Yatırım Fonları Tasfiye Düzenlemesinde Kamu Kaynağı Kullanılmayacak

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen yatırım fonları tasfiye kanun teklifiyle yatırımcı haklarının korunması ve varlıkların geri kazanımı hedefleniyor. AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, devir ve satın alma işlemlerinde Hazine veya vergi gelirleri gibi kamu kaynaklarının kullanılmayacağını vurguladı.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanarak, tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarının yatırımcı haklarının korunması ve varlıkların geri kazanım sürecini düzenleyen kanun teklifini görüştü. Teklifin sahibi olan AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, düzenlemenin detaylarına ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Toplantıda milletvekillerinin soruları; Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail Hatipoğlu, Ersan Aksu, SPK İkinci Başkanı Ahmet Aksu, MASAK Başkanı Hasan Kaymak ve Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı tarafından yanıtlandı.
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail Hatipoğlu, mevcut Sermaye Piyasası Kanunu'nda olağan tasfiye hükümlerinin bulunduğunu, ancak bu yeni düzenleme ile olağanüstü tasfiye süreçlerine dair kuralların ve tanımların belirlendiğini belirtti. Hatipoğlu, "Örneğin, net yatırım tutarı tanımı ya da ara ödeme müessesesi mevcut mevzuat çerçevesinde yok. Dolayısıyla, burada öyle bir şeye ihtiyaç duyuldu, ilaveten TMSF’ye tanınmış olan ilave yetkiler var, 6183 sayılı Kanun ve 5411 sayılı Kanun’la müsadere kararı verilen ya da geri kazanım hesabına alınması gereken varlıkların en hızlı şekilde takip ve tahsiline ilişkin TMSF’ye verilmiş, onun kurumsal kapasitesini kullanma amacı taşıyan düzenlemeler var. Aksi takdirde TMSF’nin burada bir rol üstlenmesi çok mümkün olmayacak" dedi. Ayrıca, yatırımcı haklarının hızla iade edilebilmesi için iki saklamacı kuruluşun da sürece dahil edildiğini ifade etti.
İlgili haber: DTSO'dan Ermenistan Heyetine Ev Sahipliği: Ticari ve Kültürel İş Birliği Vurgusu
Uluslararası uygulamaların incelendiğini belirten Hatipoğlu, Erhan Usta'nın sorusu üzerine, "Evet, daha önce gelişmiş piyasalarda olan fon vakaları da incelendi. Kanun hazırlanırken Madoff vakası, 2019’daki İngiltere’de yaşananlar ve burada mesela Madoff’ta 2008’de başladı süreç, sorun ama ilk ödeme 2011’de yapılabildi, üç yıl sonra müsadere fonundan ilk ödeme 2017’de yapılabildi. Ama biz burada en hızlı şekilde buradaki yatırımcıların haklarının mümkün oldukça hızlı bir şekilde kendilerine ulaşabilmesi açısından olağanüstü tasfiyeye ilişkin düzenlemelere ihtiyaç olduğu değerlendirildi. Bu kanunun hazırlığında bu boyutları da dikkate alındı, onu arz etmek istedim" şeklinde konuştu.
MASAK'ın yurt dışındaki varlıklar için yürüttüğü çalışmalara değinen Hatipoğlu, CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay'ın sorusuna şu yanıtı verdi: "EGMONT Uluslararası Mali İstihbarat Birlikleri olarak tanımlanabilir. Bu fon dosyası kapsamında MASAK bugüne kadar 29 farklı ülkeden 48 ayrı talepte bulundu ve toplam 278 gerçek ve tüzel kişiye ilişkin ve bunların hesapları, mal varlıkları hem nakdi hem de işte, kripto dahil her türlü varlıklarına ilişkin bilgi isteme taleplerinde bulunuldu. Adli istinabe yoluyla başsavcılıklarımızın süreçte yer alması konusunda başsavcılıklarımızla iletişim resmî olarak sağlandı. Başsavcılıklarımızla ilgili kurumların, ülkelerin yargı mercileriyle oradaki varlıkların ülkemize getirilmesi süreci sıkı bir şekilde takip ediliyor. Onun dışında süreç içerisinde tespit edebildiğimiz her yerde, her ülkede, her bu suça karışmış olan herkesin her türlü mal varlığının tespiti ve ülkeye kazandırılmasına ilişkin çalışmalar titizlikle devam ediyor".
İlgili haber: Antalya'da Gelir Vergisi Tahsilatı Yüzde 80 Arttı
AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu ise TEFASP İşlem Blokaj Alt Hesabı’ndaki (PBLK) kayıtların devam etme nedenlerini açıklayarak, "Bunlardan birincisi TEFAS’ta fiyatın belli olmamasından dolayı işlemin gerçekleşmemesi. İkincisi de TEFAS’ta temerrüt nedeniyle yani bu fonların temerrüde düşmesi nedeniyle ödemelerinin gerçekleşmemiş olmasından kaynaklanıyor" dedi. Satış talimatı verilmiş olmasının yatırımcının pay sahipliğini sona erdirmediğini belirten Aksu, mülkiyet hakkı bakımından pay sahipliği süren yatırımcıların haklarının tasfiye kapsamında korunacağını ifade etti. Aksu ayrıca, "Söz konusu satın alma ya da devir işlemleri hiçbir şekilde kamu kaynağı, Hazine kaynağı veya vergi gelirleri kullanılmaksızın gerçekleştirilecektir" açıklamasında bulundu.











Yorum Yap