek etkinlik, akademi ve sanayi dünyasını bir araya getirecek.

Genel Yayın Yönetmeni
03 Kasım 2026 12:40
"Ve Ateş Bizi Tüketiyor" İstanbul Tiyatro Festivali'nde Büyük Beğeni Topladı
Kültür-Sanat1 dk okuma

"Ve Ateş Bizi Tüketiyor" İstanbul Tiyatro Festivali'nde Büyük Beğeni Topladı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının "Ve Ateş Bizi Tüketiyor" adlı oyunu, 30. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sahnelendi. Bireysel ve toplumsal hafızayı konu alan eser, izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Genel Yayın Yönetmeni
03 Kasım 2026 12:40
Sultan II. Abdülhamid'in Talimatıyla Yazılan 'Osmanlı Tarihi' 133 Yıl Sonra Yayımlandı
Kültür-Sanat1 dk okuma

Sultan II. Abdülhamid'in Talimatıyla Yazılan 'Osmanlı Tarihi' 133 Yıl Sonra Yayımlandı

Sultan II. Abdülhamid'in isteğiyle kaleme alınan ancak yazarının vefatıyla yarım kalan 'Osmanlı Tarihi' eseri, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından gün yüzüne çıkarıldı. Orijinal metinden Latin harflerine çevrilen çalışma, Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemine ışık tutuyor.

Genel Yayın Yönetmeni
03 Kasım 2026 12:40

Bunlari da Okuyun